Polisin basmaya doyamadığı ev

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cuma, Ekim 21 2016
3 yaşında bir çocuk, her kapı çaldığında “Polis geldi!” diyerek ağlamaya başlıyor. Çünkü evlerine 3-4 kez polis baskına geldi ve her defasında birini alıp götürdü. Son defa geldiklerinde, öyle bir saçmalığa imza attılar ki, Türkiye’de yargı diye bir kurumun kalmadığını ilan etmiş oldu bu durum.

Hikâye şöyle:

20-25 yıl bürokraside, üst düzey görevler yapan bir mühendisti Aziz Bey (ismi mecburen bizde saklı). İşinin yanı sıra hayatını ihtiyaç sahibi öğrencilere adamıştı. Eve geldiğinde takım elbisesini çıkarır, öğrenciler için yapılan yurtların inşaatında çalışırdı.

Bu hayatın iki meyvesi vardı: Biri büyütüp yetiştirip evlendirdiği çocukları, diğeri de burs verdiği, hayırseverlik ettiği, yetişmelerine vesile olduğu öğrenciler.

Memurluk hayatı sona erip emekli olduktan sonra gününün 16-17 saatini ibadetle meşgul olarak geçirir hâle gelmişti. Belki de bunca yılın yorgunluğunu, bu şekilde çıkarıyordu, kendi inancına göre. Son yılları hep böyle devam ederken, 15 Temmuz darbe girişimi yaşandı. Kimilerine ‘Allah’ın lütfu’ olan bu girişim sonrasında yine fatura masum insanlara çıkmıştı.

15 Temmuz’dan kısa süre sonra, kim bilir kimin ihbarıyla, 6 Ağustos sabah saat 5 civarı polisler evini basıp, gözaltına aldılar Aziz Bey’i. 15 gün gözaltında kaldı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Eve gelen polisler, her yeri didik didik aramış, telefonuna el koymuştu.

Aziz Bey’in hakkında henüz bir iddianame yok. Ancak silahın yanından yöresinden geçmemiş bu adamın suçu, “terör örgütüne yardım ve yataklık, finansal destek sağlama”. Avukatına göre ‘müebbetlik suçlar’dı bunlar.

Ancak her şey burada bitmiyor. 2,5 aydır hapishanede olan Aziz Bey’in evini bir sabah yine polisler basıyor. Yine sabah 5 suları, 6-7 polis geliyor eve. Gözaltı ve evi arama kararını gösteriyorlar fakat kararlarda ismi yazan Aziz Bey olduğunu gören ev ahalisi, korkuyla şaşkınlığı bir arada yaşıyor.

Evde Aziz Bey’in eşi, kızları ve torunları var. “Evin erkekleri nerede?” diye soracak olsa biri, “Hapisteler” diyecek evdekiler. Bir araya gelmiş, birbirine tutunmuş bu yiğit kadınlar ve her kapı çaldığında polislerin geldiğini zannederek ağlayan çocuklar…
<

Bu haberler de ilginizi çekebilir