Empatik diyalog gündemleri

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Ağustos 14 2017
Batı’da yeni bir anlayış gelişiyor. Düşmanca değil; karşısındakini de anlayarak hareket etme anlayışı...
Bu anlayış zihinlerdeki bazı boşlukları dolduracağı gibi, zamanın müfessirliği altında bazı mübhemlerin üzerinden de perdeyi kaldırıp meseleleri daha net görmeyi ve anlamayı sağlayacak... 

Mesela; Hırıstiyan dünya, Hz. Meryem’in evli olmadığı halde, oğlu İsa Aleyhisselamı dünyaya getirdikten sonra yaşadığı toplumun kanunlarına göre taşlanarak öldürülmesi gerektiğini biliyor. Hele hele mabedde bulunurken böyle bir şeyin olmasına o günkü anlayış asla müsaade etmez. Mutlaka ölüme gönderir. Nasıl oldu da Hz. Meryem bu recmden kurtuldu? Yani kurtulması için o kadar harika ve müthiş bir olay olması lazım gelir ki, onu taşlanarak öldürmekten vazgeçsinler… Onların kitaplarında ve kaynaklarında böyle bir şey yok. Ama Kur’an-ı Kerim’de var… Kur’an-ı Kerim, kucakta bebekken Hz. İsa’nın bir mucize olarak konuştuğunu apaçık ifade ediyor:
“Meryem (bana değil, çocuğa sorun dercesine) çocuğu gösterdi: ‘Nasıl olur da, dediler beşikteki bebekle konuşuruz?’ Derken bebek ‘Ben Allah’ın kuluyum, dedi. O, bana Kitap verdi, beni Peygamber olarak görevlendirdi. Nerede olursam olayım beni kutlu, mübarek kıldı. Yaşadığım müddetçe bana namazı ve zekatı farz kıldı. Anneme saygılı, hayırlı evlat kılıp, asla zorba, bedbaht ve hayırsız biri yapmadı. Doğduğum gün de, kabirden kalkıp dirileceğim gün de selam üzerime olsun!’ İşte hakkında şüphe ve tartışmalara girdikleri Meryem oğlu İsa konusunda gerçeğin ta kendisi budur.” (Meryem Suresi, 19/29-34)

Mesela, Kur’an-ı Kerim’in Fetih Suresinin son âyetlerine bakalım:
“Muhammed, Allah’ın Resulüdür. Onun beraberindekiler de kâfirlere karşı çok şiddetli olup kendi aralarında çok şefkatlidirler. Sen onları rüku ederken, secde ederken, Allah’tan lütuf ve rıza ararken görürsün. Onların alâmeti, yüzlerindeki secde izi, secde aydınlığıdır. Bunlar, Tevrat’taki sıfatları olup İncil’deki meselleri ise şöyledir: Öyle bir ekin ki filizini çıkarmış, sonra da onu kuvvetlendirmiş, derken kalınlaşmış da artık göv

Bu haberler de ilginizi çekebilir