İzzet Özgenç’ten Süleyman Efendi cemaati soruşturmasına dikkat çeken çıkış

Ceza hukukçusu ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu eski üyesi Prof. Dr. İzzet Özgenç, Süleyman Efendi cemaatine yönelik yürütülen soruşturmalarla ilgili dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu.
Özgenç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, cemaatin eski liderlerinden ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılındaki ölümünün ardından başlatılan soruşturmalara işaret etti.
Özgenç, şu ifadeleri kullandı:
“Ahmet Arif Denizolgun’un ölüm olayı üzerine başlatılan ve sürgit devam eden soruşturma süreçleri, bir cemaat yapılanması üzerinde egemenlik tesisine yönelik mücadelede Devletin yargı organlarının araç olarak kullanılmasının bir örneğini oluşturmaktadır.”
17 İLDE OPERASYON, 32 TUTUKLAMA
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Süleyman Efendi cemaati soruşturması kapsamında 13 Ağustos’ta 17 ilde operasyon düzenlendi.
Soruşturmada 49 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarılırken, 123 adreste arama yapıldı. Operasyonların merkezinde cemaatle bağlantılı olduğu belirtilen şirketlerin mali hareketleri yer aldı.
Gözaltına alınan 38 kişiden, cemaatin mevcut lideri Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 32 kişi tutuklandı. Altı şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
DENİZOLGUN’UN MEZARI 10 YIL SONRA AÇILDI
Soruşturma devam ederken, Süleymancılar cemaatinin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’daki ölümü de yeniden incelemeye alındı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Denizolgun’un ölümünün ve yapılan otopsinin şüpheli olduğuna ilişkin iddialar üzerine feth-i kabir kararı verdi. Denizolgun’un İstanbul Karacaahmet Mezarlığı’ndaki mezarı 19 Ağustos’ta açıldı ve cenazeden Adli Tıp Kurumu’nda incelenmek üzere örnekler alındı.
Denizolgun’un 2016’daki ölümü kayıtlara beyin kanamasına bağlı doğal ölüm olarak geçmişti. Ölümünün ardından cemaatin liderliğine yeğeni Alihan Kuriş geçmişti.
BİLİRKİŞİ ÖLÜMÜ “ŞÜPHELİ” BULDU
Soruşturma kapsamında otopsi görüntüleri üzerinden hazırlanan 25 Ağustos tarihli adli tıp bilirkişi raporunda Denizolgun’un ölümü “şüpheli” olarak değerlendirildi.
Bunun üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, halihazırda tutuklu bulunan Alihan Kuriş ve diğer bazı şüpheliler hakkında “kasten öldürme” suçlaması kapsamında soruşturma başlattı.
Savcılık ayrıca Denizolgun’un ölüm raporunda imzası bulunan doktorlarla, daha önce bulunmadığı bildirilen otopsi görüntülerinin sonradan ortaya çıkmasına ilişkin Adli Tıp Kurumu yöneticileri hakkında da soruşturma yürütmeye başladı.
DENİZOLGUN’UN DOKTORU DA TUTUKLANDI
Soruşturmanın ilerleyen aşamasında Denizolgun’un doktoru Nurettin Demirkol gözaltına alındı.
Demirkol’un ifadesinde, 2016 yılında yapılan acil ihbarı kimin gerçekleştirdiğini bilmediğini söylediği, ancak yapılan incelemede ihbarın kendisi tarafından yapıldığının belirlendiği bildirildi. Demirkol daha sonra “yalan tanıklık” suçlaması kapsamında tutuklandı.
ÖZGENÇ DAHA ÖNCE DE DOSYAYA TEPKİ GÖSTERMİŞTİ
İzzet Özgenç, Denizolgun’un ölümünün “şüpheli” bulunmasının ardından da soruşturma sürecine ilişkin eleştirilerde bulunmuş ve dosyadaki bazı gelişmeleri “mizansen” olarak nitelendirmişti.
Özgenç’in açıklamalarına Denizolgun ailesinden tepki gelmiş, Arif Ahmet Denizolgun’un yeğeni, Özgenç’i Alihan Kuriş’in tarafında yer almak ve kamuoyuna yanlış bilgi vermekle suçlamıştı.
Özgenç’in son açıklaması ise tartışmayı bir adım ileri taşıyarak, devam eden adli sürecin cemaat içindeki güç mücadelesiyle bağlantılı olduğu ve yargının bu mücadelede araçsallaştırıldığı iddiasını gündeme getirdi.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

SAFVET SENİH

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU

KADİR GÜRCAN
ESRA BÜYÜKCOMBAK

Balkanlar'da Mladiç Gerilimi: Bosna Hersek İki Sır...

2027 Bütçe Hesapları Şaştı: 'Garanti' Ödemeleri 30...

Zeynel Emre’den Sert Sert Çıkış: "Üsküdar Belediye...

"Çıkınca Onu Ben Ameliyat Edecektim..." Selçuk Mız...

Dilek İmamoğlu’ndan Kılıçdaroğlu’na Sert Rest: "Al...






