İngiltere’de başbakan öğüten düzen: 10 yılda 6 lideri koltuğundan eden krizin perde arkası

Okuma Süresi 5 dkYayınlanma Cumartesi, Haziran 27 2026
Paylaş
X Post
İngiltere’de siyaset, geleneksel çizgisinden saparak tarihinin en çalkantılı ve istikrarsız dönemlerinden birini yaşıyor.
İngiltere’de başbakan öğüten düzen: 10 yılda 6 lideri koltuğundan eden krizin perde arkası

BBC Dünya Servisi İngiltere Siyaseti Editörü Rob Watson’ın kaleme aldığı analize göre, ülkede başbakanlık makamının oluşturulduğu 18. yüzyıldan bu yana her lider ortalama 5 yıl görevde kalırken, son 10 yılda bu süre dramatik bir düşüşle 18 aya kadar geriledi.

Son olarak İşçi Partisi lideri Keir Starmer’ın, milletvekillerinin desteğini kaybetmesiyle istifa kervanına katılması, "İngiliz siyasetinde neler oluyor?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Watson, Londra'dan bildirdiği analizinde, bu olağanüstü lider sirkülasyonunun arkasındaki bireysel ve yapısal nedenleri masaya yatırdı.

10 Yılda 6 Başbakan Neden Gitti?

Analizde, son on yılda istifa eden veya seçmen tarafından cezalandırılan 6 başbakanın düşüş hikayeleri şu şekilde sıralanıyor:

David Cameron (2016): İngiltere'nin Avrupa Birliği'nde kalıp kalmamasını oylatan Brexit referandumu kumarını kaybetmesi üzerine istifa etti.

Theresa May: AB ile ayrılık müzakerelerini yürüttü ancak hazırladığı anlaşma paketi parlamentoda defalarca reddedilince görevi bırakmak zorunda kaldı.  

Boris Johnson: Dürüstlük sorunları, karakter tartışmaları ve kötü muhakeme yeteneği nedeniyle Muhafazakar Parti milletvekilleri tarafından "seçim kazandıran bir lider" olmaktan çıkıp "yük" olarak görülmeye başlanınca koltuğundan edildi.

Liz Truss: Finans piyasalarını altüst eden, harcama kesintisi öngörmeyen kontrolsüz vergi indirimi planı nedeniyle piyasa baskısına dayanamayarak istifa etti.

Rishi Sunak: 14 yıllık Muhafazakar Parti iktidarından yorulan ve değişim isteyen seçmenler tarafından sandıkta görevden alındı.

Keir Starmer: Son kurban olan İşçi Partili Starmer, popülaritesinin dibe vurması ve partisi için bir tehdit haline gelmesi üzerine kendi milletvekillerinin desteğini çekmesiyle gidiyor.

Koltuk Değişiminin Arkasındaki 3 Derin Yapısal Kriz

Rob Watson, İngiliz siyasetini çok daha acımasız, kanlı ve kutuplaşmış hale getiren unsurların sadece liderlerin kişisel başarısızlıkları olmadığını vurguluyor. Seçmen tabanındaki derin mutsuzluğun arkasında üç temel etken yatıyor:

1. Napolyon Savaşları'ndan Bu Yana En Kötü Yaşam Standardı

Ülkedeki ekonomik daralma 2008 küresel mali krizine kadar uzanıyor. İngiltere'de yaşam standartları, 19. yüzyılın başındaki Napolyon Savaşları'ndan bu yana bu derece uzun süreli bir kötüleşme görmedi. Yüksek enflasyon ve grev dalgalarıyla boğuşan halktaki ekonomik karamsarlık, en son 1978 yılında bu seviyeye çıkmıştı. Hükümetlerin "gelecek nesil eskisinden daha iyi yaşayacak" vaadini yerine getirememesi toplumsal öfkeyi büyütüyor.

2. "Hiçbir Şey Düzgün Çalışmıyor" Hissiyatı

Ekonomik büyümenin durma noktasına gelmesi, ardı ardına gelen hükümetleri altyapı, sağlık ve eğitim yatırımlarından mahrum bıraktı. Bugün İngiliz seçmeninde adalet, ulaşım ve sağlık gibi kamu hizmetlerinin tamamen yetersiz kaldığı ve ülkenin fiilen "işlemez" hale geldiği algısı hakim.

3. Toplumsal Bölünme ve Göç Öfkesi

Anket verilerine göre halkın %80’inden fazlası ülkenin derin bir şekilde bölündüğünü düşünüyor. Bu durum son yıllardaki yüksek göç oranlarına ve entegrasyon sorunlarına bağlanırken, seçmenler başbakanların bu konudaki toplumsal tepkiyi ve öfkeyi anlamaktan çok uzak olduğuna inanıyor. Çok kültürlü bir toplum yapısının nasıl yönetileceği krizi büyürken, sosyal medyanın da etkisiyle halkın politikacılara yönelik düşmanlığını gizleme gereği duymaması siyaseti daha da kırılganlaştırıyor.

İngiltere Yönetilemez Bir Ülke mi Oldu?

BBC analisti Watson'a göre, siyasetçiler ülkenin tamamen "yönetilemez" olduğunu kabul etmese de, parçalanmış ve kutuplaşmış bir nüfusu idare etmenin artık çok daha zor olduğunu teslim ediyor. 2008 krizinden ve 2016 Brexit'inden bu yana ülkenin üzerine çöken kasvet bulutunu dağıtmayı başaramayan 6 başbakanın ardından, Londra'da göreve gelecek 7. başbakanın bu kronik sorunlara ne kadar dayanabileceği büyük bir soru işareti.