Bunlar neyin sigortası?

Okuma Süresi 7 dkYayınlanma Pazartesi, Mayıs 11 2026
Paylaş
X Post

Daha bir ay önceden bayram tatili rehavetine girildiğine göre iktidarın Mayıs Ayı'nı da heba edeceğini ve yine top çevirerek zaman kazanmaya çalışacağını tahmin etmek zor değil. Senenin yarısı yine geçti ve memur, işçi ve emekli için vaad edilen zamlar hala belirsiz. Konuyla ilgili bakanlık ve resmi kuruluşlar bir sonraki zam için sadece zar atıp rahatlıyorlar. Meclis yoklamalarında sınıfın neredeyse yarısı yok! Hangi problemi çözeceksiniz?


Aslında “Veremiyoruz!” deyiverseler de herkes rahat edecek ama, onlar yine de yiğitliğe halel gelmesinden endişeliler. “Ağır yürü, hükümet zannetsinler!” rutininde iki ileri bir geri adımlara devam.


Nedense, ekonomisi kötü olan ülkeler savaş yatırımlarını sergilemekten garip bir şehvet duyuyorlar. İki asır öncesi gerçekleşen sanayi devrimi, savunma sanayilerini ihtiyaca göre belirleme konusunda ısrarlı. Sadece gövde gösterisi ya da otokratik idarelerde “İyi saatlerde olsunlar!”ın neşesi kaçmasın diye halkın acil ihtiyaçlarını görmezden gelip milli geliri heba etmek alışılmış iktidar saplantılarından. 


Rastlantı bu ya! Ekonomik sıkıntılarla ay sonunu ötelemek için uğraşan iktidar ne zaman dara düşse iki can simidine tutunuyor. İlki herkesin kanıksadığı, petrol, havagazı, değerli madenler ve yaz mevsimi yabancı turist patlamaları. Ya da First Family mensuplarının dahil olduğu savunma sanayii envanterine yeni gemi, uçak, füze o da olmazsa yerli ve milli üretim otomobilin bir üst modeli boy gösteriyor. İlk aklımıza gelipte buraya koyduğumuz kalemler gündeme düştüğünde ekonomiden sorumlu bakan derin bir sessizliğe bürünüyor. Düne kadar kendisine kurtarıcı gözüyle bakan iktidar tutkunları şimdi, “Ya sen git ya biz göndereceğiz!” diyerek parmak sallıyor ve diş biliyorlar.


Kaç kez tekrar ettiğimi hatırlamıyorum ancak, tekrarında fayda var. Türkiye'nin mevcut iktidar ve bundan sonra gelecek üç-beş iktidar döneminde uzun süreli ciddi bir savaşı kaldırabilecek gücü olmayacak. Geçtiğimiz yirmibeş yılın enkazını temizlemenin neye mal olacağını ekonomi duayenleri de bilmiyor. Ekonomi değerlendirme kuruluşlarının şimdiye kadar Türkiye hakkındaki tahminleri er-geç mutlaka tuttu. Sadece dolar ve benzin fiyatlarına bakmanız yeterli. Halep oradaysa arşın burada! 


Son günlerde yerli üretim olduğu iddia edilen roket, gemi, uçaksavar ve helikopterler görücüye çıkarılıyor. Adeta “Son altı aydır bir şey üretemedik. Şimdilik bunları ziyaret ederek milli hamasetinizi teskin edin!” diyorlar. Saray Medyası'nın hemen her hafta Türkiye'nin ordu gücü ve lojistik açısından girdiği sıralamaların hiçbiri gerçekle örtüşmüyor. Bunu söyleyen yazarınız değil. Geçen yıl Beyaz Saray ziyaretinde VIP olarak ağırlanan bakanlar içinde şimdiki dışişleri bakanı da vardı. “ABD istediğimiz motorları 2028'in sonuna kadar vermeyecek!” diye memnuniyetsizliğini basın ile paylaşan o değil miydi? Biz onun yalancısıyız! Öyleyse, görücüye çıkarılanlar sadece vitrin mankeni ve biraz güneşte kalınca rengi atacak şeyler. Kremlin'den alınan S-400'ler'in de güneş altında fazla beklemekten boyaları döküldü.


Milli hamaseti gıcıklayan ürünler piyasaya düşünce nedense herkes kendisini bağlılık ve sadakat testine mecbur hissediyor. Son zamanlarda iyi bir performans yakalayan ana muhalefet liderinin son sergilenen roketin önünde poz verip, “Motoru yerli değil diye, sahip çıkmayalım mı ayol!” serzenişi kendisi açısından kötü bir talihsizlik oldu. Hazret! Bu tür üretimlerin bütün rajon ve numarası motorunda. Aksi halde dış görünüş ve abartılı aksesuarları Ümraniye Çarşısındaki sıradan kaportacılara sipariş etseniz istediğinizi alırsınız. Yolunuz düşünce bir uğrayıp sorun! Halihazırda arkanıza aldığınız seçmen rüzgarını çocukça ve ucuz sadakat testleri ile sakın zayi etmeyin!


Kuzey Kore lideri Kim, insani standartların çok altında yaşayan ülke insanlarına rağmen, daha çok nükleer üretim ve savaş yatırımları ile haber oluyor. Son günlerde canından endişe ediyor olmalı ki, kendisine bir şey olması durumunda nükleer silahların ateşleneceği tehdidini savurmuş. Ülkenin bütün kaderini kendi sağlık ve devamı ile sigortalamış olmasına kimse şaşırmadı. Zaten bütün yatırımlar da bunun için değil mi?


Ekonomiden sorumlu bakanın sessizliğine saygı duyuyoruz. Bununla birlikte, Saray'ın savaş yatırımı diyerek bonkörce yaptığı harcamaların neyi sigortaladığını sormak hiç mi aklına gelmiyor dersiniz? Biz cevabı Koreli Kim'den aldık!