ABD Senatosu Halkbank anlaşmasını incelemeye aldı: 'Şaşırtıcı ve kafa karıştırıcı'

Okuma Süresi 4 dkYayınlanma Cuma, Nisan 17 2026
Paylaş
X Post
ABD ile Halkbank arasında Mart 2026’da imzalanan ve bankanın suç kabulü ya da para cezası olmadan süreci kapatmasını öngören uzlaşma, Washington’da yeni bir siyasi tartışma başlattı. Demokrat senatörler, yaklaşık 20 milyar dolarlık yaptırım delme iddialarına rağmen “sıfır ceza” ile sonuçlanan anlaşmada siyasi müdahale olup olmadığının açıklığa kavuşturulması için başvuru yaptı.
ABD Senatosu Halkbank anlaşmasını incelemeye aldı: 'Şaşırtıcı ve kafa karıştırıcı'

ABD Adalet Bakanlığı ile Halkbank arasında Mart ayında varılan ve bankanın herhangi bir ceza ödemeden süreci kapatmasını öngören uzlaşma anlaşması, ABD Senatosu'nda krize neden oldu. Kaliforniya Senatörü Adam Schiff liderliğindeki beş etkili senatör, Adalet Bakanı Vekili Todd Blanche’a gönderdikleri mektupta anlaşmayı "şaşırtıcı ve kafa karıştırıcı" olarak nitelendirdi. Senatörler, sürecin arkasında Başkan Trump'a yönelik siyasi baskılar olup olmadığını ve 20 milyar dolarlık iddialara rağmen neden tek bir dolar bile ceza kesilmediğini sordu.


Amerika Birleşik Devletleri'nde yıllardır süren ve geçtiğimiz ay sürpriz bir "Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması" (DPA) ile sonuçlanan Halkbank davası, Demokrat senatörlerin hamlesiyle yeniden Washington'ın bir numaralı gündem maddesi haline geldi. Kaliforniya Senatörü Adam Schiff'in öncülüğünde; Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer, Richard Blumenthal, Ron Wyden ve Raphael Warnock'un imzasıyla 15 Nisan 2026 tarihinde ABD Adalet Bakanı Vekili Todd Blanche’a sert bir mektup gönderildi.


"SIFIR CEZA VE SIFIR SUÇ KABULÜ KAFA KARIŞTIRICI"

Senatörlerin mektubunda, Adalet Bakanlığı'nın 2012 yılına kadar uzanan ve İran'ın ABD yaptırımlarını delerek 20 milyar dolardan fazla bir kayıt dışı fon oluşturmasına yardım ettiği iddia edilen bir davada yıllar süren savcılık çabalarını çöpe attığı savunuldu.


Mektupta, "Bakanlık, Halkbank'ın hiçbir sorumluluk kabul etmediği, tek bir dolar bile para cezası ödemediği ve terör mağdurları için hiçbir tazminat içermeyen bir anlaşmayı kabul etmiştir. Bu durum şaşırtıcı ve kafa karıştırıcıdır" ifadelerine yer verildi.


Karar'da yer alan habere göre senatörlerin Adalet Bakanlığı'na yönelttiği en kritik soruların başında ise "siyasi müdahale" iddiaları geldi. Başkan Trump'ın Türkiye'deki ticari geçmişine ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile olan ilişkilerine dikkat çekilen mektupta, geçmiş yıllarda Trump'ın Erdoğan'a "Halkbank sorunu bizim için bitmiştir" dediğine dair iddialar hatırlatıldı.


Bakanlığa 30 Nisan 2026 tarihine kadar yanıtlaması için 11 kritik soru yönelten senatörler, açıkça şu soruları sordu:


Bakanlık, bu davanın çözümüyle ilgili olarak doğrudan veya dolaylı olarak Başkan'dan veya diğer siyasi yetkililerden talimat aldı mı?


Anlaşma öncesindeki dönemde Beyaz Saray ile Adalet Bakanlığı arasında Halkbank konusunda herhangi bir iletişim oldu mu?


GAZZE ŞARTI SORULDU

Adalet Bakanlığı, mahkemeye sunduğu dilekçede anlaşmanın gerekçesi olarak Türkiye'nin 7 Ekim sonrası rehinelerin serbest bırakılması ve Gazze'deki ateşkes çabalarına verdiği desteği (ulusal güvenlik ve dış politika menfaatlerini) göstermişti. Senatörler mektupta bu konuyu da irdeleyerek, "Halkbank davasının düşürülmesi, Türkiye'nin Gazze'deki yardımlarının bir şartı mıydı?" sorusunu yöneltti.