Münafık ve ikiyüzlülüğe karşı nasıl davranmalı?

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Temmuz 23 2018
Bitmeyen “Niçin o zaman sustunuz da falan hadiseden sonra perdeyi yırtıp tavır aldınız?” mevzuuna dair sübjektif sözler…
Veysel Ayhan - tr724.com

Bitmeyen “Niçin o zaman sustunuz da falan hadiseden sonra perdeyi yırtıp tavır aldınız?” mevzuuna dair sübjektif sözler…
 
İkiyüzlülük, nifak, münafıklık bir insanlık realitesidir. Her devirde farklı türleriyle hep olagelmiştir. En iyi tanımı hadis ifade eder:

“Münafığın alameti dörttür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman yerine getirmez, ona güvenildiği zaman hıyanet eder, bir kimseyle çekiştiği zaman aşırı gider, zulmeder.” Başka bir hadis vasıfları devam ettirir: “Yemekleri gasp ve yağmadır, Ganimetleri hile ile kazançtır. Kibirlidirler. Ne sevilirler ne de severler…” Hadis bu insanları “Oruç tutup, namaz kılsa ve Müslüman olduğunu iddia etse bile…” münafık sayar.

Konumuz münafık ve ikiyüzlü’nün veya münkirlerin sıfatları değil, davranış stratejisi.

İKİ ANA KARAKTER

İlki: Düşmanlığını sinsice içinde saklayan, nifakını belli etmeyen, dıştan bakıldığında dost görünen, yüzünüze gülen ama arkanızdan altınızı oyan tipler.

İkincisi: Bu grup artık nifak ve düşmanlığını saklamaya gerek duymayan, “perde yırtıldığı” için açıktan aleyhinizde olan, kin ve iğbirarını saklamayan tipler. “Fasık-ı mütecahir”ler. Nifakını gizlemeyen, açıktan küfür cephesinde savaşan tipler.

Bu iki gruba aynı şekilde muamele edilmez. Ederseniz yanlış yaparsınız.

Tarihte ilk gruba en iyi örnek Abdullah ibni übey ibn-i Selül’dür. Hz. Ayşe’ye iftirayı yaygınlaştırmıştı. Uhut Savaşı öncesi 300 kişiyle ayrılıp moral bozmuştu. Hendek’in en kritik anında bahaneyle çevresini toplayıp gitmişti. Ama hep bunları “perd

Bu haberler de ilginizi çekebilir