Bugün Berlin Duvarı'nın inşaasının 60. yılı
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Cuma, Ağustos 13 2021
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından siyasi olarak 1945'te bölünen Berlin’de yine de 13 Ağustos 1961'e kadar serbestçe hareket etmek mümkündü. Ta ki bir duvarla kent fiili olarak da ikiye bölünene kadar.
Takvim yaprakları 13 Ağustos 1961’i gösteriyordu. Associated Press (AP) haber ajansının sabah saatlerinde "Brandenburg Kapısı kapatıldı" başlığı ile geçtiği flaş haber, aynı zamanda dünya tarihi açısından da dönüm noktası olacak bir olayın ilk adımıydı. Demokratik Almanya Cumhuriyeti bünyesindeki inşaat ekipleri ve Ulusal Halk Ordusu (NVA) askerleri, dikenli tellerle Batı Berlin'e giden tüm yolları kapattı.
DW'den Marcel Fürstenau'nun haberine göre, Devlet Başkanı Erich Honecker’in emir ve koordinasyonunda yapılan ve "Sınır Güvenliği Operasyonu" adı verilen bu harekât, 1945 de siyasi olarak bölünen Berlin'in, bundan 16 yıl sonra fiili olarak da ikiye ayrılması anlamına geliyordu. Kısa bir süre sonra dikenli tellerin yerini, 3 metre 60 santim yüksekliğinde ve 155 kilometre uzunluğunda devasa bir taş ve beton duvar almaya başladı. Siyasi bölünmenin ardından iki buçuk milyondan fazla Doğu Berlinli, maddi, kültürel ve siyasi açıdan daha iyi yaşam koşullarına kavuşma ümidiyle kentin batısına göç etmişti. Her ne kadar siyasi olarak bölünmüş olsa da Berlin iki bölgesi arasında serbest hareket edilebiliyordu. Komünist yönetim, duvar projesiyle artık buna bir son vermek istiyordu.
Kitlesel göç, Doğu Alman devletini ekonomik anlamda uçurumun eşiğine getirmişti. Zira doğudan batıya göç nedeniyle özellikle acilen ihtiyaç duyulan nitelikli işçiler ile doktorlar, mühendisler ve nüfusun diğer eğitimli kesimi hızla eksiliyordu. Bu "toplumsal kan kaybına" ivedilikle son vermek isteyen Doğu Berlin'deki yöneticiler, tek bir çıkış yolu görüyordu: Berlin Duvarı. Tabii resmî propaganda açıklamasında, sınırın kapatılması çok daha farklı bir gerekçeye dayandırılıyordu: "Barışın korunması için, Batı Almanya’daki intikam tutkunlarının faaliyetlerine bir son verilmesi gerekiyor."
Bu kışkırtıcı ifade, komünist süper güç Sovyetler Birliği ile kapitalist rakibi ABD'nin hedeflediği "daha iyi bir toplum modeli" konusunda amansız bir düelloya giriştiği dönemin
DW'den Marcel Fürstenau'nun haberine göre, Devlet Başkanı Erich Honecker’in emir ve koordinasyonunda yapılan ve "Sınır Güvenliği Operasyonu" adı verilen bu harekât, 1945 de siyasi olarak bölünen Berlin'in, bundan 16 yıl sonra fiili olarak da ikiye ayrılması anlamına geliyordu. Kısa bir süre sonra dikenli tellerin yerini, 3 metre 60 santim yüksekliğinde ve 155 kilometre uzunluğunda devasa bir taş ve beton duvar almaya başladı. Siyasi bölünmenin ardından iki buçuk milyondan fazla Doğu Berlinli, maddi, kültürel ve siyasi açıdan daha iyi yaşam koşullarına kavuşma ümidiyle kentin batısına göç etmişti. Her ne kadar siyasi olarak bölünmüş olsa da Berlin iki bölgesi arasında serbest hareket edilebiliyordu. Komünist yönetim, duvar projesiyle artık buna bir son vermek istiyordu.
Doğu ve Batı arasında Soğuk Savaş
Bu kışkırtıcı ifade, komünist süper güç Sovyetler Birliği ile kapitalist rakibi ABD'nin hedeflediği "daha iyi bir toplum modeli" konusunda amansız bir düelloya giriştiği dönemin
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Covid aşıları öldürüyor mu? 4 yıllık araştırmanın sonuçları açıklandı2.Dünya bu iddiayı konuşuyor: ABD Maduro'yu kaçırırken kan kusturan gizemli bir silah kullandı!3.İngiliz medyası yazdı: 'Trump, Grönland için orduya talimat verdi'4.Maduro'dan oğlu aracılığıyla ilk mesaj: 'Ben bir savaşçıyım'5.Her bir alışveriş bir risk

ABDULLAH AYMAZ

KADİR GÜRCAN

ŞERİF ALİ TEKALAN
ESRA BÜYÜKCOMBAK

HARUN TOKAK
ÇOK OKUNAN HABERLER







