Geleceğin inşasında bir sivil inisiyatif: GYV’nin küresel barış çağrısı

⏱ Okuma Süresi 10 dk•Yayınlanma Pazartesi, Eylül 28 2026
Paylaş
X Post
Geleceğin inşasında bir sivil inisiyatif: GYV’nin küresel barış çağrısı

“İnsanların en hayırlısı, insanlara en faydalı olanıdır." (Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat) hadisinde "insanlar" ifadesi, ayrım yapmaksızın tüm insanlığın iyiliği için çalışmanın önemine dikkat çeker. "Müslümanların dertleriyle dertlenmeyen, onlardan değildir." (Hâkim, Müstedrek) Bu hadis ise bir kişinin sadece kendi huzur ve refahını düşünmesinin bencillik olduğunu, gerçek bir olgunluğa ancak başkalarının acılarını hissederek ulaşılabileceğini vurgular. Bu ve benzer hadisler ışığında İslam alimleri, çevreye, topluma ve dünyaya karşı duyarlı olmayı "farzı kifaye" (toplumdan bazılarının yapmasıyla diğerlerinden sorumluluğun kalktığı görevler) veya imanın bir tezahürü olarak görmüşlerdir. Maddi yardım yapamayan bir kişinin bile en azından başkalarının dertleriyle üzülmesi, zulme karşı durması ve dua etmesi beklenir.


Günümüzde küresel ölçekte yaşanan fakirlik, eğitimsizlik ve mağduriyetler insanlığın en büyük ortak yaralarından biridir. İslam düşüncesinde ve az önce bahsettiğimiz hadislerin ruhunda, bu küresel sorunlar karşısında "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" konforuna çekilmek kesinlikle reddedilir. Bu küresel mağduriyetler karşısında bir Müslümanın ve genel olarak her insanın üzerine düşen sorumluluklar vardır. Misal olarak dünyanın pek çok bölgesinde kadınların ve kız çocuklarının uğradığı zulüm, ayrımcılık ve zalimane uygulamalar, insanlığın kanayan en derin yaralarından biridir. Bu durum, hem evrensel insan haklarının hem de İslam'ın adalet, merhamet ve insan onuruna verdiği değerin açık bir ihlalidir. Dünyanın bazı bölgelerinde kız çocuklarının eğitim hakkının elinden alınması dinî değil, tamamen töre ve kültürel bağnazlıkların bir sonucudur. Peygamberimiz (s.a.v.), "İlim öğrenmek, kadın-erkek her Müslümana farzdır" (İbn Mâce, Mukaddime, 17) buyurarak eğitimi cinsiyet ayrımı olmaksızın bir hak ve ödev olarak ilan etmiştir.


İlk açıldığında İstanbul’da faaliyetlerine başlayan ancak Türkiye’deki rejimin baskısı sonucu çalışmalarına uluslararası düzeyde, New York’ta devam eden Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı (GYV-JWF), bu temel insani değerler perspektifinde taktire şayan örnek bir sivil inisiyatif sergiliyor. Bu inisiyatif aynı zamanda, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 2015 yılında kabul edilen ve 2030 yılına kadar tamamlanması hedeflenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) ile de paralellik arzediyor. SKA, dünyanın farklı yerlerinde yoksulluğu gidermek, ekosistemi korumak, halklar arasında eşitsizlik ve adaletsizlikle mücadele etmek gibi belirlenen 17 küresel hedeften oluşuyor.


BM’nin  Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda aktif bir kurum

GYV, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81. Oturumu (UNGA81) kapsamında, 21-23 Eylül tarihlerinde, New York'ta Geleneksel Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Konferansı'na ev sahipliği yaptı. Vakıf ve küresel ortakları, on yıl boyunca hiç aksatmadan bu toplantıları başarıyla hayata geçiriyor. Dünya genelinden yüzlerce üst düzey BM diplomatı, devlet başkanı, sivil toplum temsilcileri, insan hakları savunucuları, gazeteci ve gençleri bir araya getiren uluslararası bir platform oluşturuyor. Partner ziyaretleriyle bir hafta süren programlarda, üst düzey resepsiyon, yuvarlak masa toplantıları, Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı ve ödül töreni gerçekleşiyor. 


Konferans kapsamında yapılan panellerde siyasi kutuplaşmanın azaltılması, sivil alanların korunması, toplumsal güvenin yeniden inşası ve uluslararası kurumların insan hakları ekseninde canlandırılması için somut politika önerileri geliştiriliyor. Barışçıl ve kapsayıcı toplumların inşası için doğru bilgiye erişimin ve ifade özgürlüğünün şart olduğu bilinciyle hareket eden vakıf, medya çalışanlarının haklarını küresel platformlarda savunuyor. Dijital saldırılar, sınır ötesi baskılar ve özellikle kadın gazetecilere yönelik şiddet konularında bir farkındalık yaratıyor. Yapay zekâ destekli dezenformasyon ve nefret söylemiyle mücadele yöntemlerini tartışarak medyaya olan kamu güveninin yeniden inşasına katkı sağlıyor.


