Bela ve Musibetlerin Hikmetleri
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Pazartesi, Aralık 28 2020
Paylaş
X Post
"Bilhassa Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra inkârcılık ve dinsizlik artmıştır. Çünkü milyonlarca insan niye öldü? Merhametli Tanrı niye müsaade etti, diye itirazlar başlamış ve bilhassa başta sözünü ettiğimiz Veba gibi romanlar da bu itirazları şiddetli şekilde körüklemiştir…"
Abdullah Aymaz | samanyoluhaber.com
Bela ve Musibetlerin Hikmetleri
İnsanları inkâra sürüklemek için Albert Camus "Veba" isimli bir kitap yazmıştır. Yazarın kafasında kurguladığına veya yaşanmış bir olaya göre, bir Hıristiyan ülkede veba salgını baş gösterir. Bir papaz ev ev dolaşıp insanları teselli etmeye çalışır. İnkârcı birisi de hastalığı vesile edip merhametli bir tanırının olmadığını telkine çalışır. Sonra bunlar bir evde karşılaşırlar. Papaz, “Tanrı çok merhametlidir, günahlarınızı affetmek ve sizi temizlemek için bu salgını sizin başınıza musallat etti… v.s…” şeklinde sözlerle teselli etmeye çalışır. O münkir “Peki peder! Bu büyüklerin günahı vardı da vebaya tutuldu diyelim bu çocukların ne günahı vardı?” der. Papazın da kafası atar, o da dinsiz olur. Kitabın özeti bu. Bunu insanları evrimci ve materyalist yapmak için çok kullandılar. Tabii musibetlerin gelişi günahlara kefaretten başka bir hikmet bilmeyenler için bir tuzak soru; inanan insanları, çıkmaz bir sokağa hapsetmek için çok uygun bir kurgu… Ama, İslâmiyet ve İslam âlimleri pek çok hikmeti ortaya koyarak bütün itirazlara cevap verecek ve bütün tuzakları geçersiz hale getirecek gücü ortaya koymuşlardır. Elbette en başta günahlara keffaret olma hikmeti vardır. Hatta çoğu günahları da Allah affeder. (Şûrâ Sûresi, 42/30)
İkincisi, masumluk sıfatına sahip peygamberlerin ve diğer masum insanların başlarına gelenler ise, sabırlarını sınamak, derecelerini yükseltmek içindir. Derecelerine göre bazı insanların durumu da böyledir. Onun için biz, başına bela ve musibet gelen herkesi günahkar göremeyiz. En azından hüsn-i zanla, insanlar hakkında böyle düşünmek zorundayız. Çünkü hüsn-i zannın bir zararı yoktur ama sû-i zanda bulunmak insanı günaha sokar.
Üçüncüsü, imtihan sırrı bozulmamak için çocuklara ve masumlara da umûmî bela ve musibetten bazı şeyler isabet edebilir: “Öyle bir musibetten s
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Saraya şok: Yargı o acele kamulaştırmaya 'dur' dedi2.Koruma adı altında sansür mü? Instagram, X, Facebook’a e-devlet şifresiyle girilecek3.DSÖ Genel Direktörü’nden hantavirüs açıklaması: Daha fazla vaka görülmesi mümkün4.AKP'den TV'lere yönelik girişim: Kaldırılsın...5.DEM Parti süreçteki gecikmelerden endişeli olduğunu açıkladı

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU
ÇOK OKUNAN HABERLER












