İşte Ertuğrul Özkök'ün konuştuğu İspanya Diktatörü Francisco Franco: Hayatı ve Rejiminin Sonu

Francisco Franco, 1892'de İspanya'nın Galiçya bölgesinde doğdu. Askerî eğitimini tamamlamasının ardından İspanya'nın Fas'taki sömürge savaşlarında görev aldı. Genç yaşta general rütbesine yükselen Franco, ordunun önde gelen isimlerinden biri oldu.
İspanya'da monarşi, 1931 yılında sona ererek İkinci Cumhuriyet ilan edildi. Ülke, bu dönemde cumhuriyetçiler, sosyalistler, komünistler, anarşistler, monarşi yanlıları, muhafazakârlar, Kilise çevreleri ve aşırı sağcı gruplar arasında yoğun bir siyasi kutuplaşmaya sahne oldu.
1936 seçimlerini Sol partilerin Halk Cephesi'nin kazanması üzerine, ordunun bir kısmı seçilmiş hükümete karşı ayaklandı. Franco, kısa sürede askerî kalkışmanın liderlerinden biri haline geldi. Darbe girişiminin ülke genelinde başarısız olması, İspanya İç Savaşı'nı başlattı.
1936'dan 1939'a kadar süren savaşta, Franco liderliğindeki milliyetçi güçler, Nazi Almanyası lideri Adolf Hitler ve Faşist İtalya lideri Benito Mussolini'den silah, uçak ve askerî destek aldı. Cumhuriyetçi güçler ise Sovyetler Birliği ve uluslararası gönüllüler tarafından desteklendi.
Üç yıl süren ve yüz binlerce kişinin hayatına mal olan savaş, Franco güçlerinin 1939'da Madrid'i ele geçirmesiyle sona erdi.
İç savaşı kazanan Franco, İspanya'nın mutlak hâkimi oldu ve kendisine İspanyolcada 'önder' anlamına gelen 'Caudillo' unvanını verdi.
Rejimi döneminde demokratik kurumlar ortadan kaldırıldı; siyasi partiler ve bağımsız sendikalar yasaklandı. Basına ağır sansür uygulandı.
Franco rejimi, özellikle cumhuriyetçileri, sosyalistleri, komünistleri, sendikacıları, öğretmenleri, aydınları ve diğer rejim karşıtlarını hedef aldı. Çok sayıda kişi idam edildi, cezaevlerine ve çalışma kamplarına gönderildi veya ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.
Bask, Katalan ve Galiçya kimlikleri de rejimin baskısıyla karşılaştı. Baskça, Katalanca ve Galiçyaca gibi dillerin kamusal alanda kullanımı sınırlandırıldı. Franco yönetimi, merkeziyetçi ve tek tip bir İspanyol kimliği oluşturmayı amaçladı.
Katolik Kilisesi, ordu ve büyük toprak sahipleri rejimin başlıca dayanakları arasında yer aldı. Eğitim sistemi milliyetçi ve Katolik değerler doğrultusunda yeniden düzenlenirken, kadınların çalışma ve toplumsal hayattaki hakları sınırlandırıldı.
Franco, iktidara gelmesinde Adolf Hitler ve Benito Mussolini'den önemli destek almasına rağmen İkinci Dünya Savaşı'na resmen katılmadı ve İspanya savaş boyunca tarafsız kaldı.
Ancak Franco yönetimi, Sovyetler Birliği'ne karşı savaşmak üzere gönüllülerden oluşan 'Mavi Tümen'i Alman ordusuna gönderdi.
İkinci Dünya Savaşı'nın ardından faşist yönetimlerin yenilgisi, Franco rejiminin uluslararası alanda yalnızlaşmasına neden oldu.
Soğuk Savaş'ın başlamasıyla Batılı ülkelerin Franco yönetimine yaklaşımı değişti. Franco'nun sert antikomünist tutumu nedeniyle ABD ve bazı Avrupa ülkeleri İspanya ile yeniden ilişki kurdu.
Franco yönetiminin ilk döneminde uygulanan dışa kapalı ekonomi politikaları, yoksulluk, kıtlık ve karaborsaya yol açtı.
