AfSV'den 15 Temmuz'un 10. yılında açıklama: Hukukun üstünlüğü ve toplumsal barış çağrısı

Okuma Süresi 4 dkYayınlanma Pazartesi, Temmuz 13 2026
Paylaş
X Post
15 Temmuz 2016'nın 10. yılı dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımlayan AfSV, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütülmediğini savunarak, son on yılda yaşanan kitlesel hak ihlallerinin sona ermesi, hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edilmesi ve toplumsal uzlaşının sağlanması çağrısında bulundu.
AfSV'den 15 Temmuz'un 10. yılında açıklama: Hukukun üstünlüğü ve toplumsal barış çağrısı

AfSV'den 15 Temmuz'un 10. yılında kapsamlı açıklama

AfSV, 15 Temmuz 2016 olaylarının 10. yılı dolayısıyla yayımladığı kamuoyu açıklamasında, geçen on yıllık süreçte yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamada, 15 Temmuz'un tüm yönleriyle aydınlatılmasını sağlayacak bağımsız ve tarafsız bir mekanizmanın kurulmadığı öne sürülürken, süreç boyunca milyonlarca insanı etkileyen kitlesel hak ihlallerinin devam ettiği ifade edildi.

Açıklamada, son dönemde bazı siyasetçiler ve medya organlarında Hizmet Hareketi'ni hedef alan söylemlerin yeniden arttığı belirtilerek, bu tür ifadelerin toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiği ve yeni hak ihlallerine zemin hazırladığı savunuldu.

"Hizmet Hareketi siyasi bir yapının parçası değildir"

Metinde AfSV'nin eğitim, diyalog ve insani yardım faaliyetlerini esas alan, gönüllülük temelinde faaliyet gösteren sivil bir toplum hareketi olduğu vurgulandı.

Açıklamada, hareketin herhangi bir siyasi partinin veya iktidar mücadelesinin tarafı olmadığı belirtilerek, siyasi tartışmalarda Hizmet gönüllülerinin hedef gösterilmesinin hukuk devleti ve demokratik ilkelerle bağdaşmadığı ifade edildi.

"Kolektif cezalandırma anlayışı sona ermeli"

Açıklamada, 15 Temmuz sonrasında yaşanan uygulamalara ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. KHK'larla gerçekleştirilen ihraçlar, tutuklamalar, mal varlıklarına el konulması, seyahat özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar ve aile bütünlüğünü etkileyen uygulamaların temel hak ve özgürlükleri ihlal ettiği savunuldu.

Metinde ayrıca, mağdur ailelere yönelik insani yardımların suç olarak değerlendirilmesinin vicdani ve hukuki açıdan kabul edilemez olduğu ifade edildi.

Hukukun üstünlüğü ve adil yargılama vurgusu

Açıklamada, demokratik bir hukuk devletinin temel ilkeleri arasında masumiyet karinesi, suçun şahsiliği, bağımsız ve tarafsız yargı ile adil yargılanma hakkının bulunduğu hatırlatıldı.

Toplumsal güvenliğin ancak hukukun üstünlüğünün sağlanması, adaletin tesis edilmesi ve kutuplaştırıcı söylemlerden uzak durulmasıyla mümkün olacağı görüşü dile getirildi.

"Uluslararası hukuk mekanizmaları devrede"

AfSV, son on yılda yaşanan hak ihlallerinin Birleşmiş Milletler insan hakları mekanizmaları ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşındığını belirtti.

Açıklamada, uluslararası mekanizmaların çeşitli dosyalarda hak ihlalleri tespit ettiği belirtilirken, bu karar ve değerlendirmelerin gereğinin yerine getirilmesinin Türkiye'nin uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleri arasında olduğu ifade edildi.

Toplumsal uzlaşı çağrısı

Açıklamanın sonunda siyasetçilere, medya kuruluşlarına, kamu kurumlarına ve kanaat önderlerine kolektif suçlama ve nefret söyleminden kaçınılması çağrısı yapıldı.

AfSV, hukuk mücadelesinin uluslararası insan hakları normları çerçevesinde sürdürüleceğini belirtirken, tüm yaşananlara rağmen gönüllülerinin barışçıl yöntemlerle eğitim, diyalog ve insani yardım faaliyetlerini sürdürmeye devam edeceğini kaydetti.


https://afsv.org/hizmet-hareketini-yeniden-hedef-alan-gerceklikten-uzak-soylemler-ve-on-yildir-suren-hukuksuzluklar-uzerine-zaruri-bir-aciklama/