[Harun Tokak] Kardelen

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazar, Kasım 20 2022
Samanyoluhaber.com yazarı Harun Tokak, 'Kardelen' ismiyle yeni bir yazı kaleme aldı.



‘‘Ah gurbet, sen içimde dinmeyen bir sancısın
Bazen iyisin amma çoğu zaman acısın
Ey kardelen! Sen bana neden yabancısın
Çaldım işte kapını, açar mısın kardelen?’’

Bir sonbahar akşamında Torosların kardeleni Saadeddin Ağabey’in Toronto’daki evinin kapısını çalıyoruz. Her çiçeğin kendince bir hikayesi vardır. Kardelen gibi çoğu hüzünlüdür. Kışın karların altında üşüyen kardelenin en büyük arzusu güneşi görmektir.  Cesurdur, kararlıdır ama bir o kadar da mütevazıdır. Aşkı için başına gelenlere ve geleceklere, başını öne doğru eğerek dergahını beyaz bir saltanata kurmuş bir derviş gibi, “Eyvallah!” demesini bilir.
Saadeddin ağabey işte o dervişlerden biridir.
Hava oldukça soğuk. Sonbahar büyük ağaç kitlelerine son darbelerini indiriyor. 
Yaz boyunca kendine sığınan her bir canlıya kol kanat geren görkemli ağaçlar, sonbaharın sert sillelerinden sığınacak bir yer ararken biz Saadeddin Ağabeyin hatıralarına sığınıyoruz.
Saadeddin Ağabey her zamanki bebek masumiyetindeki yüzünde asılı duran tebessümüyle karşılıyor bizi. Üzerinde kendine çok güzel yakışan yeşil renkli bir tişört var. 
Anadolu’yu bir baştan bir başa dolaşan, demir perde yıkılınca Asya bozkırlarına koşan, “hohlaya hohlaya” Sibirya buzullarını eriten, mavi gökler ülkesi Moğolistan’a at süren küheylan oldukça yorgun görünüyor.
Eski dostları karşısında görünce çok duygulanıyor, gözleri doluyor.
Sevdiklerinden çok uzaklarda bir hayat yaşıyor olması onu yormuşa benziyor.
“Zorlu bir ameliyattan yeni çıktım.” diyor.
“Yaklaşık kırk yıldan beri ağrılar,

Bu haberler de ilginizi çekebilir