TGC'de Sedat Simavi'nin gazeteciliği konuşuldu

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Aralık 8 2015
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından düzenlenen 15. Meslekte İs Bırakanlar Toplantısı'nda, TGC'nin kurucularından Sedat Simavi konuşuldu. Toplantının açılış konuşmasını yapan TGC Başkanı Turgay Olcayto, tutuklu gazetecilere ve medyaya yönelik basıklara değindi. Toplantıya konuşmacı olarak katılan Orhan Erinç ve Orhan Koloğlu ise Sedat Simavi'yi anlattı.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından düzenlenen 15. Meslekte İs Bırakanlar Toplantısı'nda, TGC'nin kurucularından Sedat Simavi konuşuldu. Toplantının açılış konuşmasını yapan TGC Başkanı Turgay Olcayto, tutuklu gazetecilere ve medyaya yönelik basıklara değindi. Toplantıya konuşmacı olarak katılan Orhan Erinç ve Orhan Koloğlu ise Sedat Simavi'yi anlattı.

TGC'nin organize ettiği 15. Meslekte İz Bırakanlar Toplantısı, Sultanahmet'teki Basın Müzesi'nde gerçekleştirildi. Toplantıya TGC Başkanı turgay Olcayto, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Orhan Erinç, TGC Bizim Gazete Yazarı ve Tarihçi Orhan Koloğlu da katıldı. Toplantıda çok sayıda emekli gazeteci ve Cemiyet üyesi de hazır bulundu.

Erinç ve Koloğlu, Sedat Simavi ile yaşadıkları anıları, Sedat Simavi'nin yaşantısı ve meslek anlayışını konuştu. O dönemdeki gazetecilik faaliyetleri ve Simavi'nin mesleğe kattığı değerler masaya yatırıldı.

Açılış konuşmasını yapan Turgay Olcayto, son 2 yıldır basın mensuplarına ve medyaya yönelik baskılara değindi. Tutuklu gazetecileri hatırlatan Olcayto, şöyle konuştu: "Sedat Simavi bizim için çok özel, çünkü bugüne de atıf yapan bir ustamız. Zaman zaman Türkiye'de basın üzerinde gelişmeleri gördüğümüzde, onun 'Kalemine efendi kal, zorda kalırsan kır ama satma' sözünü sık sık hatırlamadan edemiyoruz. Bugün basın ikiye bölünmüş durumda. Meslek örgütleri de basında dayanışmayı sağlamakta çok güçlük çekiyor. Meslek örgütlerini de aslında böldüler. Bugün çok zor koşullarda yaşarken, değerli iki gazeteci arkadaşımız Erdem Gül ve Can Dündar gerçekten çok önemli bir habere imza attıkları halde bugün bedel olarak ödül yerine cezaevinde hücrede bulunuyorlar. Bu çok acı bir şey. Çünkü nereden baksanız bu bir haberdir, devlet sırrı falan değildir. Fotoğrafları vardır ve halkın bunu bilmek hakkıdır. Madem ki biz basın özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme, haber alma, bilgilenme hakkı diye tanımlıyoruz, o zaman da tam bu tanıma uyan bir haber yapmışlardır. Ama maalesef bugün bunun acısını birtakım çevreler hapse a

Bu haberler de ilginizi çekebilir