Kutuplaşma panzehiriydi fakat artık yazamıyor

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cuma, Aralık 15 2017
Alper Görmüş yazılarından dolayı 3 müebbetle yargılanan Ahmet Turan Alkan'ı yazdı
Alper Görmüş Serbestiyet.com’daki köşesinde, yazılarından dolayı 3 müebbetle yargılanan Ahmet Turan Alkan’a yer verdi. Alkan’ın kendisi için ‘anlamlı’ olmasa bile başkaları için öyle olan talepleri de samimiyetle önemseyip savunduğunu anlatan Görmüş, “O nadir insanlardan biriydi; bu özelliğiyle bir kutuplaşma panzehiriydi fakat artık yazamıyor. Onun gibi birini darbecilikle itham edip ısrarla hapiste tutmak, kutuplaşmadan fayda ummaktan başka bir anlama gelmez.” dedi.

Alper Görmüş’ün ‘Ahmet Turan Alkan’ başlıklı yazısı şöyle;

“Dertleri ve kederleri ortak olanların ortak sıfatı ‘hemderd’, bence Türkçenin en şairane kelimelerinden biri…

Bir acıya tek başına katlanmakla, o acıyı başkalarının da paylaştığı bilgisiyle katlanmak arasında çok büyük bir fark vardır; ikincisi çok daha kolaydır…

Yani ‘hemderd’ olma hâli, acıları ve manevi yaraları katlanılabilir kılma yönüyle acılı ve yaralı insanlar için gerçek bir ilaç… Bunu anlamak için, mesela sadece kendimizin ya da ailemizin etkilendiği bir felaketin açtığı manevi yaralarla baş etmekle, bizimle aynı anda binlerce insanın etkilendiği bir felaketin manevi yaralarıyla baş etmek arasında bir karşılaştırma yapmak yeter; ikinciyle baş etmek, hiç şüphesiz çok daha kolay.

Yani acının kapladığı alan misliyle büyüyor fakat tek tek bireylerin acısı seyreliyor; yaman bir çelişki, fakat gerçek.

Büyük deprem sonrasındaki atmosfer

Ne zaman bu tuhaf çelişki üzerine düşünsem, aklıma 17 Ağustos 1999 büyük depreminden sonraki toplumsal atmosfer gelir.

Depremden bir hafta kadar sonra bir Gölcük gecesinde psikolog Yankı Yazgan’ın katılımıyla gerçekleştirilen ‘sohbet-terapi’yi hiç unutmuyorum… Sohbet telev

Bu haberler de ilginizi çekebilir