Kalıcı barışın önündeki temel engeller devam ediyor: Rusya-Ukrayna savaşında beşinci yıl

24 Şubat 2022’de Rusya, Ukrayna’ya geniş çaplı askeri saldırı başlattı. Devlet Başkanı Vladimir Putin bu operasyonu “özel askeri harekât” olarak tanımladı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ise genel seferberlik ilan ederek ülke çapında direnişi organize etti. İlk aşamada Rusya; başkent Kiev dahil olmak üzere kuzey, doğu ve güney cephelerinden hızlı ilerlemeyi hedefledi. Ancak Ukrayna ordusu ve sivil direniş beklenenden daha güçlü çıktı. Rusya, kuzeyden geri çekildi ve savaş doğu ile güneye yoğunlaştı. Donbas bölgesinde, özellikle Donetsk ve Lugansk çevresinde ağır çatışmalar yaşandı. 2014’ten beri Rusya kontrolünde olan Kırım stratejik bir askeri merkez olarak önem kazandı.
2023 sonlarında cephe hatları büyük ölçüde sabitlendi. Her iki taraf da ağır topçu, dron ve füze saldırılarına yoğunlaştı. Altyapı hedefleri (enerji santralleri, şehirler) sık sık vuruldu. Ukrayna, Batı’dan gelişmiş silah sistemleri aldı; Rusya ise kısmi seferberlik ilan ederek asker sayısını artırdı. Savaş, büyük ilerlemelerden ziyade yıpratma ve mevzi kazanımı şeklinde sürdü. İnsansız hava araçları ve uzun menzilli füze sistemleri önem kazandı. Barış görüşmeleri zaman zaman gündeme gelse de kalıcı ateşkes sağlanamadı.
Taraflar stratejik üstünlük sağlamaya çalıştı, ancak kesin ve kalıcı bir çözüm henüz ortaya konulamadı. Özellikle son iki yıl karşılıklı yıpratma savaşına dönüştü. Gerilim, Avrupa güvenlik mimarisini ve küresel dengeleri derinden değiştirdi. Sahadaki dengeler, yıpratma savaşı koşulları, Batı’daki siyasi değişimler, ABD ile Avrupa’nın farklı refleksleri ve müzakerelerdeki tıkanma, Moskova’nın askerî ve diplomatik inisiyatifini giderek güçlendirdi. NATO doğrudan savaşa girmedi ancak Ukrayna’ya askeri ve lojistik destek sağladı. Avrupa Birliği Rusya’ya ağır ekonomik yaptırımlar uyguladı. Buna bağlantılı olarak küresel enerji piyasaları sarsıldı. Birleşmiş Milletler ateşkes ve insani yardım çağrılarında bulundu. Enerji, gıda ve tahıl krizleri küresel ekonomik dalgalanmalara yol açtı.
Moskova’nın operasyondaki amacı gerçekleşmedi
Moskova’nın operasyondaki amacı, Ukrayna’nın NATO’ya yaklaşmasını engellemek ve Batı etkisini sınırlandırmaktı. Bunun yanında Rusya’nın bölgesel güç statüsünü korumak ve belli seviyede Ukrayna’yı kontrol altına almaktı. Bu gerçekleşmedi. NATO genişledi ve Batı daha birleşik hale geldi. Kiev, savaş boyunca Batı desteğini konsolide etti. Ukrayna, AB üyelik sürecini hızlandırdı, ulusal kimlik ve birlik duygusunu güçlendirdi. Ayrıca, Avrupa Birliği Rusya’ya ağır yaptırımlar uyguladı. SWIFT sisteminden kısmi çıkarıldı. Savaş, Avrupa’da Soğuk Savaş sonrası dönemin güvenlik anlayışını kökten değiştirdi. Enerji ihracatında küresel yön değişimi yaşandı ve Asya’ya kayma gerçekleşti. Küresel savunma harcamalarında ciddi artışlar oldu.
Askerî olarak Rusya sahada kısmi avantajlı, ancak stratejik ve uzun vadeli tabloda Ukrayna Batı desteği sayesinde dengeyi korudu. Fakat Rusya’nın daha büyük nüfusu, insan kaynakları ve askeri birikimi avantaj olarak öne çıkıyor. Özellikle yeni nesil füzeler ve zırhlı araçlarda belirgin üstünlüğü bulunuyor. Savunma sanayisini savaş ekonomisine adapte etmesi ekonomik krizden kurtardı. Yaptırımlara rağmen enerji gelirleri tamamen kesilmedi. Ancak uzun vadede teknoloji yetersizliği ve yatırım sınırlamaları risk olarak Rusya’nın önünde duruyor.
