Amerikan düşünce kuruluşundan Türk Medyası raporu

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cuma, Haziran 19 2020
ABD’nin başkenti Washington’daki düşünce kuruluşu Amerikan İlerleme Merkezi (Center for American Progress - CAP), “Türkiye’nin Değişen Medya Manzarası” başlıklı bir rapor yayınladı. Rapora göre, Türkiye’de iktidarın medya üzerinde uyguladığı yoğun sansür ve baskı kampanyasına rağmen, son yıllarda daha belirgin hale gelen iki kilit eğilim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın medyayı denetimi altına alma çabalarına balta vuruyor: Birincisi ülkede medyaya duyulan güvensizliğin derin boyutlarda artması, ikincisi de Türk halkının haberleri edinme şekillerinde görülen ayrışma.
Corona virüsüyle ilgili haberlerin takibinden örnek verilen raporda, geleneksel medyanın dürüstlüğünden tereddüt eden birçok kişinin, medyada hükümetin salgına verdiği karşılığa ilişkin sunulan “pembe tabloyu” şüpheyle karşıladığı ve bu konudaki gelişmeleri takip etmek için sosyal medyaya yöneldiği belirtiliyor.

Salgının, Türkiye’de hükümet yanlısı ve muhalif seçmenlerin birbirlerinden apayrı “medya gerçeklikleri’’ içinde yaşadığını gösterdiği gözlemine yer verilen raporda, bir tarafın “dünyanın Türkiye’yi hayranlıkla izlediği’’ mesajını, diğer tarafınsa sosyal medyada “yeni kazılan mezarlarla ilgili videoları’’ gördüğüne değiniliyor.

Bununla birlikte, her ne kadar televizyon ve yazılı medyaya egemen olan hükümet yanlısı seslere bir alternatif oluştursa da sosyal medyanın da, doğru bilgilerin yanı sıra yarı doğru bilgiler ya da kışkırtıcı nitelikte dezenformasyonu da içeren karmaşık bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekiliyor. Yani hükümet yanlısı geleneksel medyaya “güvenmeyen” Türkler “doğru bilgi” için sosyal medyaya yöneliyor olsa da, bu platformda da “kasıtlı ya da kasıtsız yayılan hatalı bilgiler’’ yüzünden yanlış yönlendirilebiliyor ve bu durum da siyasi tavırları ya da oy tercihlerine yansıyabiliyor.

“Medya ortamındaki hızlı değişim Erdoğan’ın siyasi geleceğini etkileyebilir’’

Rapora göre, Türkiye’de medyadaki bu hızlı değişimin hem iç ve dış politika hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi geleceği üzerinde kritik önemde etkileri olabilir. Raporda, online ve geleneksel medyadaki mevcut eğilimlerin, partizan çevreler ve dış aktörlerin dezenformasyon yayma, kutuplaşmayı daha da körükleme ve siyasi hesap verebilirliği zayıflatma kabiliyetlerini arttırabileceği tespiti yapılıyor. Örneğin, medyadaki artan dezenformasyon ve partizanlığın Türk hükümetinin salgına yanıt vermede ilk başta ağır kalmasında rol oynamış olabi

Bu haberler de ilginizi çekebilir