Türk medyası nasıl Saray’ın kölesi oldu?

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Ekim 25 2016
Gazeteci Faruk Mercan SHaber.com için kaleme aldığı yazınında Türk Medyasının iki farklı yüzünü analiz etti.
Türkiye'de Nice esaretler, sonra birer kahramanlık hikayesine dönüşmüştür diyen Faruk Mercan'a göre iki tür gazetecilik yaşanıyor . Bir yanda duruşlarından dolayı hapishanelere atılan aydınlar diğer yanda bir kaç kuruşluk dünya menfaati uğruna Sarayda diz çöküp dilencilik yapan gazeteciler ikisini de tarih yazacak... 

İşte Faruk Mercan'ın yazısı

Esaretin Bedeli: Türk medyası nasıl Saray’ın kölesi oldu?

 
Birkaç gün önce Washington’da bir panel yapılıyor. Hürriyet gazetesinin sahibi Aydın Doğan’ın kızı panelde şöyle diyor: 

“İslamofobi zehirlidir, İslamofobiyi yenmemiz gerekir. İslamofobi ile teröristlerin eline propaganda aracı veriyoruz.”   

Daha da şaşırtıcı olan, Washington’daki bu “İslamofobi ile Mücadele” panelini bizzat Doğan grubunun düzenlemesi... 

Yayın hayatına başladığı 1948 yılından beri, arşivinde tonlarca “İslam fobisi” haberi olan Hürriyet gazetesi, şimdi “İslam fobisi” mücadele ediyor!..  

Bu tuhaflığa Profesör Tayfun Atay şöyle işaret etti: 
“Selefiliğe teslim olmuş iktidarın içeride uyguladığı İslamofaşizme itiraz etmeden, dışarıda İslamofobi’den şikayet etmenin bir anlamı yok...”
Evet, nasıl oldu da, İktidarın Başı için “Artık muhtar bile olamaz” manşetini atan Aydın Doğan, bugün aynı şahsın uyguladığı “İslamofaşizm” projsine itiraz etmiyor ve hatta ona “Başkomutanım” diyor?
Doğan’ın damadı, İktidarın Başı’nın damadı ile yazışmalarında böyle diyor:
“Cumhurbaşkanımıza Başkomutanım diyorum. Çok hoşuna gidiyor.”
Ankara’da bizzat şahit oldum. İktidar’ın Başı’nın en büyük projelerinden biri, Aydın Doğan’ı hapse attırıp Hürriyet gazetesini ele geçirmekti. Bunu sağlayabileceği bir dosya vardı elinde: Aydın Doğan’ın 28 Şubat dosyası...
Aydın Doğan’ı esir alma sürecini böyle başlattı İktidarın Başı... 15 Temmuz gecesi

Bu haberler de ilginizi çekebilir