Şahiti kan donduran işkenceleri anlattı: 'Gökhanı döve döve öldürdüler!'

Okuma Süresi 4 dkYayınlanma Cumartesi, Mayıs 30 2026
Paylaş
X Post
KHK ile ihraç edilen öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun 2016 yılında İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltında hayatını kaybetmesine ilişkin yeni tanıklıklar kamuoyuyla paylaşıldı. Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan ve daha sonra bu konuda resmi makamlara dilekçe veren avukat Engin Emrah Biçer, yaşadıklarını ayrıntılarıyla anlattı.
Şahiti kan donduran işkenceleri anlattı: 'Gökhanı döve döve öldürdüler!'

15 Temmuz'un ardından 22 Temmuz 2016’da gözaltına alınan ve daha sonra tutuklanan avukat Engin Emrah Biçer, Açıkkollu ile yaklaşık on gün boyunca İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde aynı nezarethanede kaldığını belirtti. Biçer, Açıkkollu’nun gözaltında sistematik şekilde darp edildiğini, çeşitli zamanlarda ifade alınacağı gerekçesiyle üst katlara götürüldüğünü ve her dönüşünde fiziksel ve psikolojik olarak daha kötü durumda olduğunu söyledi.


Biçer’in anlatımına göre, Açıkkollu özellikle gece saatlerinde sorgu adı altında emniyet binasının üst katlarına çıkarılıyor, saatler sonra yorgun, korkmuş ve darp edilmiş halde nezarethaneye geri getiriliyordu. Açıkkollu’nun kendilerine, sorgu sırasında darp edildiğini ve “Vurmayın Allah aşkına” dediğinde kendisine “Burada Allah yok” şeklinde karşılık verildiğini anlattığı öne sürüldü.


Avukat Biçer, gözaltı süresince Açıkkollu’nun hem şeker hastalığı hem de yaşadığı yoğun stres nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşadığını ifade etti. Bir sorgu sonrasında şeker komasına girecek kadar kötüleştiğini anlatan Biçer, buna rağmen sorguların sürdüğünü iddia etti.


Röportajda dikkat çeken bir diğer iddia ise, bazı polislerin diğer gözaltındaki kişilerin duyabileceği şekilde Açıkkollu’ya yönelik tehditlerde bulunduğu yönündeydi. Biçer, bir polis memurunun Açıkkollu’ya, önceki gece sorgunun yarım kaldığını ve bu nedenle yeniden götürüleceğini söylediğini aktardı.


Biçer, Açıkkollu’nun vücudundaki darp izlerinin gözle görülür durumda olduğunu ve Adli Tıp muayeneleri sırasında bunların kayıt altına alındığını belirtti. Bir kadın doktorun morlukları ve yaralanmaları raporlayarak fotoğrafladığını ifade eden Biçer, bu kayıtların resmi dosyalarda bulunması gerektiğini söyledi.


Açıkkollu’nun ölümünden sonra cezaevinde bulunduğu sırada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir dilekçe gönderen Biçer, dilekçesinde Açıkkollu’nun gözaltında işkence sonucu hayatını kaybettiğini ve buna çok sayıda kişinin tanıklık ettiğini yazdı. Söz konusu dilekçenin, olayın resmi kayıtlara geçirilmesinde önemli belgelerden biri olduğu belirtiliyor. Anayasa Mahkemesi’nin kısa süre önce açıkladığı ihlal kararında da bu dilekçeye atıfta bulunulduğu ifade ediliyor.


Yaklaşık 27 ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilen ve halen Avrupa’da yaşayan Biçer, aradan geçen yıllara rağmen yaşadıklarını unutamadığını söyledi. Gözaltında Açıkkollu’ya işkence yaptığını iddia ettiği bazı polis memurlarını bugün görmesi halinde teşhis edebileceğini belirten Biçer, olayla ilgili tüm tanıklıkların kayıt altına alınması gerektiğini savundu.


Gökhan Açıkkollu, 5 Ağustos 2016 tarihinde gözaltında bulunduğu sırada hayatını kaybetmişti. Ölümüne ilişkin süreç, Türkiye’de gözaltında kötü muamele ve işkence iddialarının en çok tartışılan örneklerinden biri olmaya devam ediyor. Anayasa Mahkemesi, Nisan 2026’da açıkladığı kararında yaşam hakkı ve etkili soruşturma yükümlülüğü yönünden ihlal tespit etmişti.


Dikkat çeken röportajı aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz!