Denizolgun'un otopsisinden 'tansiyona bağlı beyin kanaması' çıktı, savcılık ek rapor istedi

⏱ Okuma Süresi 5 dk•Yayınlanma Cuma, Kasım 6 2026
Paylaş
X Post
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılındaki ölümüne ilişkin soruşturmada Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Adli Tıp Kurumundan ek rapor talep etti. Soruşturma kapsamında, Adli Tıp Kurumunca veriler üzerinde yapılan incelemede ölümünün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu meydana geldiği belirlendi.
Denizolgun'un otopsisinden 'tansiyona bağlı beyin kanaması' çıktı, savcılık ek rapor istedi

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı.

ATK 1. İhtisas Kurulu tarafından yapılan değerlendirme neticesinde hazırlanan raporda, 7 Eylül 2016'da evinde ölü bulunan Denizolgun'a 8 Eylül 2016'da Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince skopi, ölü muayene ve otopsi işlemleri yapıldığı, otopside biyolojik, toksikolojik ve histopatolojik inceleme için örnekler alındığı kaydedildi.

Raporda, yapılan radyolojik görüntüleme, ölü muayene ve otopsi işlemlerinden elde edilen bulgular ile otopside alınan örneklerin toksikolojik ve histopatolojik incelenmesi neticesinde, Denizolgun'un ölümünün patolojik (travmatik olmayan) beyin kanaması sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatini bildiren raporun, 17 Ekim 2016'da Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği ifade edildi.

Bu gelişmenin ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu Başkanlığına yazı göndererek Denizolgun'un ölüm nedenine ilişkin ek rapor hazırlanmasını talep etti.

Savcılık, otopsi bulgularının yeniden değerlendirilmesini ve ölümün meydana geliş biçimine ilişkin çeşitli tıbbi soruların yanıtlanmasını istedi.

GÖĞÜS BÖLGESİNDEKİ KANAMA İÇİN AÇIKLAMA İSTENDİ

Başsavcılığın yazısında, Denizolgun'un göğüs bölgesinde tespit edilen kanamanın ne zaman oluştuğunun ve travmatik bir bulgu olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin açıklanması istendi.

Otopsi raporunda kalp, akciğer, karaciğer ve böbrek başta olmak üzere çeşitli organlarda ağır otoliz, yani ölüm sonrası doku bozulması tespit edildiği belirtildi.

Savcılık, bu duruma rağmen mikroskobik incelemelerde elde edilen bulguların nasıl değerlendirildiğine ilişkin ayrıntılı açıklama talep etti.

BOĞULMA VE GÖĞÜSE BASKI İHTİMALLERİ SORULDU

Başsavcılık, Denizolgun'un ağız ve burnunun kapatılması, boynuna bası uygulanması veya göğsüne baskı yapılması yoluyla öldürülmüş olabileceğine ilişkin tıbbi delil bulunmadığı yönündeki değerlendirmeye de açıklık getirilmesini istedi.

Bu kapsamda, ağız ve burnun kapatılması durumunda ağız içinde lezyon oluşmasının zorunlu olup olmadığı soruldu.

Ayrıca göğüs bölgesinde tespit edilen kanamaların, dışarıdan uygulanan baskıya ilişkin travmatik delil sayılıp sayılamayacağının değerlendirilmesi talep edildi.

ÖLÜMÜN BİLDİRİLMESİNDEKİ GECİKME İNCELENECEK

Savcılığın yazısında, Denizolgun'un 6 Eylül 2016 günü saat 17.00 sıralarında çiftliğe girdiği, 7 Eylül saat 19.00 sıralarında ise çiftlik çalışanı tarafından ölü bulunduğu belirtildi.

Olayın 8 Eylül 2016 günü saat 00.30 sıralarında 155 polis ihbar hattına bildirildiği kaydedildi.

Başsavcılık, Denizolgun'un rahatsızlandığı ilk anda bulunması halinde acil tıbbi müdahaleyle hayatta kalmasının mümkün olup olmadığının değerlendirilmesini istedi.

İhbarın geç yapılması nedeniyle cesette oluşan çürümenin, ölüm nedeninin belirlenmesine yönelik delillerin elde edilmesini engelleyip engellemediği de soruldu.

HASTALIK TANILARININ DAYANAĞI SORULDU

Başsavcılık, soruşturma dosyasında Denizolgun'a ait herhangi bir tıbbi belge bulunmamasına rağmen otopsi raporunun sonuç bölümünde yüksek tansiyon ve kalp damar hastası olarak değerlendirilmesinin hangi bulgulara dayandığının açıklanmasını talep etti.

Denizolgun'un kanında tespit edilen metoprolol etken maddesinin hangi hastalıkların ve tıbbi durumların tedavisinde kullanıldığına ilişkin bilgi de istendi.

KESİN ÖLÜM NEDENİ İÇİN EK RAPOR HAZIRLANACAK

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma dosyasındaki tüm bilgi ve belgelerin yeniden incelenmesini, yöneltilen soruların ayrıntılı biçimde yanıtlanmasını ve Denizolgun'un kesin ölüm nedenine ilişkin ek rapor hazırlanarak gönderilmesini istedi.