Rusya’da derinleşen ekonomik kriz Ukrayna ile devam eden savaşın bitmesini sonuç verir mi?

Rusya ekonomisi, Ukrayna savaşı nedeniyle uzun süredir baskı altında bulunuyor. Yaptırımların enerji gelirlerini sınırlaması, enflasyonun yüksek seyretmesi ve iş gücü piyasasındaki sıkışıklık ekonomiyi olumsuz etkiliyor.
Federal bütçe harcamaları, 2024'e göre %6.8'lik önemli bir artışla 42.93 trilyon rubleye ulaştı. Bu, Rusya tarihinin en yüksek bütçe harcaması seviyelerinden biri. 2025’te merkezi bütçe açığı 5.65 trilyon ruble olarak gerçekleşti. Bu rakam, ülkenin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'sının (GSYİH) yaklaşık %2.6'sına denk geliyor. Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, ülke ekonomisindeki yapısal dönüşüm için gerekli olan rezervlerin büyük ölçüde tükendiğini, makroekonomik durumun güçlü ruble, işgücü sıkıntısı, yüksek faiz oranları ve bütçe kısıtlamaları nedeniyle son yıllara kıyasla çok daha karmaşık hale geldiğini belirtti. Son üç-dört yıl sektörlerde yeterli personel bulma zorlaştı ve ücret beklentileri arttı.
Derinleşen ekonomik krizle birlikte her dört Rus şirketinden biri personel azaltmaya gidiyor. Uzmanlar, 2026 yılının en büyük insan kaynakları sorununun "çalışanı tazminatsız ve kriz çıkarmadan göndermek" olacağını söylüyor. İstatistiklerde, 2023'te şirketlerin yalnızca %10'u personel azaltmıştı. 2025'te bu oran %25'e (her dört şirketten biri) yükseldi. Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı, 2026 yılı için Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) büyüme beklentisini yüzde 1,3'ten yüzde 0,4'e indirdi. Bakanlık ayrıca 2027-2029 dönemi için de büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Eylül 2025'te yapılan bir önceki tahminde 2026 büyümesi yüzde 1,3 olarak öngörülüyordu. Bakanlığın güncellenen orta vadeli projeksiyonuna göre, 2027'de yüzde 1,2 büyüme bekleniyor.
Yatırım uzmanı Sergey Suverov (Arikapital Yönetim Şirketi), yeni verileri değerlendirdi: Yüzde 0,4 büyüme, resesyondan ziyade cansız bir ekonomik büyümeye işaret ediyor. Bu, yüksek petrol fiyatları ve Merkez Bankası'nın geçen yazdan bu yana faiz indirimlerine gitmesi sayesinde mümkün oluyor. Ancak artan vergi yükü, büyük bütçe açığı ve bazı sektörlerdeki (demir-çelik, kömür, ulaştırma, küçük işletmeler) durgunluk büyümeyi sınırlıyor. Gübre ve metalurji gibi bazı sektörlerde ise durum daha iyi. Genel olarak bu yıl resesyon değil, çok az büyüme bekliyorum.”
Rusya’da Yapısal İşgücü Açığı Derinleşiyor: 200 Binden Fazla KOBİ Kapandı
Rusya Başbakan Yardımcısı Alexander Novak, ülke ekonomisinin rekor düşük işsizlik oranına rağmen ciddi bir personel açığıyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Novak, Vedomosti gazetesine verdiği röportajda, 2025 yılında Rusya’da ortalama işsizlik oranının yüzde 2,2 olarak gerçekleştiğini açıkladı. Bu rakam, ülke tarihinin en düşük seviyelerinden biri olarak kayıtlara geçti. Başbakan Yardımcısı, istihdamın da maksimum seviyelere ulaştığını vurguladı. Novak’a göre, “Bir dizi sektörde hâlâ akut işgücü sıkıntısı yaşanıyor. Kullanılmayan işgücü kaynağı neredeyse kalmadı.”
Özellikle imalat, inşaat, lojistik ve teknoloji alanlarında personel bulmakta zorlanan şirketler, ücret rekabetine girmek zorunda kalıyor. Bu durum ise yeni bir dengesizliğe yol açıyor. Rusya’da 2026 yılının yalnızca ilk çeyreğinde 200 binden fazla küçük ve orta ölçekli işletme (KOBİ) faaliyetlerini durdurdu. Forbes’in haberine göre bu, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %9’luk bir artış anlamına geliyor. En kırılgan sektörler ise perakende, güzellik hizmetleri ve yeme-içme sektörü oldu. Uzmanlar, 2026 yılı boyunca işletmelerin piyasadan çekilmeye devam edeceğini öngörüyor. Ayrıca, ödeme krizinin zincirleme etkisi giderek büyüyor. Tahsilat yapamayan şirketler, kendi tedarikçilerine ödeme yapmakta zorlanıyor. Bu durum, üretim zincirinin tamamına yayılan bir krize dönüşüyor.
