Hangi yaşta hangi takviye?

Aynı ayakkabının herkese uymayacağı gibi; aynı
besin, aynı takviye, aynı doz da her bedene ve her yaşa uygun değildir. İnsan
bedeni, Allah’ın ölçülü tertibiyle her dönemde farklı ihtiyaçlarla bizimle
konuşur. Ne var ki çoğu zaman bu sesi dinlemek yerine “bana da iyi gelir”
yanılgısıyla hareket ederiz. Oysa sağlığı rastgele değil bilinçle inşa etmek
gerekir. Kişiye özel tavsiye için her zaman bir beslenme uzmanı veya doktorla
tetkikler neticesi karar vermek en doğrusudur. Yine de belirli yaşam evrelerinde
genel olarak bilinen faydalı olabilecek vitaminler ve mineraller (topluca mikro
besinler olarak bilinir), yiyecekler ve diğer takviyeler vardır.
20'li ve 30'lu yaşlarınızın başlarında
Araştırmalara göre bu yaş aralığı, kaliteli ve
bilinçli beslenme alışkanlıklarının yerleşmesi için önemli bir başlangıç
noktasıdır. Dengeli bir beslenme düzeni sağlandığında, vücudun kendisinin
üretemediği D3 vitamini ve omega-3 yağ asitleri dışında takviyelere duyulan
ihtiyaç oldukça sınırlıdır. D vitamini, kalsiyumun emilimini destekleyerek
kemik sağlığında kritik rol oynar. Sadece güneş
ışığıyla alınabildiği için yaz aylarında takviye kullanmaya gerek kalmayabilir;
ancak güneşten yeterince faydalanılamayan kış aylarında ve güneşin uzun süre
görülmediği bölgelerde destek almak faydalı olabilir.
Benzer şekilde vücut omega-3’ü de üretemez; bu
yağ asitleri beyin, sinir sistemi ve kalp sağlığı için hayati öneme sahiptir.
Aynı zamanda stresin azalmasına ve depresyonla mücadeleye katkı sağladığı da
bilinmektedir. Yağlı balıklar omega-3 açısından zengin kaynaklar olsa da çoğu
zaman haftada birkaç porsiyon tüketilmediği için takviye ihtiyacı doğabilir.
Bunun yanı sıra, kadınların menstural döngülerine bağlı olarak sık görülen
düşük demir seviyeleri; yorgunluk ve nefes darlığına yol açabildiğinden, kaybedilen
demiri dengelemek için demir takviyesi de gerekli olabilir.
30'lu ve 40'lı yaşlarınızın başlarında
Bu dönem, bedenin hâlâ güçlü olduğu; ancak yavaş
yavaş bazı sinyaller vermeye başladığı bir süreçtir. Yoğun iş temposu, aile
sorumlulukları, stres ve düzensiz beslenme, fark edilmeden vücudun vitamin ve
mineral depolarını azaltabilir. B grubu vitaminleri, enerji üretiminde ve sinir
sistemi sağlığında önemli rol oynar. Bu dönemde sık görülen halsizlik,
unutkanlık ve odaklanma problemlerinin altında bazen bu vitaminlerin eksikliği
yatabilir. D vitamini ve omega 3 yağ asitlerinin takviyesine ek olarak özellikle
B6, B12 ve folat değerleri göz ardı edilmemelidir. Magnezyum da kas yorgunluğu,
uyku problemleri ve stresle baş etmede destekleyici olabilir. Menstural döngüsü
devam eden kadınlarda demir eksikliği de bu yaşlarda sık görülür.
Sürekli yorgunluk, baş dönmesi ve nefes darlığı gibi şikâyetler varsa, demir
seviyelerinin kontrol edilmesi faydalı olabilir.
Bu dönemde asıl hedef, ortaya çıkan sorunları telafi etmekten çok,
ilerleyen yaşlar için sağlam bir temel oluşturmaktır. Dengeli beslenme, düzenli
hareket ve bilinçli takviye kullanımı; bedenin emanet bilinciyle korunmasına
katkı sağlar.
40'lı ve 50'li yaşlarınızda
40’lı yaşlarla birlikte vücutta belirgin
değişimler başlar. Metabolizma yavaşlayabilir ve kas kütlesi azalabilir. Günlük
hayatın temposu, stres ve düzensiz yaşam alışkanlıkları da bu süreci daha
belirgin hâle getirebilir. Bu yaş aralığında hormonal değişimler artar.
Kadınlarda perimenopoz sürecine geçiş, sıcak basması, ruh hâli dalgalanmaları
ve uyku sorunları gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Erkeklerde ise
testosteron seviyesindeki düşüş, enerji kaybı ve odaklanmada azalmaya yol
açabilir. Bu nedenle B6 vitamini, folat ve bazı destekler hormonal denge
açısından fayda sağlayabilir. Ayrıca demir, çinko ve D vitamini gibi
minerallerin seviyeleri de bu dönemde daha yakından takip edilmelidir.
50 Yaş Üzeri
Hayatın bu döneminde odaklanılan
alanlar kemikler, kalp sağlığı ve bilişsel fonksiyonlardır. Bu yaş
grubunun vücutları, özellikle B12 vitamini, kalsiyum ve D
vitaminini daha az emer. Kemik yoğunluğunu korumak ve kırıkları
önlemek için D vitamini, kalp sağlığı için omega-3, bilişsel işlev için ise B
vitaminleri ve magnezyum büyük önem taşır. Yaşlandıkça
hücrelerimiz oksidatif stres yoluyla doğal olarak hasar görür ve bu
durum iltihaplanmaya yol açabilir. Omega-3 yağları, iltihap önleyici
etkileri sayesinde eklem sağlığı için faydalıdır. Ayrıca yaşla
birlikte kas kütlesinde azalma meydana gelir. Bu nedenle 50 yaş üstü
bireylerde protein ihtiyacı daha da artar ve kas kaybını önlemek veya
en aza indirmek için yeterli protein alımı ve gerekli takviyeler önemlidir.
Son olarak, takviyelerin yetersiz beslenme
veya egzersiz eksikliğinin yerini alamayacağını unutmamak çok önemlidir.
Takviyeler, yeterli beslenme, düzenli uyku, egzersiz ve gerekli tıbbi
tedaviler gibi diğer sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarını destekleyen bir
araç olarak kullanılmalıdır.
Sağlıklı yaşlanma, sadece hastalıkları önlemeye
değil; sevdiğimiz aktiviteleri sürdürmeye, sevdiklerimizle kaliteli zaman
geçirmeye ve beden emanetine özen göstermeye de bağlıdır. Unutmayalım ki
kendimize iyi bakmak bir mesuliyettir.
Yazıyı dinlemek isterseniz:
https://open.spotify.com/episode/19Pskyx8RcbUDfJjwLERkL?si=sVuxgwl2TnOJ9VQ59ORYng
[email protected]
X:@esrabc
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ŞERİF ALİ TEKALAN
ESRA BÜYÜKCOMBAK

HARUN TOKAK

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN











