Önce Tayyip Erdoğan'ı tasfiye etmelisiniz

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Perşembe, Nisan 27 2017
Referandum sonrası AKP içinde başlayan İslamcılar-Reisçiler kavgası tam gaz devam ediyor. İki tarafta birbirini Erdoğan'ın arkasına saklanmakla suçluyor. Star gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren son yazısında AKP ile İslamcıların kaderinin ortak olduğunu ve İslamcıların AKP'yi terk etmesi halinde omurgasının yıkılacağını savundu.
Pelikancıların hedefindeki isimlerden Ahmet Taşgetiren Star gazetesindeki son yazısında 'İslamcılar tasfiye edilmeli' diyen ekibe çok sert sözlerle yüklendi. Taşgetiren "O zaman siz önce Tayyip Erdoğan'ı tasfiye etmelisiniz. Ya bana“Tayyip Erdoğan sizin bildiğiniz Tayyip Erdoğan değil” deyin ve bir süredir Ak Parti'nin ilk çıkışta farklı toplum kesimlerini kuşatmak amacıyla “Muhafazakar demokrat” diye formatladığı görece ılımlı dilin bile ötesine geçip “Dolu dizgin” bir üsluba geldiğinin hangi manaya geldiğini izah edin, ya da Tayyip Erdoğan'ın üzerinden İslamcılara savaş açmayı bırakın. Nereden geldikleri ve şimdi ne oldukları bilinmeyen bir grubun paçalara saldırması yetti artık. Her gün duvardibi yaratıklarının ortalığa çamur taşımaları yetti." diye yazdı. İşte o yazı:

Erdoğan’a en büyük kumpas

Ak Parti'nin kurucu kadrosu, Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Bülent Arınç, Cemil Çiçek, başka boyutlarda devreye giren Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan ve diğerleri... Hepsi “İslamcı” idiler.

“Milli Görüş gömleğini çıkardıktan” sonrada, “Kur'an'ı referans almayacağız” dedikten sonra da İslamcı idiler.

İslamcılık, İslam'ı bir hayat çerçevesi olarak görmek ve İslam dünyasının açık-örtülü sömürge statüsünden çıkmasını ve kendi medeniyet iklimini kurabilmesini savunmak demekse, ben bu kadronun İslamcılıktan asla vazgeçtiğini düşünmedim.

Asla bize takıyye yaptıklarına inanmadım.

Yola çıkarken Amerika ile “iyi!” ilişkiler kurduklarında hatta “BOP'a eşbaşkan” olduklarında da bu kanaatim değişmedi. Avrupa ile Refah'tan farklı ilişkiler kurup, Türkiye tarihinde hiçbir “Batıcı” yönetimin yapmadığı kadar ve harıl harıl AB müktesebatını Türkiye'ye taşıdıklarında da onlarla kendim arasında bir “İslamcılık” farkı görmedim.

İslamcı bir kadro elbette dünya ile ilişki kuracaktı, önemli olan “ana istikamet”in nereye doğru seyred

Bu haberler de ilginizi çekebilir