Saray halka masal anlattı, Türkiye cari açıkta dünyada ikinci oldu

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Temmuz 13 2026
Paylaş
X Post
TCMB'nin verilerine göre, cari işlemler dengesi mayıs ayında piyasa beklentisi olan 1 milyar doların üzerinde gerçekleşerek 1,5 milyar dolar açık verdi. Nisan ayında cari açık 5,7 milyar dolar olmuştu.
Saray halka masal anlattı, Türkiye cari açıkta dünyada ikinci oldu

Cari açıktaki yükseliş, yüksek faiz ve Türk lirası üzerindeki baskıyı artırırken hayat pahalılığı ile vatandaşın alım gücünü de etkiliyor.

Türkiye’nin cari açığı yılın ilk aylarında hızla büyürken, uluslararası veriler ülkenin ABD’nin ardından dünyanın en yüksek cari açık veren ikinci ekonomisi konumuna yükseldiğini gösterdi. Artan enerji maliyetleri ve dış ticaret dengesindeki bozulma, ekonomideki kırılganlığı artırırken vatandaşın alım gücü üzerindeki baskıyı da büyüttü.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek cari açığın sürdürülebilir seviyelerde kalacağını belirtirken, açıklanan veriler yılın ilk dört ayında açığın 29 milyar doların üzerine çıktığını ortaya koydu. Böylece 2025 yılının tamamındaki 28 milyar dolarlık cari açık daha yılın ilk dört ayında aşılmış oldu.

DÜNYADA İKİNCİ SIRAYA YÜKSELDİ

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü verilerine göre Türkiye, geçen yılı cari açık sıralamasında ilk 10 ülke arasında tamamladı. Bu yılın ocak-mart döneminde ise 23,7 milyar dolarlık cari açık vererek ABD dışında listedeki tüm ülkeleri geride bıraktı.

Geçen yıl Türkiye’nin önünde bulunan Birleşik Krallık, Avustralya, Suudi Arabistan, Brezilya ve Romanya’nın tamamı bu yılın ilk çeyreğinde Türkiye’den daha düşük cari açık verdi.

YIL SONU TAHMİNLERİ YÜKSELDİ

Piyasalarda yıl sonu cari açık beklentisi 50 milyar doların üzerine çıktı. Garanti Yatırım ise yıl sonunda cari açığın 62,5 milyar dolara ulaşabileceğini öngördü.

Buna karşılık Arjantin’de cari açığın birkaç milyar dolar seviyesine gerilediği, enerji ithalatına bağımlı Japonya ve Hindistan’ın ise cari fazla verdiği belirtildi.

EKONOMİYE ETKİSİ BÜYÜYOR

Cari açık, ithalatın ihracattan daha yüksek olduğunu gösteriyor. Cari açıktaki artış Türk lirası üzerindeki değer kaybı baskısını artırırken yüksek faiz politikasının sürmesine de neden oluyor. Bu tablo finansman maliyetlerini yükseltirken vatandaşın alım gücü ve hayat pahalılığı üzerindeki baskının devam etmesine yol açıyor.