15 Temmuz’un bilinmeyen yüzü: Beştepe Karargâhı’nda o gece ne yaşandı?

Okuma Süresi 7 dkYayınlanma Salı, Temmuz 7 2026
Paylaş
X Post
15 Temmuz’un onuncu yıl dönümünde çarpıcı bir belgesel hazırlandı. ‘Beştepe’ isimli belgeselde 15 Temmuz 2016 gecesi, Ankara’da yer alan Jandarma Karargahı’nda neler yaşandığı ilk kez şahitlerin anlatımıyla ortaya konuyor. Belgeselde 15 Temmuz sonrası uygulanan sistematik işkenceler ve Jandarma Karargahı Davası’nda yaşanan hukuksuzluklar da gözler önüne seriliyor.
15 Temmuz’un bilinmeyen yüzü: Beştepe Karargâhı’nda o gece ne yaşandı?

Belgesel, 15 Temmuz'un resmi anlatısının dışında kalan gerçekleri yeniden gündeme taşıyor. Tanıklar, teslim olan kimi askerlerin bile öldürüldüğünü, olaylar sonrasında çok ağır fiziksel ve psikolojik işkenceler uygulandığını ayrıca yargı süreçlerinde kritik delillerin değerlendirilmediğini veya kasıtlı olarak saklandığını ortaya koyuyor. 



15 TEMMUZ’UN ŞAHİTLERİNDEN İLK KEZ DUYACAKSINIZ


Belgeselin en güçlü yanlarından biri, bizzat 15 Temmuz’u yaşayanlar tarafından gerçeklerin kamuoyuna anlatılması. 

Türkiye'nin yakın tarihindeki en karanlık olaylardan biri olan 15 Temmuz 2016, üzerinden yıllar geçmesine rağmen kamuoyunda farklı yönleriyle tartışılmaya devam ediyor. O gece yaşananların merkezlerinden biri olarak gösterilen Beştepe Jandarma Genel Komutanlığı Karargâhı, resmi açıklamalara göre 15 Temmuz gecesinde darbecilerin merkeziydi.

Hazırlanan belgeselde resmi anlatıdan çok farklı bir tablo ortaya konuyor. O gece karargâhta bulunan askerlerin ve mahkemelerde savunma yapan KHK’lı subayların gözünden, o karanlık gece yeniden ele alınıyor. Belgeselde yer alan röportajlar ve mahkeme kayıtları, özellikle operasyonun yürütülme biçimi, teslim olan askerlere yönelik müdahaleler, gözaltı süreci, işkenceler ve yargılamalara ilişkin çok sayıda şahitliği tarihe not düşüyor.


TERÖR ALARMI VE GÖREV ÇAĞRILARI


Belgeselde yer alan bilgilere göre, askerler günlük ve rutin hayatlarına devam ederken aldıkları görev çağrıları ve terör alarmı üzerine birliklerine gidiyorlar. Ne var ki, kendilerini bir anda 15 Temmuz girdabının içinde buluyorlar.


“O GECE KİMİN NE YAPTIĞI DEĞİL, LİSTEDE OLUP OLMADIĞI ÖNEMLİYDİ”


Belgeselin en dikkat çekici bölümlerinden biri KHK’lı Jandarma Yüzbaşı Ümit Berber'in değerlendirmeleri.
Berber, 15 Temmuz sonrasında yürütülen soruşturmaların, çok daha önceden hazırlanmış listeler üzerinden yürütüldüğünü vurguluyor. Berber önemli tespitlerini "Aslında o gece ne yaptığınızın bir anlamı olmadı. Giden de vardı, gitmeyen de vardı. Silah alan da vardı almayan da. Burada tek konu onların listesinde misin değil misin?" cümleleri ile anlatıyor.

KARARGAH GERÇEKTEN ÇATIŞMANIN MEREZİ MİYDİ?


