AİHM’den Türkiye’ye 5 ayrı mahkumiyet: Toplu tutuklamalar ve işkence yasağı ihlali tescillendi

Toplu tutuklamalara ağır eleştiri: “Genel ve soyut suçlamalar”
Strazburg’daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye hakkında verdiği yeni kararlarla özellikle 2016 sonrası toplu tutuklamalardaki sistematik sorunları bir kez daha kayda geçirdi.
Yaman ve Diğerleri v. Türkiye (77 başvurucu) ile
Çakar ve Diğerleri v. Türkiye (16 başvurucu) dosyalarında toplam 93 kişi için:
Özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine hükmedildi.
Tutuklamaların somut ve bireyselleştirilmiş makul şüpheye dayanmadığı belirtildi.
ByLock, Bank Asya, sosyal medya paylaşımları ve irtibat kayıtlarının tek başına yeterli delil sayılamayacağı vurgulandı.
AİHM, ulusal mahkemelerin şablon gerekçelerle karar verdiğini, kişiye özgü değerlendirme yapılmadığını belirtti.
Başvuruculara:
Yaman dosyasında kişi başı 5.000 Avro,
Çakar dosyasında kişi başı 3.000 Avro
manevi tazminat ödenmesine karar verildi.
Gezi Parkı kararı: “Kırmızı Giyen Kadın” dosyasında işkence yasağı ihlali
AİHM, 2013 Gezi Parkı protestolarında polisin yüzüne çok yakın mesafeden biber gazı sıktığı Ceyda Sungur başvurusunda:
İşkence ve kötü muamele yasağının ihlal edildiğine,
Gaz kullanımının “kesinlikle gerekli olmadığına”,
Uygulamanın aşağılayıcı muamele niteliği taşıdığına
hükmetti.
Mahkeme ayrıca:
Polis memuruna verilen cezanın HAGB ile etkisizleştirilmesini,
Sadece ağaç dikme cezası verilmesini,
Memurun görevden uzaklaştırılmamasını
caydırıcılığı ortadan kaldıran unsurlar olarak değerlendirdi.
Sungur’a toplam 11.900 Avro tazminat ödenecek.
OHAL Komisyonu kararı: “Mahkemeye erişim hakkı ihlal edildi”
Bir diğer kararda AİHM, KHK ile ihraç edilip OHAL Komisyonu kararıyla göreve dönen bir öğretmenin:
Açıkta kaldığı döneme ilişkin maaş ve haklarının eksik ödenmesi nedeniyle yaptığı başvurunun
“süre aşımı” gerekçesiyle reddedilmesini
mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak değerlendirdi.
AİHM, idarenin “tebliğ ettik” iddiasını kanıtlayamamasını ve belirsizliğin başvurucu aleyhine yorumlanmasını orantısız buldu.
Başvurucuya 1.500 Avro tazminat ödenecek.
Cezaevindeki telefon görüşmesi nedeniyle verilen hücre cezası: İfade özgürlüğü ihlali
Menemen Cezaevi’nde tutuklu bir kişinin eşiyle yaptığı telefon görüşmesinde sarf ettiği sözler nedeniyle verilen 5 günlük hücre cezası da AİHM’den döndü.
Mahkeme, başvurucunun:
Özel bir görüşmede konuştuğunu,
Sözlerin kamuya açık olmadığını,
Şiddet çağrısı içermediğini,
Kurum görevlilerine yönelik doğrudan tehdit oluşturmadığını
belirterek cezanın orantısız müdahale olduğunu açıkladı.
Türkiye, başvurucuya 1.000 Avro manevi tazminat ve 500 Avro yargılama gideri ödeyecek.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ORHAN KESKİN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

TÜRKMEN TERZİ

ABDULLAH AYMAZ

Adalet Bakanı'nın tapu kayıtlarını sorgulayan müdü...

Yatırım altın ve konuttan, faiz ve borsaya kayıyor

Muhittin Böcek birşeye mi zorlanıyor? Akın Gürlek,...

Dogalgaz ve Elektiriğe Nisan ayında zam yolda mı?

ABD paraşütçü birliklerin Ortadoğu'ya doğru yola ç...






