Dünya bunu konuşuyor! Durduk yere İspanya neden göçmen akınına uğradı? Altında ABD ve İsrail eleştirisi mi var?

Okuma Süresi 8 dkYayınlanma Cumartesi, Ağustos 1 2026
Paylaş
X Post
Gazze ve İran'a yönelik saldırılar nedeniyle ABD ve İsrail'e dünyada en net karşı çıkan ülkelerden biri olan İspanya ve başbakanı Sanchez, Fas'tan gelen 60 bin kişilik göçmen akını nedeniyle zor durumda kaldı. Hem İspanya'da hem de Avrupa'da aşırı sağcı partiler "göç" politikaları nedeniyle Sanchez'i hedef alıyor. Krizin arkasında ABD ve İsrail parmağı olduğu iddia ediliyor.
Dünya bunu konuşuyor! Durduk yere İspanya neden göçmen akınına uğradı? Altında ABD ve İsrail eleştirisi mi var?


Fas’ın kuzey kıyısında yer alan İspanya toprağı Ceuta Yarımadası’na organize göçmen akını, politik krize dönüştürüldü. ABD ve İsrail’le yakın ilişkileri olan Fas’tan birkaç günde on binlerce göçmenin denizden İspanya’ya ulaşması, sosyal demokrat Sanchez hükümetine karşı Trump’ın başını çektiği küresel sağın politikalarına yakıt oldu.

İspanya İçişleri Bakanlığı, dün yaptığı açıklamada son 24 saat içinde Fas’tan deniz ve kara yoluyla gelen 40 binden fazla düzensiz göçmenin Kuzey Afrika’daki İspanyol toprağı Ceuta’ya geçtiğini bildirdi. Ceuta Özerk Yönetimi Başkanı Juan Jesus Vivas ise 60 bin göçmenin bölgeye ulaştığını söyledi. Ceuta’ya ulaşmak için birçoğu yüzerek geçen göçmenlerden en az 34’ünün boğularak veya izdihamda yaşamını yitirdiği belirtildi.


GERİ GÖNDERME BAŞLADI

İspanya İçişleri Bakanlığı, 25 bine yakın göçmenin Fas’a geri gönderildiğini açıkladı.

Madrid yönetimi bölgeye asker gönderirken Ceuta’ya giden İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, göçmen akınını “ülkesinin toprak bütünlüğüne yönelik saldırı ve ihlal” olarak nitelendirdi. Sınır güvenliğini yeniden sağlayacaklarını kaydeden Sanchez, göçmenlerin sınır dışı ve geri gönderme işlemlerine derhal başlayacaklarını söyledi.

Sanchez, “insan kaçakçılığı mafyalarının, Yüksek Mahkeme’nin göçmenlerin geri gönderilmesine ilişkin kararını istismar ettiğini söyledi.

SANCHEZ’İN GÖÇ POLİTİKASI

Ceuta, Fas’ın kuzey kıyısında, Cebelitarık Boğazı’nın Afrika yakasında bulunan, İspanya’nın özerk şehirlerinden biri. İspanya’nın sömürge zamanından kalan toprağı 84 bin nüfuslu Ceuta, aynı nüfusa sahip Melilla ile birlikte Avrupa Birliği’nin (AB) Afrika kıtasındaki tek kara sınırını oluşturuyor. Her iki kent, Afrika’dan Avrupa’ya göçün en kritik geçiş noktalarından birisi. 2021 yılında da benzer bir kriz yaşanırken 10 bine yakın göçmen Ceuta’ya geçmişti.

İspanya Yüksek Mahkemesi, temmuz ayında Ceuta veya Melilla’ya ulaşmaya çalışırken denizde durdurulan göçmenlerin Fas’a geri gönderilemeyeceğine hükmetmişti. Sosyal demokrat Sanchez hükümeti, nisan ayında 500 belgesiz göçmene yasal statü kazandıran bir program başlatmıştı.

AŞIRI SAĞCILARA GÜN DOĞDU

Ceuta’daki “olağanüstü” göçmen akını, içerde yargı baskısı altındaki Sanchez hükümetinin, dış politikada ABD ve İsrail ile yaşanan diplomatik krizler ile Avrupa genelinin aksine göç konusunda olumlu adımlar attığı bir dönemde geldi.

Sağ muhalefet, krizin sorumluluğunu doğrudan Sanchez hükümetinin göç politikalarına yüklerken Avrupa’daki aşırı sağ yönetimlerle gerilime yol açtı.

Aşırı sağcı Vox partisinin lideri Santiago Abascal ise Sanchez’i göç politikalarıyla “bir istilaya teşvik etmekle” suçlayarak Başbakan’ın “İspanya’nın bir düşmanı gibi davrandığını” söyledi. “Gelecekteki her tecavüz ve bıçaklama olayı, Sanchez tarafından ithal edildi. Onun mirası, konut stoku ve sağlık sisteminin çöküşü” diyen Abascal, Sanchez’in “bir sonraki seçimi çalmadan önce gönderilmesi gerektiğini” kaydetti.

