Meriç faciası son facia mı?

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cuma, Şubat 16 2018
Çok açık ve tekrar söylüyorum. Eğer KHK'lılara pasaport yasağı kalkmazsa benzeri facialar tekrar yaşanabilir. Dindarlar, muhafazakarlar vicdan sızlatan hadiselere duyarsız kalıyor.
Ömer Faruk Gergerlioğlu - Artıgerçek.com 

"Çocuğumu kurtarın" diye feryat eden bir kadın sesi duyuldu ve sonrası sessizlik...
 
Meriç Nehri kıyısındaki sahil güvenlik harekete geçtiğinde su yüzünde biri kadın ikisi çocuk 3 ceset gördü.  Yargılanan iki aile Meriç'ten Yunanistan'a geçmek istemiş ve devrilen botları nedeniyle sulara gömülmüşlerdi. Şu ana kadar 3 kişinin cenazesine ulaşıldı, diğer 7 kişinin akıbeti meçhul...
Sıcak evinde oyun oynaması gereken çocuklar sabaha karşı 05.00 sularında Meriç'in soğuk sularında can vermişti. Öğrencilerinin başında olması gereken bir öğretmen, çocuklarıyla birlikte can vermişti. Bu olay, vicdan sahibi her insana büyük bir şok yaşattı. Ancak bu olay rastlantı sonucu olmuş bir olay değildir, olacağı belli bir olaydır. Zira Türkiye'de OHAL devam ediyor ve her geçen gün artan boğucu bir hava hissediliyor. Yargı bağımsızlığının kalmadığı, insanların 18 ay iddianamesiz tutuklu beklediği, hak ihlallerinin arttığı, akıl almaz ağır cezaların sıradan suçlamalar için verildigi bir ülkeden bahsediyoruz.

Bu ülkede yüzbinlerce insan nedeni açıklanmadan KHK'larla işinden atıldı ve on binlerce insan da açığa alınmış, bekliyor. Sosyal dışlamanın tarihin en ağır örnekleriyle yaşatıldığı bir ülkede yasal kurumlara üyelik vb. nedenlerle insanlara terörist etiketi vurularak çok ağır cezalar veriliyor. Keyfilik bir grupla kalmıyor, muhalif her ses anında ağır bir şekilde cezalandırılıyor. Yani hukukun üstünlüğü endeksinde 113 ülke arasında sondan 12. ülke olmuş bir yerden bahsediyoruz. Yazıya sığmayacak uzun ihlalleri saymaya gerek yok, hal ortada. Tüm delillerine rağmen bu ihlalleri görmeyen için Kasım ayında Ege denizinde boğulan Maden ailesinden sonra

Bu haberler de ilginizi çekebilir