'Dalışın fıtratında risk var'

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cumartesi, Kasım 7 2015
Kaş'ta serbest dalış rekor denemesi sırasında sığ su bayılması geçiren Şahika Ercümen, su altı hekimliği uzmanlarının da gündemine girdi. Tek başına dalış yapılmasının kesinlikle tavsiye edilmediğini belirten İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. Akın Savaş Toklu, riskin dalış yapanlar tarafından da bilindiğinin altını çizerek, "Serbest dalışın fıtratında risk var. Yeterli güvenlik önlemleri alınmasaydı, Şahika biraz daha su içinde kalarak su aspire etmiş olsaydı, oksijensiz süre biraz daha uzun olsaydı sıkıntı olabilirdi." dedi.
Kaş'ta serbest dalış rekor denemesi sırasında sığ su bayılması geçiren Şahika Ercümen, su altı hekimliği uzmanlarının da gündemine girdi. Tek başına dalış yapılmasının kesinlikle tavsiye edilmediğini belirten İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. Akın Savaş Toklu, riskin dalış yapanlar tarafından da bilindiğinin altını çizerek, "Serbest dalışın fıtratında risk var. Yeterli güvenlik önlemleri alınmasaydı, Şahika biraz daha su içinde kalarak su aspire etmiş olsaydı, oksijensiz süre biraz daha uzun olsaydı sıkıntı olabilirdi." dedi.

Şahika Ercümen'in dalış denemesini değerlendiren İstanbul Üniversitesi (İÜ) Tıp Fakültesi, Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Anabilimdalı'ndan Prof. Dr. Akın Savaş Toklu, dikkat çeken tespitler yaptı. Alanında yetişmiş sayılı uzmandan biri olan Toklu, serbest dalış denilen şeyin eski zamanlardan bu yana yapıldığını, nefes tutularak su altında olabildiğince fazla kalınarak bunun gerçekleştirildiğini söyledi.

Belli bir derinlik ve süre içinde dalışın yapıldığını belirten Toklu, "Dalışta, şu an dışarıda alışık olduğumuz ortamdan farklı bir ortama giriyoruz. Dolayısıyla bu ortamda değişen koşullar risk oluşturuyor. Hele hele serbest dalışta solunum aygıtımız yok. Tuttuğumuz nefesle durabildiğimiz kadar suyun altında kalıyoruz. Güncel bir tabirle serbest dalışın fıtratında risk var. Bu nedenle bilinçli yapılması gerekiyor. Kişinin sağlıklı olması, kendi fizyolojisini tanıması, limitlerini bilmesi lazım. Ama iş müsabakaya girdiği zaman ya da zıpkınla balık avcılığında fizyoloji biraz zorlanıyor." şeklinde konuştu.

'ÇIKIŞA BAŞLADIĞINIZ ZAMAN ÇEVRE BASINCI DÜŞÜYOR'

Dalış sırasında insan bilincinin korunması için belli bir oksijen seviyesine ihtiyaç duyulduğunu belirten Toklu, "Kandaki, dolayısıyla akciğerdeki oksijenin belli bir seviyenin altına inmemiş olması gerekiyor. Derinlerde akciğerlerde bulunan yüzde 4-5 oranındaki oksijen yetebiliyor. Ama çıkışa başladığımız andan itibaren, sığ suya geldiğimizde çevre basıncı düşüyor ve akciğerler genişliyor, akciğ

Bu haberler de ilginizi çekebilir