AİHM’den Hizmet Hareketi’ne yönelik davalar için kritik karar

Mahkeme tutuklanan 93 başvurucu hakkında özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Mahkeme 17 Mart 2026 tarihli Yaman ve Diğerleri ile Çakar ve Diğerleri kararlarında Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesini ihlal ettiğini tespit etti.
MAKUL ŞÜPHE STANDARDI KARŞILANMADI
Yaman ve Diğerleri kararı kapsamında 77 başvurucu yönünden ilk tutuklama tedbirini haklı kılacak somut bir makul şüphe ortaya konulamadığı sonucuna varıldı. ByLock kullanımı ve Bank Asya hesap hareketleri gibi olguların tek başına objektif şüphe standardını karşılamadığını belirten yüksek mahkeme Sözleşme’nin 5’e 1 maddesinin ihlal edildiğini vurguladı.
Çakar ve Diğerleri kararında ise 16 başvurucu yönünden tutukluluk kararlarının ilgili ve yeterli gerekçelere dayanmadığı saptandı. Ulusal mahkemelerin kaçma riski ve delil durumu gibi sebepleri soyut ve klişe ifadelerle tekrarladığını kaydeden AİHM bireyselleştirilmiş değerlendirme yapılmaması nedeniyle Sözleşme’nin 5’e 3 maddesi uyarınca ihlal kararı verdi.
SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI DELİL SAYILMADI
Mahkeme heyeti sosyal medya paylaşımları ve bazı kurumlarla irtibat gibi unsurların kalıp ifadelerle suç delili olarak ileri sürülmesini hukuka aykırı buldu. Darbe teşebbüsü sonrası dönemin özelliklerinin kişi özgürlüğü güvencelerini ortadan kaldırmadığını hatırlatan yargıçlar hukuk devleti ilkelerinin her koşulda korunması gerektiğini karara bağladı.
AİHM adil tatmin ilkeleri gereğince Yaman kararı kapsamındaki başvurucuların her birine 5 bin euro ödenmesini kararlaştırdı. Çakar kararı dosyasında yer alan ve süresi içinde talepte bulunan her bir başvurucuya ise 3 bin euro tazminat ödenmesi hüküm altına alınırken miktar bazında bireysel hak kayıpları tescil edildi.
OHAL SÜRECİ GÜVENCELERİ KALDIRMIYOR
Hukuki süreçte olağanüstü hal bağlamının temel hakları askıya alamayacağı bir kez daha yargı kararıyla teyit edildi. Ulusal yargı organlarının katalog suç değerlendirmesi yaparken tutuklamanın neden zorunlu olduğuna dair gerçek ve somut bir gerekçe sunması gerektiği Strasbourg merkezli mahkeme tarafından önemle paylaşıldı.
Kararlar 15 Temmuz sonrası yürütülen soruşturmalarda uygulanan tutuklama pratiklerinin uluslararası hukuk normlarıyla olan çelişkisini açıkça ortaya koydu. AİHM bireysel özgürlük haklarının darbe teşebbüsü gibi kritik dönemlerde dahi Sözleşme koruması altında olduğunu hatırlatarak benzer davalar için emsal oluşturdu.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ERTUĞRUL İNCEKUL

NUMAN YILMAZ YİĞİT

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU








