Hüseyinler yolu

Okuma Süresi 6 dkYayınlanma Salı, Haziran 30 2026
Paylaş
X Post
Hüseyinler yolu

Asrın Hatibi diyor ki:

“Allah’ın evliyalarından birisi olarak bildiğim Ali Ünal için ve yaşanan bu süreçte hapisteki ve gaybubetteki arkadaşlar için dua dua yalvarmalıyız. Onlara her türlü konuda yardımcı olmalıyız.

“Bu yol Hüseyinler yolu. Zâlimlere boyun eğmek yok, münafığa hoş görünme yok, yezitlere boyun eğmek yok. Biz bu Hizmete gönül verdik. Ey zalimler şunu bilin ki, Allah davasına sahip çıkanları Allah asla zâyi etmez. O’nun nurunu hiçbir güç söndümez. Yüzüm süreyim eşiğine, kovma ne olur, yeter artık dolaştığım avâre avâre İlahî!..

“Cumhuriyetle birlikte medreseler öldü, mektuplar ölü doğdu… Ben Edirne’de Üç şerefeli Camii’nde imamlık yaparken Ramazan Ayında  TESBİH NAMAZI kıldırdım. Edirne’de kimse Tesbih Namazı bilmiyormuş. Bayanlar bile tesbih namazı kılmaya gelmişlerdi. Çünkü hoşlarına gitmiş. Cumhuriyet bizlere neleri unutturmuş neleri.

“İsmi Kuddüs’ün ismini okutmuşsun, talebeye borç vermişsin. Fakirliğe, ihtilafa ve cehâlete karşı mücadele etmişsin, çağın üç vebasına karşı mücadele etmişsin, belâ ve musibet çağlayanına dalmışsın, haklarında iddianâme bile hazırlamamışsın, o arkadaşlar bilmelidirler ki, çağın Yusufları olmak için Yusuflaşmak için cebri olarak Allah oraya koymuş onları. Kendilerini bilmeden birer veli olarak çıkacaklar; Allah’ın izni ile kapılar bir gün kale kapısı gibi açılacak. Ak alınlarıyla Allah’ın huzuruna çıkacaklar. Çünkü onların günahları yok; burs vermişler. Cehalete karşı olmuşlar. Allah onları arındırıyor her birisini inşaallah birer mürşid olarak çıkacaklar. Görüldükleri zaman Allah hatırlanacak  zulme uğramış bu insanlar, SS’ler geldikleri zaman yumrukla  karşılık vermemişler, tûh dememişler, yazıklar olsun  dememişler, tebessüm ede ede zindana gitmişler, zindanda ibadetlerini artırmışlar. Elhamdülillah… Allah’ın izniyle günahsız girdiler, yığın yığın sevaba gark olacaklar  inşaallah, çıkacaklar, bela ve musibetlere maruz kalma sevabı kazandırır. Derin ibadet, haramsız bir hayat sürdürme inayetini Allah onlara nasip edecek ve Allah onları serfiraz kılacaktır. Onlar Allah’ın inziyle kazandılar, katiyen inanıyorum mazlum umduğuna erecektir. Allah’ın izniyle vesselam.

“Dua edin; zira ızdırar (zorda kalmışlığın) lisanıyla yapılan dualar, umumî yapılan dualar kabule yakın olur. Ama duaların kabulü için bir vakt-i merhunu (gerçekleşme vakti) var onu da Allah bilir.

“Bugün bu işkence yapanlar katiyen insan olamazlar, hele hele Müslüman hiç olamazlar. Ne olur Allah’ım zindanda, sıkıntıda, gaybubette ve hicrette kadını ve erkeği ile bütün kardeşlerimizi bir an önce kurtar, masum insanlara yapılan zulümlerin en acımasız  olduğu şu dönemde; Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler.

“Para-lâl (parayı alınca sesini kesen, lâl kesilen dilsiz şeytanlar)  yalan ve iftira atan binlercesi şu an hepsi zift medyasındalar.

“Ses ver yiğidim ses ver! Yoksa beni duymuyor musun? Her türlü zulme rağmen dimdik ayakta duran yiğitlere selam olsun.

“Temkin, tedbir ve teyakkuz içinde sohbete, hizmete devam. Kıvama çok ihtiyacımız var.

“Her şey Allah’tandır. Madem öyledir, ümitsizlik niye?  İnsan içine şevk akmalı, şevkle oturup kalkmalı. O’na (c.c.)  verdiği sürece şevk içinde olursunuz. İnsanın en büyük sermayesi, insanın âcizliği ve muhtaçlığıdır. Ya insanın âciz ve muhtaç bir varlık olduğunu idrak etmesi ve şuurla hareket etmesidir. İşte hayatını bu sermayeye göre değerlendiren Allah’ın nimetler sağanağına muhatap olur. Âcizlik ve muhtaçlığını bilmeyen nâdanlar kendilerini arz altındaki öküz zannediyorlar. Sanki o olmazsa, arz yıkılır ve her şey biter, yok olur.

“Günümüzde cehalet, insanın kendini, ahsen-i takvimi bilmemesiyle başlar. Kendini bir şey sanar, bir şey görür. O olmazsa olmaz görür ve kendini her şeyin merkezine kor. Kendini okumayan ne olursa olsun haddini  bilmez câhilin tekidir. İnsan kendini bilmedikten sonra  okudukları ve bildikleri ne işe yarar ki?

“Biliyorsunuz Sızıntı dergisinde yayınlanmıştı: Sıza sıza göl olur, akar akar yol olur. Yaradan dileyince, az çoklardan bol olur.” Gözyaşları bir gün Çağlayan olur.

“İslam coğrafyası şeytanın top koşturduğu futbol sahasına döndü. Sahadakiler de tango  giydirilmiş. İslam milletinin zavallı evlatları… Zavallı İslam dünyası…  Nâdanların elinde öksüz ve perişan. İşte benim yurdum: Irak, Suriye, Yemen ve Libya… İmreneceğiniz bir örnek var mı?”

(H.E’nin özel sohbetlerinden)