Taş çatlasın iki saat!

Okuma Süresi 7 dkYayınlanma Pazartesi, Haziran 1 2026
Paylaş
X Post
Taş çatlasın iki saat!

Demokratlar'ın 2024 adayı ve Biden'in yardımcısı Kamala Harris'in bir saat yirmi beş dakikalığına ABD Başkanı olduğunu duymuş muydunuz? 19 Kasım 2021'de Başkan Biden'in rutin colonoscopy tedavisi için anestezi olması gerektiğinde, Kamala o bir saat küsürlük zaman diliminde ABD Başkanı'nın bütün yetkileri ile makama vaziyet etmişti.


23 Kasım 1963'de ABD Başkanı J.F. Kennedy suikast sonucu öldürüldüğünde iki saat sonra yerine o gün başkan yardımcısı olan Lyndon B. Johnson geçti. Texas'ın Dallas Havaalanında bekleyen Air Force One'ın bekleme odasında ettiği yeminden sonra bilfiil ABD Başkanı olan Lyndon, bir yıl sonra yapılan seçimlerde de ABD başkanlığını dört yıl daha devam ettirmişti. 


6 Ocak 2021 tarihinde, seçim yenilgisini hazmedemeyen seçmenlerin Kongre'ye yaptıkları baskının sona erdiği gece saatlerinde, Kongre üyeleri geceyarısı demeden bir “Şu işi bitirelim!” diyerek, bir önceki başkanın bütün engelleme girişimlerine rağmen Biden'in ABD Başkanlığı'nı onaylamıştı.


Farkındaysanız, yukarıda verdiğimiz üç örnekte Cumhuriyetçi ve Demokrat ayrımı yapma gereği duymadık. Çünkü demokratik işleyiş, geçici hükümetlere ait ve o anda akla gelen bir uygulama değil. Saatlerin önem kazandığı kritik durumlarda koskoca bir ülkenin kaderi kimsenin siyasi gelecek ya da doyma bilmez hırslarına teslim edilmiyor. Defalarca denenmiş ve kabul görmüş demokratik bir refleksten bahsediyoruz.


Ana muhalefet partisine yapılan hukuk darbesinin iktidar açısından siyasi bir başarı ya da muhalefeti ters köşeye yatırmaya yönelik hesaplanmış bir proje olduğu kanaatinde değiliz. Seçim öncesi bir iç temizlik gayreti ile karşı karşıyayız. Sade suya tirit bahanelerle iktidarı başarılı göstermek için can atan kalemşörlere laf yetiştirmeyelim. Maçı üç hakem ile birlikte oynadıkları için kazanıyor gibi görünüyorlar ancak, içlerini burkan gariplik ağızlarında kekremsi bir tada dönüşüyor. Yutsalar bir türlü ağızlarında çevirseler bir türlü! Ana muhalefete bunu yapan, yeni palazlanan, toy muhalefete ne yapmaz? Hala herkes “Ne oluyoruz?” şaşkınlığını üzerinden atamadı.


Ekonomik çöküntünün sınırlarında gezen iktidarın, orantısız ve gereksiz bir güç gösterisi ile olmadık operasyonlara para dökmesi seçim kazanma ümitlerinin her geçen gün biraz daha zayıflamasından olsa. Kriz giderilip tamir edilemiyor, sadece yuvarlandıkça maliyeti artan bir ateş topuna dönüşüyor. Dolar yuvarlanmaya başladı ve yıl sonu için en iyimser rakam 50 civarında.


Her ne kadar dış basın hadiseyi muhalefet için bir kriz olarak görse de, son yıllardaki Türkiye'de yaşanan siyasi bıkkınlık ve yorgunluğu tam tesbit etmiş gibi görünmüyorlar. Ne yani, “Dış Basın!” olunca her şeyi doğru bileceklerine dair genel geçer bir dokunulmazlıkları yok! Türkiye'deki tek kişilik siyasi tiyatro da iktidar medyası haberlerine mahkum olmak, zaman zaman onlara da hatalar yaptırıyor. Yaklaşmakta olan erken ya da geç seçimler için iktidarın avantajlı olduğunda ısrarlılar. Halbuki tam aksine bundan böyle karşılarında bilinen siyasi muhaliflerle birlikte, pahalılık, istikrarsızlık ve belirsizlikten iyice bunalan geniş bir gayr-ı memnun seçmen öfkesi ile karşı karşıyalar. “Yeni Barış Süreci” diye başlattıkları ancak, sürekli öteleyip geciktirdikleri hukuki adımların, masanın diğer tarafında oturanları ne kadar rahatsız ettiğini de buraya kaydetmeden geçmeyelim.


Sayın Cumhurbaşkanı'na gündem oluşturması için yardımcı olan basın mensupları nedense “Mutlak Butlan”ı sormaktan köşe-bucak kaçıyorlar. Herhalde önceden kulakları çekildi. Konu ile alakalı olarak “Kırmızı çizgimiz Sayın Cumhurbaşkanımızdır!” açıklamasının neyi adres ettiği konusu, yabancı basının gözünden kaçan en önemi detaylardan biriydi. İktidar tek oyuncularına hareket sahası açmak için seksen beş milyonluk ülkenin kaybettiği zaman ve ekonomik çöküntüyü hiç umursamıyorlar. 


ABD-İran görüşmelerinin bu kadar uzamasını merak eden uzmanlar, aradan iki ay geçtikten sonra problemi çözmüşler. Oğul Hamaney'i olası bir suikastten korumaya niyetli İran'lı yetkililer, rejim liderini kırk yamalı bohçaya sarıp, ulaşılmaz bir yerde gizliyorlarmış. ABD'li yetkililer görüşmenin uzamasını buna bağlıyorlar. Hazret'e ulaşana kadar İran'ın verdiği maddi ve insan zayiatının haddi hesabı yok. Devrimin manevi lideri de Iran'ın kırmızı çizgisi.


Bizim coğrafyadaki “Lider kültü”nün ülkelere maliyetini görüyorsunuz. Türkiye'de iktidarın kırmızı çizgiye koyduğu liderleri ve savaş halindeki ülkenin anlık ihtiyaçlarına cevap veremeyen İran Devrim Lideri'nin bu kadar büyük maliyete değip değmediği şimdi olmazsa yakın bir gelecekte konuşulmaya başlar mı dersiniz?


ABD'de gibi demokrasinin geliştiği ülkelerde ulaşılamayan ya da görevini yapmaktan aciz bir başkana tahammül süresi iki saati geçmiyor. “Ağaca dayanma çürür, insana dayanma ölür!” gerçeğini biz ezbere tekrar ediyoruz, onlar uyguluyorlar.