Gülistan Doku soruşturmasında şok bilgi: Şüphelinin telefonu adli emanetteyken veri silinmiş

Okuma Süresi 6 dkYayınlanma Salı, Mayıs 5 2026
Paylaş
X Post
Gülistan Doku soruşturmasında bu kez dosyanın ilk şüphelilerinden Zeinal Abakarov’un telefonuna ilişkin çok kritik bir belge ortaya çıktı.
Gülistan Doku soruşturmasında şok bilgi: Şüphelinin telefonu adli emanetteyken veri silinmiş

Sosyal medyaya yansıyan sorgu tutanağına göre Abakarov’un telefonunda WhatsApp üzerinde “deep clean-derin temizlik-app clean” işlemi izleri tespit edildi. Belgedeki en çarpıcı bölüm ise, telefon Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın adli emanetindeyken Aralık 2019’a ait (Gülistan kaybolmadan hemen öncesine ait) bazı fotoğrafların ve WhatsApp içeriklerinin silindiğinin Ulusal Kriminal Büro incelemesiyle saptanmış olması.


Bu yeni belge, daha önce Gülistan Doku’nun SIM kartının aileden alındıktan sonra Ankara’ya gönderildiği ve dijital veriler üzerinde işlem yapıldığı iddialarıyla birlikte okunduğunda, dosyada sistemli bir “temizlik” hattı kurulduğu şüphesini daha da büyüttü. Soruşturma artık yalnızca cinayetin nasıl işlendiğini değil, delillerin kimler tarafından ve hangi aşamalarda temizlendiğini de araştırıyor.


Gülistan Doku dosyasında ortaya çıkan yeni sorgu belgesi, soruşturmanın dijital delil ayağında çok ağır bir tabloya işaret ediyor. Dosyanın ilk şüphelilerinden Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov’a yöneltilen sorular ve verdiği cevaplar, sadece telefonunda veri silindiği şüphesini değil, bu işlemlerin bir bölümünün adli emanet sürecinde gerçekleştiği iddiasını da gündeme taşıdı.


Belgede önce WhatsApp uygulamasıyla ilgili teknik tespit soruluyor. Sorgu metninde, Ulusal Kriminal Büro incelemesinde WhatsApp üzerinde “deep clean-derin temizlik-app clean-uygulama temizliği” işlemi yapıldığına dair veriler bulunduğu belirtiliyor. Abakarov’a, bu işlemi kendisinin yapıp yapmadığı ve başka birinin uygulama şifresini bilip bilmediği soruluyor. Abakarov bu soruya şu yanıtı veriyor:


“Bu işlemi kimin neden ne amaçla yaptığını bilmiyorum. Ben telefona uzaktan erişim yapmam mümkün değildir, belirtilen tarihler arasında telefon bende olmadığı için yapılan işlem hakkında bilgim yoktur. Bahse konu telefonu ve sim kartı Antalya’da benden aldıktan sonra bir daha tarafıma teslim edilmedi ve telefon ve sim kart halen bende değildir. Whatsapp uygulaması şifresini benden başka kimse de bilmez.”


Bu cevap tek başına bile soruşturma açısından kritik. Zira belgeye göre telefondaki veriler ‘adli emanetteyken’ siliniyor.


Belgedeki ikinci dikkat çekici başlık Instagram hesabı. Sorgu metnine göre Gülistan Doku kaybolduktan yaklaşık üç buçuk ay sonra, 18 Nisan 2020 tarihinde saat 14.19’da “zaynal.abakarov13” uzantılı Gmail hesabına Instagram şifre değişikliğiyle ilgili e-posta geldiği, ardından hesabın kalıcı olarak silinebileceğine dair linkin açıldığı ve bu linkin toplam 13 kez ziyaret edildiği tespit edildi. Savcılık bu nedenle Abakarov’a Instagram hesabını kalıcı olarak silip silmediğini, neden şifre değiştirdiğini ve hesabına başka birinin erişip erişmediğini soruyor.


Belgenin en ağır kısmı ise telefonun adli emanet sürecine ilişkin bölüm. Sorgu metninde açık biçimde, “Cep telefonunuz Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının adli emanetindeyken, 01 Mayıs 2020-06 Mayıs 2020 tarihleri arasında cihazınızın galerisinden Aralık 2019’a ait bir takım fotoğrafların silindiği, WhatsApp’ınızda ise 24-25 Aralık 2019’da gönderilen bazı fotoğrafların silindiği Ulusal Kriminal Büronun cep telefonunuzu incelemesi neticesinde tespit edilmiştir.” deniliyor. Bu ifade, soruşturmada ilk kez adli emanet altındaki bir cihazda veri kaybı ya da veri silme işlemi şüphesinin bu kadar açık biçimde belge diline yansıdığını gösteriyor.


Sistemli bir temizlik harekatı

Abakarov’un bu bölümdeki cevabı da dikkat çekici. Şöyle diyor: “Telefonuma el konulacağını o dönem otelde kaldığımızda bizi koruyan polislerden birisi söyledi ancak kimin söylediğini bilmiyorum. Telefonumdaki yazışmaları silmiş olabilirim bunu da hatırlamıyorum. Telefonumdaki mesajlarda beni zora sokacak yada Gülistanın kaybına sebep olacak bir konu yoktu.”


Bu yeni belge, dosyadaki önceki başka dijital müdahale iddialarıyla birlikte düşünüldüğünde daha da kritik hale geliyor. Soruşturmada daha önce Gülistan Doku’ya ait SIM kartın aileden alındıktan sonra doğrudan savcılığa teslim edilmediği, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel tarafından Ankara’ya gönderildiği ve bu hat üzerinden dijital verilere müdahale edildiği ortaya çıkmıştı. Şimdi Abakarov’un telefonu üzerinden ortaya çıkan “deep clean”, Instagram erişimi ve adli emanetteyken silinen veri bulguları, dosyada münferit değil, birbirini tamamlayan bir dijital temizlik zinciri olabileceği şüphesini güçlendiriyor.