Bakırhan’dan NATO Zirvesi tepkisi: Ankara halkı kendi kentinde fazlalık gibi görülüyor

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda 2026 NATO Zirvesi, savunma harcamaları, Ankara’daki güvenlik uygulamaları ve ekonomik koşullara ilişkin açıklamalarda bulundu. NATO zirvelerinin küresel siyasetteki yönelimleri gösterdiğini söyleyen Bakırhan, uluslararası sistemde kurallara dayalı düzenin çözülme yaşadığını savundu. Bakırhan, “NATO toplantılarını parti olarak yakından takip ediyoruz. Çünkü NATO zirveleri, dünyanın hangi yöne savrulacağını herkesten önce haber veren açık sinyallerdir. Bu kürsüden de defalarca dile getirdik. Bugün kurallara dayalı uluslararası düzen ağır bir çözülme yaşıyor. Dünyada neredeyse herkesin gücü oranında yetki kullandığı, gücü kadar söz söylediği bir dönemden geçiyoruz. Herkesin uyacağını söylediği kurallar çöküyor. Bunun yerini dünyada “gücü yeten yener” anlayışı alıyor. Kuralsızlık büyüdükçe diplomasi geri çekiliyor, savaş dili normalleşiyor. Öyle bir tabloyla karşı karşıyayız ki, savaş çığırtkanlığı yapanlara bile insanlar neredeyse normalmiş gibi bakmaya başladı.” dedi.
NATO bir savaş aygıtına dönüşmüştür
NATO’nun artık savunma ittifakı niteliğini kaybettiğini savunan Bakırhan, Ankara’da yapılacak zirveyi NATO 2030 konseptinin devamı olarak gördüklerini söyledi. Bakırhan, şunları söyledi: “İşte tam da böyle bir kırılma anında NATO’nun ne işe yaradığını sormamız gerekiyor. Bir zamanlar “savunma ittifakı” olarak kurulan NATO, bugün artık bir savaş ve hegemonya aygıtına dönüşmüş durumda. Genişleme politikaları yeni gerilim hatları yaratıyor. Üye ülkelere ağır askeri, mali ve sanayi yükümlülükleri dayatılıyor. Bunun ne anlama geldiğini hepimiz biliyor ve yaşıyoruz. Halkların bütçesi, güvenlik gerekçesiyle silaha aktarılıyor. Hepsinden önemlisi, bütün bunlar halkların gözünden uzakta, hiçbir denetime tabi olmadan kararlaştırılıyor. Şeffaflık yok, hesap verme yok.”
NATO zirvesi için 12 milyar TL harcandı!
Tuncer Bakırhan, zirve öncesinde Ankara’da alınan güvenlik önlemlerini eleştirdi. Kentteki uygulamaların yurttaşların günlük yaşamını etkilediğini belirten Bakırhan, NATO karşıtı eylemler kapsamında yüzlerce kişinin gözaltına alındığını ve 175 kişinin tutuklandığını söyledi. Şu ifadeleri kullandı: “Şimdiye kadar söylediklerimiz, zirve daha başlamadan teyit edildi. Ankara’ya bakın; kent adeta açık cezaevine çevrildi. Bir zirveye mi hazırlanılıyor, savaşa mı hazırlanılıyor belli değil. Ellerinden gelse “evinizin penceresini bile açmayın” diyecekler. Koca başkent, birkaç protokol aracının rahat geçişi için resmen kapatılıyor. Bazı liderlerin sabah koşusu için parkların kapatılacağı konuşuluyor. Ankara’da yaşayanlar, kendi kentlerinde neredeyse fazlalık gibi görülüyor. Zirve başlamadan yüzlerce arkadaşımız gözaltına alındı, 175 kişi tutuklandı. Bu tutuklamaların tamamı haksız, hukuksuz ve keyfidir. Gözaltında arkadaşlarımıza sorulan soruları okudum. Böyle bir saçmalık olamaz, böyle bir absürtlük olamaz. Ne yapalım, dünyada yeni savaş kararları alınırken alkış mı tutalım? Yok böyle bir dünya.”
Bakırhan, zirve hazırlıkları için yaklaşık 12 milyar TL harcandığını, bunun 9,5 milyar TL’sinin yol çalışmalarına ayrıldığını ifade etti. Protokol güzergâhındaki dikey bahçeler için 69 milyon TL harcandığını söyleyen Bakırhan, bu kaynakların halkın beklediği hizmetlere ayrılması gerektiğini savundu. Bakırhan, şöyle konuştu: “İki günlük bir etkinlik için şimdiye kadar yaklaşık 12 milyar TL harcandığı ifade ediliyor. Mesela yolların yapımına 9,5 milyar lira harcanmış. Protokol yolundaki göz zevki için ise 69 milyon TL’lik dikey bahçeler yapılmış. Alçılar sıvalar boyanıp üzerine NATO ve barış afişleri yapıştırılmış. Yolların yapılması, çiçeklerin ekilmesi için bu memlekete illa bir askeri zirve mi gerekiyor? Hakkâri’nin yolu ne olacak? Halkın yıllardır beklediği hizmetler ne olacak?”
Gerçek kriz mutfaktadır!
Bakırhan, NATO üyesi ülkelerin askeri harcamalarını yüzde 5’e çıkarma kararının Türkiye’ye yıllık 40 milyar dolarlık yük getireceğini savundu. Bu harcamaların eğitim, sağlık, ücretler ve sosyal destekler için kullanılabilecek kaynakları azaltacağını belirtti. Türkiye’de yoksulluk sınırının 114 bin 576 liraya ulaştığını söyleyen Bakırhan, ekonomik koşullar üzerinden iktidarı eleştirdi. Bakırhan, şu ifadeleri kullandı: “Çok açık şekilde ifade etmek istiyorum: Bu ülkede gerçek kriz mutfaktadır. Gerçek güvenlik sorunu halkın açlığıdır. Gerçek beka sorunu çocukların okula aç gitmesidir. Gerçek tehdit, halkın emeğinin savaş bütçelerine aktarılmasıdır. Halkların güvenliği, devletlerin silah deposunda değil; eşit, özgür ve demokratik yaşamda başlar. Kalıcı barışın yolu; bölge halklarının, demokratik güçlerin, kadınların, emekçilerin ve inanç topluluklarının söz sahibi olduğu müzakere zeminlerinden geçer. NATO, dünyayı güvenliğe değil, savaşın gölgesine alıştıran eski bir korku mimarisidir. Bu yüzden halkların geleceği adına artık tarihin müzesine kaldırılmalı; yerini eşitlikçi, demokratik ve barışçıl bir uluslararası düzen almalıdır.”
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ABDULLAH AYMAZ

KADİR GÜRCAN

ŞERİF ALİ TEKALAN

ARİF ASALIOĞLU