Belgeselde, Beştepe Jandarma Karargâhı'nın fiziki yapısı ve o gece yaşanan olaylar da ayrıntılı biçimde ele alınıyor. Tanıkların anlatımına göre o gece karargahta bulunan askerler, ne dışarıdaki güvenlik güçleriyle ne de vatandaşlarla çatıştı. Karargah tek taraflı bir atış altına alındı. Bina ise hem konumu hem de işlevi açısından, iddia edilenin aksine bir darbenin merkezi olmaya uygun değildi.



TESLİM OLDU AMA VURULDU


Belgeselde geniş yer ayrılan başlıklardan biri, 16 Temmuz sabahı Jandarma Genel Komutanlığı Karargâhı önünde, teslim olan Yüzbaşı Yasin Özdemir’in şehit edilmesi. Bir diğer ana başlık ise gözaltı işlemleri sırasında başlayan ve günlerce devam eden çok ağır işkenceler.

Belgeseldeki önemli anlatıcılardan biri olan KHK’lı Jandarma Tabip Üsteğmen Osman Elmalıca, yaşadığı çok ağır fiziksel ve psikolojik işkenceleri detaylı bir şekilde anlatıyor.

Belgeselde yer alan, mahkeme duruşmalarına dair SEGBİS kayıtları da tarihe geçecek türden. Savunmalarını yapan askerler hem sistematik işkenceleri hem de 15 Temmuz sürecine dair yaşadıklarını bir bir kayda aldırıyor.

“HEPSİNİ ÖLDÜRÜN”


Belgeselin en can alıcı bilgilerinden biri de o gece verilen ‘hepsini öldürün’ emriyle ilgili. Ümit Berber, dönemin Jandarma yöneticilerinin ve bazı siyasi isimlerin açıklamalarına atıf yaparak, teslim çağrısı yapılmadan ateş açılmadığını ve karargahtakiler için öldürme emri verildiğini anlatıyor.
 
Belgeselde, 15 Temmuz sonrasında yürütülen soruşturmalar da eleştiri konusu oldu. Röportajlarda ve mahkeme savunmalarında, olay gecesine dair sanık askerlerin masumiyetini kanıtlayacak kamera kayıtlarının mahkemeye sunulmadığı, mahkemeye verilen kamera kayıtlarında tahrifatlar yapıldığı ve bazı görüntülerin ise hiç incelenmediğinin altı çiziliyor.

ARİF ÇETİN VE TURGUT ASLAN OLAYLARI


O gecenin kritik isimleri olan dönemin Jandarma Genel Komutanlığı'nda Harekât Başkanı olan Orgeneral Arif Çetin ile Terörle Mücadele Daire Başkanı Turgut Aslan'ın tartışmalı pozisyonları da masaya yatırıldı.  

MAHKEME: ASKERLER HİÇBİR SİVİLİ ÖLDÜRMEDİ


Jandarma Karargahı Davası’nda 244 asker yargılandı. 86 jandarma personeline ağırlaştırılmış müebbet, 35’ine ise müebbet hapis cezası verildi.

Diğer yandan davaya bakan mahkeme,  belgeselde anlatılanları doğrulayacak türden çok önemli bir karara da imza attı. Yapılan balistik incelemelerin ardından mahkeme, sivil ölümlerinin hiç birinin sanık askerlerin silahından çıkan kurşunlar sebebiyle olmadığına karar verdi. 

BU BELGESELİ KAÇIRMAYIN


15 Temmuz gecesi Türkiye tarihini derinden etkileyen bir kırılma noktası olarak hafızalardaki yerini koruyor. O gece yaşanan can kayıpları ve sonrasında yürütülen kapsamlı soruşturmalar uzun yıllardır kamuoyunun gündeminde.

Hazırlanan belgesel ise bu sürece farklı bir pencereden bakıyor. Jandarma Genel Komutanlığı Karargâhı'nda görev yapan eski askerlerin tanıklıkları, mahkeme savunmaları ve olay gecesine ilişkin değerlendirmeler üzerinden resmi anlatının dışında kalan gerçekleri ortaya koyuyor.