Justice Square raporu: Türkiye'de 2016-2026 döneminde insanlığa karşı suç işlendi

Hollanda merkezli insan hakları kuruluşu Stichting Justice Square, "Türkiye İnsan Hakları Raporu 2016-2026" başlıklı kapsamlı çalışmasını kamuoyuyla paylaştı. Rapor, 15 Temmuz 2016 sonrasında geçen on yıllık süreçte yaşanan insan hakları ihlallerini uluslararası hukuk perspektifiyle ele alıyor.
Kuruluş, raporun amacının yalnızca yaşanan olayları belgelemek değil, Türkiye'de hukukun askıya alındığı ve baskı mekanizmalarının kurumsallaştığı bir dönemin kapsamlı kayıtlarını uluslararası kamuoyuna sunmak olduğunu belirtti.
"Hizmet Hareketi'yle ilişkilendirilen kişiler sistematik olarak hedef alındı"
Raporda, Türk hükümetinin terörle mücadele mevzuatını, Hizmet Hareketi ile bağlantılı kişilere yönelik keyfi gözaltılar, tutuklamalar, yargılamalar ve uzun süreli toplumsal dışlamayı meşrulaştırmak amacıyla kullandığı belirtildi.
Bu sürecin, bireylerin ekonomik, sosyal ve kamusal yaşamdan sistematik biçimde dışlanmasına yol açtığı belirtilerek, bunun "sivil ölüm" olarak tanımlandığının altı çizildi.
"130 binden fazla kamu görevlisi ihraç edildi"
Raporda yer verilen verilere göre:
130 binden fazla kamu görevlisi, kişiselleştirilmiş gerekçe gösterilmeksizin Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile görevlerinden çıkarıldı.
Yüz binlerce kişi, uluslararası hukuk bakımından suç teşkil etmeyen fiiller nedeniyle terör suçlamalarıyla gözaltına alındı, yargılandı veya mahkûm edildi.
Bank Asya'da hesap açmak, yasal olarak faaliyet gösteren bir gazeteye abone olmak ya da çocuklarını ruhsatlı okullara göndermek gibi eylemlerin suç delili olarak kullanıldığı belirtildi.
Geniş çaplı mal varlığına el koymaların gerçekleştirildiği, işkence ve kötü muamelenin yeniden sistematik hale geldiği, zorla kaybetme ve yurt dışından kaçırma vakalarının yaşandığı belirtildi.
"İnsanlığa karşı suç" değerlendirmesi
Justice Square, raporun vardığı sonucun hukuki bir değerlendirme olduğunu vurgulayarak, belgelenen uygulamaların Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü'nün 7. maddesi çerçevesinde değerlendirildiğinde insanlığa karşı suç teşkil ettiği açıklandı.
Raporda özellikle uluslararası hukukun temel kurallarını ihlal eden hapis cezaları, işkence, zorla kaybetme ve siyasi ya da dini aidiyet temelinde belirli bir gruba yönelik sistematik baskının, devlet politikası doğrultusunda sivillere karşı yaygın ve sistematik saldırı niteliği taşıdığı tespit edildi.
Uluslararası topluma çağrı
Raporun sonunda uluslararası mahkemeler, Birleşmiş Milletler sözleşme organları, evrensel yargı yetkisini kullanan ulusal savcılıklar, parlamentolar, dışişleri bakanlıkları ve insan hakları kuruluşlarına çağrıda bulunuldu.
Justice Square, raporda yer alan tüm tespitlerin belge, tarih ve doğrulanabilir kaynaklara dayandığını belirterek, çalışmanın gelecekte yürütülebilecek uluslararası hukuki süreçlerde delil niteliği taşıyabileceğini tespit etti.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

SAFVET SENİH

NUMAN YILMAZ YİĞİT

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ












