15 Temmuz sonrası TSK'da tasfiyenin bilançosu: 24 bin 8 ihraç, 2 bin 198 rütbe iptali

15 Temmuz sonrası en fazla kıyım yaşanan kurumlardan biri de TSK’ydı. Haklarında hiçbir somut delil olmadan binlerce askeri personel ihraç edildi. Hukuksuzluk, OHAL KHK’larıyla sınırlı kalmadı; binlerce personel gözaltına alındı, işkenceye maruz kaldı ve tutuklandı. Aileleriyle tehdit edilen üst düzey komutanlar oldu. Gözaltında 8-10 aylık kız çocuğuna tecavüzle tehdit edilen askeri personel bile vardı. Bu tehdidin görüntüsü yıllar sonra ortaya çıkmıştı…
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 15 Temmuz sonrası TSK’da yaşanan kıyımla ilgili rakamları iktidarın yayın organlarından Sabah’ın yazarı Okan Müderrisoğlu’na açıkladı. Güler, “Bugüne kadar Türk Silahlı Kuvvetleri’nden 24 bin 8 personel ihraç edilmiş, 2 bin 198 emekli personelin rütbeleri geri alınmıştır. Devletimize ve milletimize ihanet edenlerle mücadelemiz, iltisaklı tek bir personel dahi kalmayıncaya kadar aynı azim ve kararlılıkla devam edecektir.” dedi.
AKP rejiminin Hizmet Hareketi’ne yönelik ‘soykırıma’ varan uygulamalarını meşrulaştırmak için uydurduğu ‘irtibat ve iltisak’ kavramlarının hukuki hiçbir anlamı yok. Ancak iktidar temsilcileri AİHM’nin hatta AYM’nin kararlarına rağmen ‘irtibat/iltisak’ hukukuyla insanları mahkum etmeye devam ediyor.
Ceza hukukunun önemli isimlerinden Prof. Dr. Adem Sözüer, bu konuda geçtiğimiz yıllarda önemli açıklamalarda bulunmuştu. 16 Nisan 2025’te yukarıda ekran görüntüsü alınan paylaşımı yapan Sözüer, 20 Haziran 2023’te ise ‘irtibat ve iltisak’ ibareleri ile verilen cezaların hukuki ilkelere aykırı olduğunu söylemişti. OHAL tedbirlerinin geçici olarak gerekli olduğunu, yapılan yanlış kararların giderilmesi gerektiğini anlatan Sözüer, Gerçek Gündem’e yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:
Mevzuatımızda gerek ceza gerek tedbirler için terör örgütü kuruculuğu, yöneticiliği veya üyeliği kavramları vardır ve bunlar yeterlidir. Terör örgütüyle iltisaklı diye genişlettiğinizde, eş, çocuk, anne, baba, akrabalar, komşular vs. herkesi örgüte dahil görüp yaptırım uygulanırsınız. Nitekim böyle uygulamalar da sık sık oluyor.
Bu uygulamalar Anayasa’daki hukuk devleti ilkesi ve kanunilik ilkesi başta olmak üzere tüm ceza hukuku ilkelerine aykırıdır. Darbe girişimi sonrası devlet ve toplum açısından ortaya çıkan büyük tehlike nedeniyle, OHAL tedbirleri gerekliydi. Ancak bunlar geçici olmalıydı ve yapılan yanlışlar giderilmeliydi.
İrtibat ve iltisak diye hakkında dava açacak kadar delil dahi olmayan insan OHAL KHK’ları ile ihraç edildi. Bu yargı kararı olmadan ceza uygulamasıdır. Bu büyük ve sorunun kanuni düzenlemeyle acilen çözümlenmesi gerekir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

SAFVET SENİH

NUMAN YILMAZ YİĞİT

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ












