McGovern’dan Trump’a çağrı: Türkiye’deki demokratik gerilemeyi gündeme taşıyın

Okuma Süresi 7 dkYayınlanma Salı, Haziran 30 2026
Paylaş
X Post
Lantos human rights Commission demokrat eş başkanı James P. McGovern, ABD Başkanı Donald Trump'a Türkiye'deki insan hakları ihlalleri konusunda mektup gönderdi. Mektup'ta Trump'tan Erdoğan'la NATO Zirvesi'nde yapacağı görüşmede bunları dile getirmesi istendi.
McGovern’dan Trump’a çağrı: Türkiye’deki demokratik gerilemeyi gündeme taşıyın

Kongre Lantos İnsan Hakları Komisyonu Demokrat es başkanı Massachusetts Milletvekili James McGovern, ABD Başkanı Donald Trump’a Nato Zirvesi öncesinde 3 Haziran‘da yapılan insan hakları oturumunda ele alınan konuları ve gündeme getirilen talepleri içeren bir mektup gönderdi. Mektupta Türkiye’deki insan hakları ihlallerinin Erdoğan’la yapılacak görüşmede diye getirilmesi istendi.

Mektupta şu ifadelere yer verildi:


Sayın Başkan,

NATO Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapacağınız görüşme öncesinde, Türkiye’de insan hakları ve demokrasinin desteklenmesini gündeme getirmenizi rica ediyorum. Türkiye son yıllarda ciddi bir demokratik gerileme ve ağır insan hakları ihlalleri yaşamaktadır. Bunlar arasında siyasi muhaliflerin hapsedilmesi, gözaltındaki kişilere yönelik işkence ve kötü muamele ile ifade ve toplanma özgürlüklerine yönelik baskılar bulunmaktadır.

Demokratik kurumlar sistematik biçimde zayıflatıldı

2003 yılından bu yana iktidarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki Türkiye hükümeti, demokratik normları ve kurumları sistematik biçimde zayıflatmıştır. Erdoğan, iktidarını sürdürmek amacıyla devletin gücünü siyasi rakiplerini hedef almak için kullanmıştır. Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en önemli siyasi rakibi olarak görülen, halkın oylarıyla seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’dur. İmamoğlu bir yılı aşkın süredir tutuklu bulunmakta ve ömür boyu hapis cezasına yol açabilecek, siyasi saiklerle açıldığı ileri sürülen yolsuzluk suçlamalarıyla yargılanmaktadır.

İmamoğlu gibi, Türkiye’de hükümetin siyasi muhaliflere, protestoculara, insan hakları avukatlarına, bağımsız gazetecilere ve dezavantajlı ya da risk altındaki toplulukların üyelerine yönelik baskıları sonucunda binlerce düşünce mahkûmu bulunduğu belirtilmektedir. Bir diğer dikkat çekici örnek ise Halkların Demokratik Partisi’nin eski eş genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi rakiplerinden Selahattin Demirtaş’tır. Demirtaş, terör suçlamaları ve “Cumhurbaşkanına hakaret” iddialarıyla yaklaşık on yıldır tutuklu bulunmaktadır.

ABD daha etkin rol üstelnmeli

ABD Temsilciler Meclisi Tom Lantos İnsan Hakları Komisyonu’nun 3 Haziran 2026 tarihli oturumunda konuşan uzman tanıklar, Türkiye’deki demokratik gerilemenin durdurulması ve insan haklarına saygının yeniden tesis edilmesi için ABD’nin daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Tanıklar, Türkiye’nin giderek otoriter bir yapıya dönüştüğünü ifade etmiştir. Devlet yetkilerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinde toplanmasının; yargı bağımsızlığının ve hukukun üstünlüğünün zayıflaması, bağımsız gazetecilik ve sivil toplumun baskı altına alınması, seçilmiş siyasetçilerin görevden uzaklaştırılması ve farklı meslek gruplarından muhalif kişilerin hapsedilmesiyle birlikte gerçekleştiği belirtilmiştir.

Türkiye’deki otoriterleşme sürecinin, Türkiye ve ABD halklarının ortak demokratik değerleriyle bağdaşmadığı ifade edilmektedir. Ayrıca bunun, işleyen demokratik siyasi sistemler ve demokratik kurumlar temelinde istikrar ve iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan NATO İttifakı’nın hedefleri açısından da olumsuz bir unsur olduğu değerlendirilmektedir.

Bu hedeflerin desteklenebilmesi için NATO Zirvesi’nin, Türkiye hükümetiyle bu kaygıların doğrudan ele alınacağı önemli bir fırsat olduğu düşünülmektedir. Zirvenin, bu konuların gündeme taşınması ve ABD-Türkiye ilişkilerinin İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile NATO’nun temel değerleri olan bireysel özgürlük, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü doğrultusunda yeniden şekillendirilmesine katkı sağlayabileceği belirtilmektedir.


Gündeme getirilmesi istenen konular

Bu çerçevede sizden özellikle şu hususları gündeme getirmenizi rica ediyorum:

    Ekrem İmamoğlu ve Selahattin Demirtaş başta olmak üzere tüm düşünce mahkûmlarının serbest bırakılmasını ve devlet politikalarının ifade özgürlüğü ile muhalefet hakkına saygı gösterecek şekilde yeniden düzenlenmesini savunmanız,

    Düşünce mahkûmları, darbe sonrası siyasi davalar, yargı bağımsızlığındaki gerileme, “rehine diplomasisi”, sınır ötesi baskılar ve toplu cezalandırma uygulamalarını belgeleyen bağımsız kuruluşlara mali destek sağlanması,

    ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye İnsan Hakları Raporlarında siyasi mahkûmlar, siyasi sürece katılım özgürlüğü, barışçıl toplanma hakkı ve insan hakları örgütleri dâhil sivil topluma yönelik kısıtlamalar konularına yeniden yer verilmesinin sağlanması,
 

  Türkiye’de halkın yöneticilerini açık, rekabetçi ve gerçekten özgür seçimlerle belirleyebilmesi için serbest ve adil seçim çağrısında bulunulması,
    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye hakkında verdiği tüm kararların uygulanması için çok taraflı uluslararası girişimlerin desteklenmesi ve Türkiye hükümetinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında bağlayıcı kararları yerine getirmesinin talep edilmesi,
   

Türk halkına bağımsız bilgi kaynakları sunan programlara, özellikle Voice of America’nın Türkçe servisine ve iki ülke halkı arasındaki eğitim ile kültürel ilişkileri geliştiren Fulbright Programı’na yeniden finansman sağlanması.

NATO Zirvesi vesilesiyle Amerikan halkının Türkiye’de demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına verdiği desteği açık biçimde ifade etmenizi saygıyla rica ediyorum.

Saygılarımla