Tek başına ekonomik kriz, savaşın bitmesini sonuç vermez
Genel ekonomi değerlendirmelerini ve verileri daha da açmak mümkün. Ancak burada akla şu soru geliyor: Bu verilerle Rusya’da derinleşen ekonomik kriz Ukrayna ile devam eden savaşın bitmesine sebep olur mu? Tek başına ekonomik kriz, savaşın hemen bitmesine büyük olasılıkla yol açmaz. Ancak ekonomik çöküş Kremlin üzerinde güçlü bir baskıya sebep olabilir. Halkın farklı platformlarda tepkisinin ortaya çıkması, iç huzursuzluğun artması savaşın seyrini değiştirebilir.
Bilindiği gibi savaş kararları sadece ekonomiyle alınmaz: rejim güvenliği, ordu stratejisi, bölgesel ve uluslararası dengeler de belirleyicidir. Ukrayna savaşında kararlar daha çok, tarihsel motifler ve bölgesel dengeler açısından alındı. Rusya’da ekonomi dara girse bile ülke çok büyük askeri kapasiteye, enerji gelirlerine ve stratejik derinliğe sahip; ekonomik baskı uzun vadede etkili olsa bile kısa vadede, ülke savaş gücünü tamamen yok etmeyecektir.
Bununla birlikte Wagner kurucusu Prigojin isyanında olduğu gibi iç konflikli gerilimler artar ve orduda farklı sebeplerle çöküş olursa, ordu lojistiğinin, mühimmat üretiminin veya ikmal hatlarının zayıflaması gibi durumlar ortaya çıkarsa, bu tip durumlar cephelere yansıyacaktır. Aynı şekilde iç siyasi baskıların artması, savaştan beklentilerin artık şüpheyle karşılanmasına neden olur. Sonrasında elitler, ordu komutanları veya halk farklı protestolarla Kremlin’i savaşı sonlandırmaya zorlayabilir. Uzun vadede uluslararası değişimler de Rusya’nın savaşı sonlandırma kararına etki edebilir. Suriye’de ve Kafkaslar’da gelişen olaylara, Ukrayna savaşı nedeniyle Moskova’nın çok müdahil olamamasını örnek verebiliriz. Daha ağır yaptırımlar, enerji pazarlarında sert düşüş, ya da Batı’nın teknolojik desteğinde değişim gibi dış faktörler yine aynı kategoride değerlendirmek mümkün.
Putin: Operasyonun ne zaman biteceğine ilişkin bir takvim veremeyiz
Bu konuya ilişkin olarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Kazakistan ziyaretinin ardından düzenlenen basın toplantısında, daha önce "askeri operasyonun sona ermekte olduğu" yönündeki sözlerini, cephe hattındaki mevcut duruma dayanarak yaptığını ve operasyonun ne zaman biteceğine ilişkin somut bir takvim veremeyeceğini söyledi. Putin, basın toplantısında ayrıca 9 Mayıs'ta yaptığı konuşmaya da atıfta bulunarak, Batılı ülkelerin Ukrayna üzerinden Rusya'ya yönelik hesaplarını eleştirdi. Rus lider, Batı'nın başlangıçta Moskova'nın hızlı bir şekilde çöküşünü beklediğini ancak bu beklentilerin gerçekleşmediğini söyledi.
Sonuç olarak: ekonomik kriz Rusya üzerinde savaşın devamını zorlaştıracak güçlü bir faktördür ve savaşın sona ermesi olasılığını artırabilir; ancak kendi başına savaşın hemen bitmesini garanti etmez. Savaşın sonunu belirleyecek kombinasyonlar, askeri durum, iç siyaset ve uluslararası desteğin durumu, bir arada değerlendirilmelidir. Ekonomik sıkıntı olsa da savaş donmuş bir hâlde sürer, sınırlı çatışmalar, pazarlıklar… ama nihai çözüm olmadan gerilim devam eder. İç siyasi/elitler arasında bir kargaşa ya da askeri taktik başarısızlık Kremlin’i pazarlığa zorlayabilir; toprak, güvenlik garantileri veya statü konusunda bir anlaşma çıkabilir. Bu durumda bile Kremlin, pozisyonunu korumaya, pazarlık yapmaktan kaçınmaya devam edecektir. Belki küçültülmüş hedeflerle sınırlı müzakereler, insani koridorlar, esir değişimi artacaktır, ancak temel maddelerde değişiklik olacağını kısa süre içinde beklemek yanıltıcı olacaktır.







