Bakan Çiftçi: CHP'ye polisin girmesini Kılıçdaroğlu yönetimi istedi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, CHP Genel Merkezi’ne polis zoruyla girilmesine ilişkin açıklamalarda bulundu.
El Cezire’ye konuşan Çiftçi açıklamalarında, polis ekiplerinin Kılıçdaroğlu yönetiminin talebiyle CHP Genel Merkez binasına girdiği’ açıkladı. Çiftçi açıklamasında, “Davalı ve davacılar kendi aralarında anlaşamadı. CHP yönetimiyle son ana kadar diyalog içindeydik” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu yaşananların ardından yaptığı ilk açıklamada “CHP tarihinde ilk kez milletvekilleri, PM üyeleri ve YDK üyelerimiz parti binamıza alınmadı. Bundan daha kötü ne olabilirdi? Birlikte karar verme yolu aradık. Ancak tüm bu çabamız arkadaşlarımız tarafından karşılıksız bırakıldı. Ve ortaya benim de çok rahatsız olduğum bu tablo çıktı” ifadelerini kullanmıştı.
CHP’YE POLİS GİRDİ ORTALIK KARIŞTI
CHP’ye mutlak butlan kararının ardından, Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne 23 ve 24 Mayıs’ta iki ayrı dilekçe veren Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, ‘gerekli işlemlerin yapılmasını’ talep etmişti.
Ankara Valiliği de Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik’in başvurusu üzerine CHP Genel Merkezi’nin teslim edilmesi için Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne talimat verildiğini duyurmuştu.
‘KILIÇDAROĞLU YÖNETİMİ İSTEDİ’
Bakan Çiftçi, olayı şöyle anlattı: “CHP içindeki davalı tarafların birbirleriyle görüşme yaparak Genel Merkezi kendi iradeleriyle boşaltmaları; bu işlemi kendi aralarında suhuletle çözebilmeleri için zaman tanındı. Ancak CHP içindeki davalı ve davacı taraflar kendi aralarında anlaşmadılar ve mahkeme kararı, yine CHP yönetiminin talebiyle güvenlik birimlerimiz tarafından uygulanmak durumunda kalındı. Devlet kurumlarını siyasî tartışmaların ve parti içi gerilimlerin parçası hâline getirmeye yönelik yaklaşımlar demokratik siyaset kültürünün tahrip edilmesi amacına matuftur. Muhterem Cumhurbaşkanımıza, Cumhurbaşkanlığı makamına ve devletimizin anayasal kurumlarına yönelik tehdit, hakaret ve hedef gösterme girişimleri demokratik siyasetle ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Demokratik siyasetin doğasında eleştiri ve protesto hakkı bulunmaktadır ancak tehdit, hedef gösterme, provokasyon ve kamu düzenini riske atan söylem ve girişimler bu sınırı aşar ve demokratik siyaset zeminine zarar verir.”
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

HÜSEYİN YAĞMUR

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU

CUMA KARAMAN

KADİR GÜRCAN

Tenkisata gidildi! Özgür Özel’in koruma ekibinin y...

İsrail Gazze'de katliamlarını sürdürüyor: 72 bin 7...

İran'dan Hürmüz Boğazı açıklaması: "Geçiş ücreti i...

Trump'tan Türkiye için de İbrahim anlaşması şartı

İşte Türkiye'ye mutlak butlan projesinin bir hafta...






