Deprem Suriye'yi de vurmuştu: Yaralar hâlâ sarılamadı
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Çarşamba, Şubat 7 2024
6 Şubat 2023 depremi, Türkiye’nin yanı sıra Suriye’nin kuzeyinde de büyük bir yıkıma yol açmıştı. Depremzedeler yaralarını kendi kendine sarmaya çalışırken, Beşar Esad felaketi siyasi ranta dönüştürme yarışında.
Suriye'nin kuzeybatısındaki küçük bir kasaba olan Cinderes'te yaşayan Meryem Ebu Atban, 7.8 büyüklüğündeki yıkıcı depremin üzerinden bir yıl geçtiğine inanamıyor. 42 yaşındaki kadın için 6 Şubat 2023'ün ilk saatlerine dair anılar, acı verici bir şekilde canlılığını koruyor.
Ebu Atban yaşadıklarını DW'ye göz yaşları içinde anlatıyor: "Güneş doğduğunda, ailemin yarısı ölmüştü. İki çocuğuma da mezar olan evimizin enkazına sadece birkaç metre uzaktaki bir çadırda yaşıyoruz. Kocam buradan gitmemizi önerdi ama ben reddettim. Çünkü nereye gidersek gidelim evlatlarımın görüntüleri gözlerimde canlanıyor."
Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, depremde en az 6 bin Suriyeli öldü. Ancak diğer bazı kuruluşlar, ölü sayısının 8 bini bulduğunu kaydediyor. Suriye İnsan Hakları Ağı adlı sivil toplum örgütü ise 10 bin 024 can kaybı olduğunu aktarıyor.
Türkiye'de ise resmî rakamlara göre, depremde 50 bin 783 kişi hayatını kaybetti.
13 yıl süren iç savaşın ardından ülke, fiili olarak ikiye bölünmüş durumda: Bir tarafta Rusya ve İran'ın desteğiyle Devlet Başkanı Beşar Esad yönetiminin kontrol ettiği bölgeler, diğer tarafta ise Türkiye, ABD ve diğer ülkelerin desteklediği muhalif gruplar ve milislerin kontrolündeki bölgeler.
Depremden sonra günlerce Birleşmiş Milletler, Rusya, İran ve yaklaşık bir düzine komşu Arap ülkesi tarafından derhal teklif edilen, isyancıların elindeki kuzeybatı da dahil olmak üzere Suriye'ye yapılacak her türlü yardımın, hükümet kontrolündeki başkent Şam üzerinden gitmesi gerektiği konusunda ısrar eden Esad'ın, Suriye'nin lideri olarak konumunu yeniden güçlendirmesinde, bu siyasi parçalanma da bir bakıma yardımcı oldu.
Ancak bir yıl geçmesine rağmen ülkede durum düzelmiş değil. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi Ortadoğu ve Kuzey Afrika Programı Direktörü Julian Barnes-Dacey,
Ebu Atban yaşadıklarını DW'ye göz yaşları içinde anlatıyor: "Güneş doğduğunda, ailemin yarısı ölmüştü. İki çocuğuma da mezar olan evimizin enkazına sadece birkaç metre uzaktaki bir çadırda yaşıyoruz. Kocam buradan gitmemizi önerdi ama ben reddettim. Çünkü nereye gidersek gidelim evlatlarımın görüntüleri gözlerimde canlanıyor."
Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, depremde en az 6 bin Suriyeli öldü. Ancak diğer bazı kuruluşlar, ölü sayısının 8 bini bulduğunu kaydediyor. Suriye İnsan Hakları Ağı adlı sivil toplum örgütü ise 10 bin 024 can kaybı olduğunu aktarıyor.
Türkiye'de ise resmî rakamlara göre, depremde 50 bin 783 kişi hayatını kaybetti.
Esad siyasi rant peşinde
Depremden sonra günlerce Birleşmiş Milletler, Rusya, İran ve yaklaşık bir düzine komşu Arap ülkesi tarafından derhal teklif edilen, isyancıların elindeki kuzeybatı da dahil olmak üzere Suriye'ye yapılacak her türlü yardımın, hükümet kontrolündeki başkent Şam üzerinden gitmesi gerektiği konusunda ısrar eden Esad'ın, Suriye'nin lideri olarak konumunu yeniden güçlendirmesinde, bu siyasi parçalanma da bir bakıma yardımcı oldu.
Yetersiz finansman
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Covid aşıları öldürüyor mu? 4 yıllık araştırmanın sonuçları açıklandı2.Dünya bu iddiayı konuşuyor: ABD Maduro'yu kaçırırken kan kusturan gizemli bir silah kullandı!3.ABD'de protesto dalgası: 50 eyalette binler sokağa çıkıyor4.İngiliz medyası yazdı: 'Trump, Grönland için orduya talimat verdi'5.Maduro'dan oğlu aracılığıyla ilk mesaj: 'Ben bir savaşçıyım'

ABDULLAH AYMAZ

KADİR GÜRCAN

ŞERİF ALİ TEKALAN
ESRA BÜYÜKCOMBAK

HARUN TOKAK
ÇOK OKUNAN HABERLER







