CHP Kulislerini Sallayan "Akıl Tutulması" Çıkışı! Sezgin Tanrıkulu’ndan Kılıçdaroğlu’na Flaş Tepki

Okuma Süresi 5 dkYayınlanma Salı, Eylül 8 2026
Paylaş
X Post
YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Ekrem İmamoğlu için “Siyasi tutuklu değil.” diyen Kemal Kılıçdaroğlu’na isim vermeden tepki gösterdi. Tanrıkulu, İmamoğlu’nun siyasi tutukluluk literatüründeki ölçütler bakımından siyasi tutuklu olduğunu söyledi. İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı gösterilmesinin ardından gözaltına alınıp tutuklandığını belirten Tanrıkulu, yargılamaların siyasi bağlamdan bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Tanrıkulu, “Aksini söylemek Adalet ve Kalkınma Partisi’nin politikalarının sözcülüğünü yapmaya kadar varan bir tutumdur.” dedi.
CHP Kulislerini Sallayan "Akıl Tutulması" Çıkışı! Sezgin Tanrıkulu’ndan Kılıçdaroğlu’na Flaş Tepki

BirGün’ün haberine göre YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu için kullandığı “Siyasi tutuklu değil.” sözlerine isim vermeden tepki gösterdi. İmamoğlu’nun siyasi tutuklu olduğunu belirterek tartışmanın yalnızca dosyadaki suçlama başlıkları üzerinden yürütülemeyeceğini söyledi. Tanrıkulu’na göre bir kişinin siyasi tutuklu sayılması için tutuklama gerekçesinde siyasi nedenlerin açıkça yazması gerekmiyor; tutuklamanın siyasi bağlamı, kişinin kimliği, siyasi faaliyetleri, iktidarla ilişkisi ve tutuklamanın zamanlaması da dikkate alınmalı.

Sezgin Tanrıkulu, siyasi tutukluluğa ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

    “Siyasi tutuklu; bir hükümetin veya devletin uygulamalarını eleştiren, bunlara karşı çıkan, siyasal iktidarı değiştirmeye çalışan ve bu nedenle özgürlüğünden mahrum bırakılan kişidir.


    Burada önemli olan şudur: Bir kişinin siyasi tutuklu olarak değerlendirilmesi için mutlaka “siyasi nedenlerle tutuklandığının” açıkça yazılmış olması gerekmez. Tutuklamanın arkasında başka hukuki gerekçeler veya suçlamalar ileri sürülebilir. Bunun hem Türkiye’de hem de dünyada çok sayıda örneği vardır.


    Dolayısıyla yalnızca kişinin yargılandığı suçun türüne bakarak, o kişinin siyasi tutuklu olup olmadığına karar verilemez. Asıl bakılması gereken; tutuklamanın siyasi bağlamı, kişinin kim olduğu, yürüttüğü siyasi faaliyetler, iktidarla kurduğu ilişki ve tutuklamanın zamanlamasıdır.”

Sezgin Tanrıkulu, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde tutuklandığını, CHP tarafından cumhurbaşkanı adayı gösterilmesinin hemen ardından gözaltına alınıp tutuklandığını belirtti. İmamoğlu’nun dosyalarındaki iddiaların siyasi konumu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kazanmış olması ve cumhurbaşkanı adaylığı bağlamından ayrı düşünülemeyeceğini anlattı. Tanrıkulu, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

    “Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde tutuklanmıştır. Daha da önemlisi, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından 16 milyon insanın oyuyla Cumhurbaşkanı adayı gösterilmesinin hemen ardından gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır.


    Üstelik gözaltına alınmasının ve tutuklanmasının gerekçeleri arasında, İstanbul yerel seçimlerinde Kürt seçmenlerle kurduğu siyasi iş birliği de bulunmaktadır.


    Bu iş birliği “Kent Uzlaşısı” olarak adlandırılmış; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ise Kürtleri belediye meclislerine taşımaya yönelik bir faaliyet olarak değerlendirilmiş ve İmamoğlu bu kapsamda da suçlanarak tutuklamaya sevk edilmiştir. Bu suçlama nedeniyle halen yargılanmaktadır.


    Diğer taraftan, İmamoğlu’nun yargılandığı dosyalardaki iddiaların önemli bir bölümü de onun siyasi konumu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını üç kez kazanmış olması ve Cumhurbaşkanı adaylığı bağlamından bağımsız düşünülemez.


    Çünkü burada siyasi gerçeklik son derece açıktır: Ekrem İmamoğlu, mevcut hükümeti değiştirmeye en yakın ve en güçlü siyasi aktörlerden biri olduğu bir dönemde, Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkmasının hemen ardından tutuklanmıştır.


    Bu nedenle, İmamoğlu’nun tutukluluğunu yalnızca kendisine yöneltilen suçlamaların başlıklarına bakarak değerlendirmek, olayın siyasi bağlamını görmezden gelmek anlamına gelir. Dolayısıyla Ekrem İmamoğlu’nun, içinde bulunduğu bu yargılama koşulları itibarıyla siyasi tutuklu olmadığını söylemek, kelimenin tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır.


    Bunu söylemek, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin politikalarının sözcülüğünü yapmaya kadar varan bir tutumdur. Bu yaklaşımın, kendisini muhalif olarak tanımlayan ve muhalefet etme iddiasında bulunan hiç kimseye yakışmıyor.”