Mecma-i küll salonlar

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Nisan 22 2025
Samanyoluhaber.com yazarlarından Abdullah Aymaz, yeni köşe yazısını 'Mecma-i küll salonlar' başlığıyla kaleme aldı.
         Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Münazarat isimli eserinde düşmanımız cehaletten kurtulmamız için eğitimi öne çıkarırken kafayı, kalbi ve vicdanı besleyecek fen bilimleri, medrese ilimleri ve tasavvuf  derinliklerinin  beraber verilmesini, mektep, medrese, ve tekkenin yan yana olmasını hepsinin de büyük salonda toplanıp birbirlerine kendi özelliklerinden aktarmalarını istiyor. Onun için o salona Mecma-i’l-Küll diyor. Böyle bir eğitimle insanları eğitmek, İslâmî Dirilişte Rönesansı temsil edecektir ki, bizim buna çok ihtiyacımız var.

         Evet bunların aynı salonda zaman zaman bir arada olmaları vesilesiyle, birbirlerinden alacaklarını alacak ve eksikliklerini tamamlayacaklar.

         Eğer bir tefsir yazılacaksa, Kur’an bütün ilim dallarında uzanan insanlar tarafından yazılmalıdır. Fizikte, kimyada, biyoloji ve astronomide mütehassıs, İslamî ilimlerde derin ve tasavvuf neşvesinde ufukları geniş yani Kur’anî feyizlerden nasipleri yüksek muhteşem bir heyet tarafından tefsir edilmelidir. Böyle küllî bir bakış,  bir İCM  hükmünde insanlara güven verecektir.

*            *                *

         M. Fethullah Gülen Hocaefendi, Sızıntı dergisi 1979’da ilk defa matbaadan çıkıp, eline ulaştığı zaman, şöyle tutup koklayarak derginin kokusunu içine çekmişti. 40 sene sonra bu durum kendisine anlatılınca aynen şöyle dedi: “Biz  Sızıntı ile beslendik, o sevda ile yol aldık.” dedi.

         Sızıntı’nın neşredildiği o ilk günlerde bir ışık evi bulunduğu apartmanda dindar ve binbaşı bir komşumuz vardı. Sızıntı’yı okumaya başlamıştı bir gün bize, “Bugünün gençlerine bir tefsir yazıp okutmaktan bu dergiyi okutmak daha faydalı olacaktır

Bu haberler de ilginizi çekebilir