Vakıf, dünya genelinde sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkıda bulunan yenilikçi projeleri teşvik etmek amacıyla Pioneers in SDGs Awards programını da yürütüyor. Bu program kapsamında, yerel düzeyde etki yaratan sivil toplum projeleri değerlendiriliyor ve başarılı olanlara finansal ve küresel tanınırlık desteği sunuyor. Böylece yerel düzeydeki başarıların küresel ölçekte model olmasına imkan tanıyor. Vakıf, Global Youth Leadership Program (Küresel Gençlik Liderliği Programı) gibi girişimlerle gençlerin diplomasi, sürdürülebilir kalkınma ve sivil katılım alanlarında becerilerini geliştirmeyi de amaçlıyor. Nitelikli eğitime ve toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sunan bu programlar aracılığıyla, genç delegelerin BM karar mekanizmalarında seslerini duyurmalarına zemin hazırlıyor.


Hizmet Hareketi'nin küresel vizyonu: Sivil alanın korunması

Önemli bir husus olarak Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın (GYV / JWF) yürüttüğü bu uluslararası ve sivil toplum odaklı çalışmalar, Hizmet Hareketi'nin küresel vizyonuna ve temel değerlerinin uluslararası normlarla örtüşmesiyle aynı payda da buluşuyor. Çünkü Hizmet Hareketinin vizyonu eğitim, insani yardım, sosyal sorumluluk ve kültürlerarası diyalog gibi evrensel insani değerler üzerine kurulu. Dolayısıyla GYV’nin yukarıda anlatılan faaliyetleri, Hizmet hareketinin kültürel veya dini motifli algılanabilecek sivil faaliyetlerini küresel olarak kabul görmüş seküler ve hukuki bir dille (BM terminolojisiyle) dünyaya anlatmasına imkan tanıyor. Bu yönüyle hem Hizmet hareketi hem de GYV’nin gönüllü olarak, insanlığın faydasına çabaları aslında BM ve UNESCO gibi uluslararası kurumları rahatlatıcı bir fonksiyon icra ediyor.


Özellikle Türkiye'de yaşanan 15 Temmuz sürecinde AKP rejiminin hukuksuz ve baskıcı tutumu sonucu açılan binlerce davalar ve kurumsal kapatılmaların ardından Hizmet Hareketi de faaliyetlerini ülke dışına, dünya halklarına, sivil toplum kulvarına kaydırdı. Şimdi dillendirilmese de böylesi önemli ve büyük bir değeri kaybeden Türkiye olmuştur. Çünkü uluslararası kurumlar marjında bağımsız ve özverili etkinlikler, hareketin eğitim ve diyalog çalışmalarının evrensel barışçıl toplumların inşasındaki rolüne katkı sağlamaktadır. Hizmetin kamuoyuna deklare ettiği vizyonunda; hukukun üstünlüğü, insan hakları, şeffaflık ve demokratikleşme gibi ilkeler temel değerler olarak sunulmaktadır. GYV’nin uluslararası platformlarda Türkiye’deki hak ihlalleri, hukuki tahribatlar ve basın özgürlüğü kısıtlamaları üzerine raporlar yayımlaması ise bu değerlerle paralellik arzeder. 


Sonuç olarak Hizmet Hareketinin geçmişten itibaren benimsediği "farklı kültür, din ve dünya görüşlerinden insanları bir araya getirme" vizyonu (Abant Platformu ve diyalog toplantıları mirası), günümüzde GYV’nin 50’den fazla ülkeden farklı aktörleri bir araya getirdiği küresel SKA konferansları ile aynı çizgide devam etmektedir. Bulunduğumuz an itibarıyla uluslararası ortam, günümüzün zorluklarını evrensel insan hakları ve uluslararası hukuk doğrultusunda göğüslemek amacıyla kapsamlı bir şekilde yeniden canlandırılmasını gerektiren kritik bir dönemeçtedir. Artan otoriterleşme, daralan sivil özgürlükler, siber güvenlik tehditleri, yanlış bilgilendirme ve toplumsal kutuplaşma gibi yaygın global sorunların ortasında, jeopolitik değişimler demokratik kurumları zayıflatmaktadır. Bu bağlamda çok taraflılığın yeniden şekillendirilmesi; yönetişimin güçlendirilmesini, ortak değerlerin korunmasını ve sistemlerin yeni teknolojik ve jeopolitik gerçekliklere uyarlanmasını sağlayacak kolektif çabaları gerektirmektedir. Özellikle Hizmetin en az yarım asırlık tarihi bu ihtiyacı karşılama konusunda büyük bir çabayı ortaya koymaktadır.