Ana muhalefetteki muhafazakâr Halk Partisi (PP) lideri, yaşananları “ulusal güvenlik krizi” olarak nitelendirerek göç politikalarında “sorumsuzlukla” suçladığı hükümeti “olağanüstü araçları devreye sokmaya” çağırdı.

PP’nin Madrid bölgesi lideri Isabel Diaz Ayuso ise, Sanchez’i iktidardaki Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) etrafında dönen yolsuzluk davalarının üstünü örtmek için ülkenin “işgal edilmesine izin vermekle” suçladı.

İspanya Dışişleri Bakanlığı ise, yaşanan krizin hükümetin göç politikalarıyla bir ilgisi olmadığını belirterek Ceuta’dan yasadışı yollarla ülkeye giren göçmenlerin yasal statü programından yararlanmayacağını söyledi.

MELONİ: SCHENGEN’DEN ÇIK

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Ceuta’daki görüntüleri “şok edici” olarak tanımlarken “Kontrolsüz yasadışı göçün Avrupa sınırlarının güvenliği için gerçek bir tehdit oluşturduğunu bir kez daha ortaya koyuyor” dedi.

İtalya sınırlarını korumak için “olağanüstü önlemler dâhil” harekete geçeceklerini söyleyen Meloni, sağ koalisyon ortaklarından İtalya Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ile birlikte “Schengen Anlaşması’nın askıya alınmasını ya da İspanya’nın serbest seyahat bölgesinden çıkarılmasını” talep etti. İtalyan hükümetinin önerisine Danimarka ve İsveç’ten de destek geldi. İspanya toprağı olmasına rağmen Ceuta, AB’nin Schengen bölgesine dâhil değil.

Almanya’da aşırı sağcı Almanya için Alternatif’in (AfD) Eşbaşkanı Alice Weidel, Fransa’nın aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) lideri Marine Le Pen ile Avrupa Parlamentosu’ndaki (AP) en büyük grup olan Avrupa Halk Partisi (EPP) Başkanı Manfred Weber, “sınır güvenliğinin artırılması” çağrısında bulundu.

FAS: BATI’NIN GÖÇMEN DEPOSU, ABD VE İSRAİL’İN UYDUSU

Ceuta’da yaşanan göçmen akını, Batı’nın göçmen deposu olarak kullandığı Fas ile yakın ilişkileri bulunan ABD ve İsrail ile İspanya’nın sosyal demokrat hükümeti arasında son dönemde artan gerilimin ortasında yaşandı.

Fas, Donald Trump’ın ilk Başkanlık döneminde 2020 yılında İsrail’le normalleşmeyi öngören Abraham Anlaşmaları’na imza attı. Bunun ardından askeri, güvenlik, ticaret ve savunma alanlarında işbirliği hızla arttı. 2023 yılında İsrail, uzun yıllardır uluslararası ihtilaf konusu olan Batı Sahra üzerindeki Fas egemenliğini tanıdı.

SANCHEZ HEDEFTE

Sanchez, İspanya ile İsrail arasındaki ilişkiler, Ekim 2023’te başlayan İsrail’in Gazze’ye yönelik soykırımın ardından hızla kötüleşti. Sanchez, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına karşı Avrupa’da en sert tepkiyi veren lider olarak öne çıkarken Washington’ın savaş politikalarına yönelik itirazı, İspanyol Başbakan’ı Trump’ın hedefine oturttu.

Fas hükümeti “insan kaçakçılarını” suçlarken Ceuta’daki krizin arkasında gelişmelerin arkasında ABD ve İsrail’in parmağı olduğu iddiaları gündeme geldi. ABD Başkanı Trump, İspanya’nın Ceuta kentindeki göçmen akınını örnek göstererek “Yanlış taraf iktidara gelirse üç yıl içinde bizim de halimiz bu olacak” dedi.

TEL AVİV’LE ATIŞMA

İsrail’den gelen açıklamalar, İspanyol siyasetçilerin tepkileri ve sosyal medyada öne sürülen iddialar da krizin jeopolitik boyutuna ilişkin tartışmaları alevlendirdi.

İsrail’in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Danny Danon X paylaşımında “İsrail’e vaaz verme fırsatını asla kaçırmayan İspanya, göç politikası nedeniyle Ceuta’da olağanüstü hal ilan etti” dedi.

İspanya Ulaştırma Bakanı Oscar Puente ise “İsrail’den gelen açıklamalarla Ceuta’da olanlar netleşmeye başladı” ifadelerini kullandı. İspanyol siyasi uzman Carolina Alonso, Ceuta’da yaşanan göç hareketini “İspanya hükümetini zayıflatma girişimi” olarak değerlendirdi.