Biz ağaç kovuğundan mı çıktık?

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Şubat 14 2017
Kişide biraz meslek onuru varsa, inanmadığı işe imza atmaz. Simit satabilir, hamburgecide çalışabilir, taksi şoförlüğü yapabilir, mukaddestir. İnanmadığı, savunmadığı şeyin altına imza atmaz, çünkü biz fikir işçisiyiz. Kimse kusura bakmasın, eve ekmek götürmek dahi hafifletici sebep değildir. Biz ağaç kovuğundan mı çıktık? Ailemiz, ödediğimiz faturalar var, dağ gibi. Ne yani, çocuklarımın süt parası için, yalayıp yutacak mıydım!


7 Haziran 2015 seçimlerinden bir hafta kadar önceydi. Seçime ortak listeyle giden Saadet ve Büyük Birlik Partisi genel başkanlarının yazarlarla buluştuğu bir yemekti. Şimdi düşünüyorum da, ülkedeki son “arama toplantılarından” biriydi esasen. RTÜK, Digitürk, Türksat dertleri ile Ankara-İstanbul arasında mekik dokurken katılmaya özen göstermiştim. Ali Bulaç, Gülay Göktürk, Sedat Ergin gibi isimler vardı. Ali Bulaç demişti ki, “Bizim milletimiz için yolsuzluk ve hırsızlık mühim değilmiş” Bunu “fakir-muhtaç vatandaşlar” veya “devlet yardımıyla geçinen işsizler” güruhu olarak algılamayın. Hukuk ve demokrasi, yüksek eğitimlimiz dâhil çoğumuzun önceliği olmadı. Halen de değil. Kişilerin önceliği, çıkarları ve konumu. Anca bunlar gidince, hukuk hatırlanıyor. Tıpkı İslamcılarda olduğu gibi.

KELLEYİ KAPTIRINCA…

Sol görüşlüler, Aleviler, Kürtler gibi birtakım İslamcılar da şu günlerde kıyıma uğruyor. Bakıyorsunuz, “Yarın hakkın divanı var” diye tweet’ler atıyorlar. Nasıl ki, “hakkın divanı” daha önce onların hiç hatırlarına gelmiyorsa, bugün kıyıma tabi tutulan sol kadroların aklına da “özgürlük ve demokrasi”, “üniversitenin özerkliği vs” sonradan geliyor, kelleyi kaptırınca!

SARI ÖKÜZ HİKÂYESİ YANLIŞ

Bizim demokrasi ayarlarımız genetik. Bunu böyle bileceğiz. Topyekûn mağdur olmadan da anlamamız mümkün olmayacak. Mesele sarı öküz meselesi değil. Yanlış öykü bu. Hikâyede, öküz sürüsü saldırı anında bir ayaya geliyor. Ve sarı öküz, sürünün içinde diğerlerinden farksız bir fert. Sadece, sürünün önde gelenleri içlerinden birilerini feda ederek aslanların hışmından kurtulacağını düşünüyor. Ama onu “uzun kuyruk” ve diğerleri takip ediyor, öküz kalmayınca da “sarı öküzü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı” diye hayıflanıyorlar.

Bizde durum tamamen farklı: Feda edilen gruplar, hiçbir zaman sürünün bir parçası veya değerlisi olmadığı gibi, adeta ayrık otu

Bu haberler de ilginizi çekebilir