Ziyaretin makbulü erken olanıdır!

Okuma Süresi 7 dkYayınlanma Pazartesi, Şubat 23 2026
Paylaş
X Post

 

Kabinedeki küçük çaplı değişime parlak ve gösterişli ambalaj arayanlar da yoruldu. Zaten üç senedir ayak sürüyen iki bakanlık için kimi getirseniz değişen bir şey olmayacaktı. İktidarın da öyle büyük sürprizler yapıp yeri yerinden oynatacak ne kadrosu ne de yetişmiş elemanı kaldı. Artık herkes hem hukuk hem de iktidara olan güvenini yitirdiği için hadiseleri akışına bırakıp uzaktan temaşayı tercih ediyor.

 

Eski İçişleri Bakanı -Bir hafta oldu ama, çok erken eskidi- ta ilk baştan ariye bir koltukta oturduğunu anlayamadı. İktidar ortağı muhafazakar kanat sayın bakanı günahı kadar sevmediğini açığa vurmaktan hiç çekinmedi. Geçmiş gün ama, makamına geçtikten sonra, şimdiki bakana gösterilen ilgi ve alakanın öşrüne nail olamamıştı.

 

Bakan göreve başladığı ilk haftadan rotasını belli etmekle hayatının en büyük hatasını yaptığını hiç anlayamadı. İllegal yapılar, organize suç örgütleri, ve küçük-büyük uyuşturucu trafiği ile yakından ilgili oluşumları takibe alarak güya dikkat çekecekti. Kendisine takdir edilen makamın doyulmaz şehvetine fazla kapıldığı için bir önceki bakanın dağ-bayır gezip, sözümona terörist kovalamasındaki hikmet-i hükümeti anlama şansı olmadı. Selefi bakanın  “Şu kadar terörist etkisiz hale getirildi. Bomba yağdırdık. Elebaşılarını yakaladık...” türünden haberlerin yerini “Organize suç örgütlerine nefes aldırmayacağız!” tehdidi ile değiştirebileceğine inanması çok ilginçti. Dahası içişleri bakanlığında ağırlığı bilinen iktidar ortağının sözkonusu bakanlıkta önlenemez şehvetini, sıradan kolluk kuvvetlerinin yapacağı işleri yapıyor olmakla aşacağını zannetti.

 

İktidarın koltuk değneği olduğu halde kendisini devletin sahibi gibi gören muhafazakar kanat, istemediği ve pek meraklısı olmadığı dışişleri bakanını müstakbel cumhurbaşkanı adayı olarak dayatsa da asıl gözü içişleri bakanlığında. Dışişlerinin iç siyasette pek tesiri olmadığını bilecek bürokratik tecrübeye sahipler. Adalet, içişleri ve milli eğitim bakanlığı milliyetçi-muhafazakar oluşumun olmazsa olmazıdır. Nedeni konusunda akla çok şeyler geliyor ancak, en anlaşılır izah, sözkonusu bakanlıklarda kadim bir yapılanmalarını devam ettirmekte gizli. Bir önceki içişleri bakanının, bakanlık kadrolarındaki hassas dengeleri anlayacak zihni altyapıdan sahip olması gerekirdi. Bu gafletin bedeli ağır oldu. Kabine değişiminden bir gün önce, meclis yemekhanesinde oturacak masa bulamadığı söyleniyor.

 

Sürpriz olmayan ve beklenen rüzgarı vermekten uzak kabine değişikliğinde asıl dikkati çeken yeni içişleri bakanına olan yoğun ilgi. Mesleki birikim ve tecrübesi ile alaklı sıradışı bir başarısından bahsedilmiyor. Erzurum Valiliği'nin içişleri bakanlığına açılan kapıyı keşfettiğinde şüphe yok. Sayın Bakan'ın daha mazbatası gelmeden, makam odasında ağırladığı ilginç ziyaretçi trafiği dikkat çekiciydi.

 

İktidar ortağı muhafazakar kanadın yeni atamadan memnun olduğu ancak bu kadar dışa vurulabilirdi. Hatta Saray bile, sözkonusu bakanları ancak bir kaç gün önce makamına kabul etme fırsatı buldu. Görev teslim töreninde eksi bakanın memnuniyetsizliği her halinden dökülüyordu.

 

Türkiye'nin mafya-bürokrasi ilişkilerine şahid olduğu Susurluk Skandalı'na ismi karışan zamanın içişleri bakanı da yeni mevkidaşını ziyarette acele eden yüzlerden biriydi. İktidarın gücünün yetmediği şeyleri yapıyor olma konusunda durumdan vazife çıkarıp elini taşın altına koyma konusunda çok hevesli olduğunu gizlemiyor. Şöhreti konusunda Susurluk Ayranı'nı geride bırakan eski bakan, yeni mevkidaşı ile hem iktidar hem de iktidar ortağı muhafazakar kanadın başını ağrıtan olayları çözecekleri sinyali vermekten gayet memnun. İki yıldır iç temizliğe kurban giden ilçe başkanının davası da bu baş ağrılarından biriydi ve artık siz bunu çözülmüş gözü ile bakın.

 

Devlet-mafya-siyaset ilişkisinin sembol ismi haline gelen Susurluk Skandalı üzerinden neredeyse üç on yıl geçti. Mevcut iktidar hala hayatta olan ve isimleri hemen hemen bütün organize suç örgütleri ile birlikte anılan isimleri bırakın yargılamayı mahkemeye getirecek irade ve kudrete sahip değil.

 

Susurluk meselesinde hakkındaki ağır ithamlara aldırmadan yeni içişleri bakanı ile selfie veren eski bakan “İktidarın çözemediği işleri biz çözeriz!” mesajı vermekte oldukça cüretkar. Daha birkaç ay önce ana muhalefet partisinin belediye başkanlarını iktidara taşıyıp sonra da haklarındaki suçlara takipsizlik verdirerek bu konudaki rüşdlerini ispat ettiler. Daha ne yapsınlar?