Siyasetin şehit ettiği Ali Şükrü Bey

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Haziran 11 2018
''30 Ağustos 1922 Zaferinden sonraki günlerden 1923 Nisan başlarına kadar Ankara’da kalan Üstad Hazretleri burada bazı eserler de bastırmıştı. Bunlardan Hubab Risalesini Trabzon mebusu Ali Şükrü Beyin matbaasında bastırmıştı. Bu dindar, asil ve yiğit insan maalesef kalleşçe bir cinayetle şehit edildi. ''
Abdullah Aymaz / samanyoluhaber.com

Bediüzzaman  Said Nursi Hazretleri, İstanbul’un işgali sırasında manda idaresini reddetmek üzere “Hutuvat-ı Sitte” isimli broşürü yazmıştı. Yeğeni Abdurrahman Nursi, Tevfik Demiroğlu ile beraber dağıtmışlardı. Bunun üzerine Ankara’ya davet edildiler. Üstad Hazretleri “Ben tehlikeli yerde hizmet etmek istiyorum diyerek pek İstanbul’dan ayrılmak istemiyordu. Sonra bu davetler Mareşal Fevzi Çakmak ve eski Van Valisi Mebus Tahsin Bey tarafından tekrarlandı. Bu ısrarlar üzerine önce talebelerinden Tevfik Demiroğlu, Molla Süleyman ve Binbaşı Refik Bey'i, Milli Hükümeti desteklemeleri için Ankara’ya gönderdi. Kendisi de 1922 senesi Kurban Bayramından bir hafta kadar önce Ankara’ya gitti. 9 Kasım 1922 Perşembe günü Mecliste Hoş geldin Merasimi ve alkışlarla karşılandı. Kürsüye davet edildi. O da Kürsüde Anadolu gazilerini tebrik etti ve zafer ve muvaffakıyetleri için dua etti. Fakat Üstad, Ankara’da umduğunu bulamadı. Onun için 19 Ocak 1923 tarihli on maddelik bir beyanname neşretti. Bilhassa namaz üzerinde duruyor, bu ınkılabın temel taşlarının sağlam olmasını istiyordu. Beyannamenin neşrinden sonra 50-60 milletvekili daha namaza katılmaya başladılar. Fakat Meclis Başkanı ile araları açıldı. Ciddi münakaşa ettiler. 

30 Ağustos 1922 Zaferinden sonraki günlerden 1923 Nisan  başlarına kadar Ankara’da kalan Üstad Hazretleri burada bazı eserler de bastırmıştı. Bunlardan Hubab Risalesini Trabzon mebusu Ali Şükrü Beyin matbaasında bastırmıştı. Bu dindar, asil ve yiğit insan maalesef kalleşçe bir cinayetle şehit edildi. Çünkü Meclisteki dine karşı olan lâkaytlığı şiddetli konuşmalarıyla önlemeye çalışıyordu. Cinayet Mart sonlarına doğru işlenmişti. Bediüzzaman’ın daha evvel teksir edilerek Mecliste dağıtılan on maddelik beyannamesi de neşredilmişti. Artık Ankara İslamiyet aleyhinde işlenecek acı cinayetlere ve inkılaplara gebe idi. Daha sonraki zamanlarda, yani 1950 senesinden sonraki zamanlarda Üstad Hazretl

Bu haberler de ilginizi çekebilir