Atsız, Türkeş ve tabutluklar!

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Çarşamba, Mayıs 3 2017
Turancı görüşleri savunanlar arasından yazarlar, mütefekkirler, bilim adamları, milletvekilleri ve parti başkanları çıktı.

1944-45 Türkiye’sinde tek parti rejimi vardı. II. Dünya Savaşı’nın sonuna gelinmişti. Ankara, Almanların müttefiklere karşı muzaffer olacağını düşünüyordu. Ancak Almanya’nın savaşı kaybetmesi sonrası rüzgâr Hitler’in aleyhine döndü. O güne kadar devlet nezdinde kabul gören ‘Nasyonal sosyalizm’e yakın fikirler bir anda “tehlike” olarak sayılmaya başlandı. 

Türkçü görüşleri ile bilinen Nihal Atsız (1905-1975), Orhun Dergisi’nde 1 Mart 1944 ve 1 Nisan 1944’te iki açık mektup kaleme aldı ve Halk Parti'yi komünistlere karşı yeterince mücadele etmediği için eleştirdi. Dergi derhal toplatıldı. Atsız hakkında dava açıldı. 26 Nisan’da Ankara adliyesi duruşma salonu gençler tarafından doldurulmuştu. 

3 Mayıs'taki ikinci duruşmada ortam çok gergindi. Reha Oğuz Türkkan’ın organize ettiği öğrenciler Ulus’a doğru yürüyüşe geçti; Meclis, bakanlık ve başbakanlık önünde hükümet protesto edildi.

Tek parti iktidarı, ilk defa karşılaştığı bu demokratik eyleme çok sert tepki gösterdi. Polisin müdahalesi ile kalabalıklar dağıtıldı. Çok sayıda insan gözaltına alındı. Ama asıl dalga sonra gelecekti. Olaylar vesile edilerek Türk milliyetçilerinin önde gelenleri tutuklandı. Ülkede tam bir devlet terörü estirildi.

İktidarın elinde, 47 kişiden oluşan bir “kara liste” vardı. Milliyetçi aydınların evlerine ve iş yerlerine baskınlar düzenlendi. Kitaplarına ve mektuplarına el konuldu. Aylar boyunca hücrelerde tutuldular.  Önceden hazırlanan ifade tutanaklarını imzalamaları istendi. O metinlerde, ‘Hükümet darbesi yapacak gizli bir örgüt kurdukları, bu yolda çalışmak için ant içtikleri vs’ yazıyordu. Ancak ülkenin çeşitli yerlerinden getirilen farklı meslek gruplarından insanların bu örgütü nasıl ve nerede kurdukları, hangi eylemlere imza attıkları ile ilgili bir kanıt konamıyordu. Önceden yazılmış ifadeyi imzalamayanlar ‘tabutluk’ denilen yerlerde korkunç işkencelerden geçirildi. O tarihte üsteğmen olan Alparslan

Bu haberler de ilginizi çekebilir