Yönetim, 1950'lerin sonundan itibaren ekonomi politikasını değiştirerek yabancı yatırımlara ve turizme kapı açtı. İspanya, 1960'larda hızlı bir ekonomik büyüme kaydetti.
Sanayileşme, kentleşme ve turizmin gelişmesi ülkenin toplumsal yapısını değiştirdi. Ancak ekonomik büyümeye rağmen siyasi özgürlükler tanınmadı.
Grevler, öğrenci hareketleri ve muhalif faaliyetler güvenlik güçleri tarafından bastırılmaya devam etti.
Franco, kendisinden sonraki dönemi güvence altına almak amacıyla monarşiyi yeniden kurdu ve Prens Juan Carlos'u halefi olarak belirledi. Franco'nun 20 Kasım 1975'te ölmesiyle Juan Carlos kral oldu.
Kral Juan Carlos ve Başbakan Adolfo Suárez'in öncülüğünde İspanya'da demokratikleşme süreci başlatıldı.
Bu süreçte siyasi partiler yasallaştırıldı, siyasi tutukluların önemli bir kısmı serbest bırakıldı ve sürgündeki muhaliflerin ülkeye dönmesine izin verildi.
İspanya'da Franco döneminin ardından ilk demokratik genel seçimler 1977 yılında yapıldı. Halkoyuyla kabul edilen 1978 Anayasası ile ülke, parlamenter demokrasiye dayalı anayasal monarşiye geçti.
Ertuğrul Özkök'ün 'Franco öldüğü gece İspanya'da rejim değişti' şeklindeki değerlendirmesi, Franco'nun kişiliği üzerine kurulan sistemin onun ölümüyle dayanağını kaybettiği düşüncesini yansıtmaktadır.
Franco'nun ölümü diktatörlüğün sona ermesinin önünü açsa da, demokrasiye geçiş süreci bir gecede tamamlanmadı. 1975'te başlayan bu süreç, 1977 seçimleri ve 1978 Anayasası ile hukuki ve siyasi bir zemine oturtuldu.
İspanya, yaklaşık üç yıl süren bir geçiş döneminin ardından diktatörlükten parlamenter demokrasiye geçti.
Franco diktatörlüğü döneminde öldürülen veya kaybedilen kişilerin yakınları, aradan onlarca yıl geçmesine rağmen kayıplarının akıbetini öğrenmek ve sorumluların yargılanmasını sağlamak için mücadele etti.
Mağdur yakınları ve insan hakları savunucuları, 2010 yılından itibaren Madrid'deki Puerta del Sol Meydanı'nda her perşembe 'Onur Turları' adı verilen eylemlerde bir araya geldi.
Bu eylemlerde kayıpların fotoğrafları taşınırken, 'Gerçek, adalet ve tazminat' talebi dile getirildi. Göstericiler, toplu mezarların açılmasını, kayıpların kimliklerinin belirlenmesini ve Franco döneminde işlenen suçların cezasız kalmamasını talep etti.
Franco'nun cenazesi, 1975'teki ölümünün ardından Madrid yakınlarındaki anıt mezara defnedildi.
Franco rejimi döneminde inşa edilen ve İç Savaş'ta yaşamını yitiren on binlerce kişinin kalıntılarını barındıran bu yapı, zamanla diktatörlüğü yücelten bir simge olarak algılanmaya başlandı.
Başbakan Pedro Sánchez liderliğindeki hükümet, kamusal bir anıtın diktatörün yüceltildiği bir mezar olmaması gerektiğini belirterek Franco'nun naaşını buradan çıkarma kararı aldı. Franco'nun ailesi bu karara karşı çıktı ancak İspanya Yüksek Mahkemesi mezarın taşınmasına onay verdi.
Franco'nun naaşı, 24 Ekim 2019 tarihinde anıt mezardan çıkarıldı. Cenaze, helikopterle Madrid'in kuzeyindeki Mingorrubio-El Pardo Mezarlığı'na götürülerek eşi Carmen Polo'nun yanındaki aile mezarlığına yeniden defnedildi. Böylece Franco'nun naaşı, 44 yıl sonra devlet tarafından yaptırılan anıt mezardan taşınmış oldu.
Kaynak: Velev.press
Bu haberler de ilginizi çekebilir

ARİF ASALIOĞLU

KADİR GÜRCAN

ABDULLAH AYMAZ
ESRA BÜYÜKCOMBAK