On binlerce can kaybı… Yıkılan şehirler...
Her iki tarafta on binlerce asker ve sivil hayatını kaybetti. Milyonlarca Ukraynalı Avrupa ülkelerine göç etti. Ukrayna ekonomisi tamamen çöktü ve dış yardımlarla ayakta durabilir şekle dönüştü. Ülkenin altyapısı çoğunluk itibarıyla tahrip oldu. Sanayi tesisleri ve özel sektör üretim kapasitesini küçülttü. Bunun yanında Ukrayna, yüksek motivasyon ile savunma savaşı yürütebildi. Batı’dan sürekli silah ve istihbarat desteği almayı başardı. Drone ve hassas vuruş kapasitesi ile Rusya içlerine kadar nokta vuruşları yaptı. Batı desteği Ukrayna’nın ekonomik olarak ayakta kalmasını sağladı.
Siyasi düzeyde ise belirleyici bir açılım olmaksızın müzakereler sürüyor; Batı ittifakında yorgunluk emareleri görülüyor. Tüm bu unsurlar, dördüncü yılda terazinin kefesini giderek Moskova lehine ağırlaştırıyor. Rus kuvvetlerinin temel odağı, Donetsk bölgesindeki cephe hatlarını sağlamlaştırmak ve doğu eksenlerinde askerî baskıyı sürdürmek. Savaşın 2022’de başlamasından bu yana Moskova, Ukrayna’nın yaklaşık yüzde 13’ünü kontrol altına almış durumda. Rus yetkililer, temel hedeflerinin doğu bölgelerinde güvenlik derinliği oluşturmak ve çevresel askerî tehditleri azaltmak olduğunu ifade ediyor.
Müzakerelerde Moskova’nın tutumunda kayda değer bir değişiklik görülmedi. Rusya, elde ettiği toprak kazanımlarının tanınmasında ısrar ederken Ukrayna’dan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO) üyelik yolundan vazgeçmesini talep ediyor. Buna ek olarak, hâlihazırda askerî kontrolü dışında kalan kesimler dâhil olmak üzere Donbas bölgesinin tamamının devredilmesi konusunda ısrarcı davranıyor.
Buna karşılık Kiev’in pozisyonu, mevcut cephe hatlarında çatışmaların durdurulmasını her türlü siyasi anlaşmanın başlangıç noktası olarak görüyor. Volodimir Zelenskiy, Ukrayna toplumunun geniş çaplı toprak devrine yol açacak herhangi bir referandumu kabul etmeyeceğini vurguluyor. Ayrıca Kiev, Avrupa’nın en büyük nükleer tesisi olan Zaporijya Nükleer Santrali’nin yönetimi ve işletilmesinde ABD ile ortaklık talep ediyor; bu talep Rusya’nın muhalefetiyle karşılaştı. Ukrayna, bu taleplerin yanı sıra, olası bir anlaşmanın ardından yeniden askerî saldırıya uğramamak için Batı’dan uzun vadeli güvenlik garantileri istiyor.
Washington’un Cenevre müzakerelerindeki rolü, hassas bir siyasi başlık hâline gelmiş durumda. Donald Trump, haziran ayına kadar bir anlaşmaya varılması için bir takvim belirlerken, asıl baskıyı Kiev üzerinde yoğunlaştırıyor. Müzakereler öncesinde Ukrayna’nın daha hızlı biçimde müzakere masasına dönmesi gerektiğini söylemesi, Zelenskiy tarafından adaletsizlik olarak değerlendirildi. Ukrayna lideri bunun yalnızca bir müzakere taktiği olmasını umduğunu ifade etti. Genel olarak bakıldığında, Cenevre görüşmelerinde sınırlı da olsa ilerleme kaydedilen tek alan, olası bir ateşkesin denetlenmesine ilişkin teknik meseleler oldu. Taraflar, sahada ortak bir izleme mekanizmasının gerekliliği ve ABD’nin denetleyici rolü konusunda kısmi bir mutabakata vardı; ancak özellikle ihtilaflı bölgelerin geleceğinin belirlenmesi başta olmak üzere temel siyasi konular çıkmazda kalmaya devam ediyor.
Sonuç olarak ne askerî operasyonlar durdu ne de barış ufku geçmişe kıyasla daha netleşti
Savaş beşinci yılına girerken Rusya’nın stratejik konumu, çatışmanın ilk yılına kıyasla güçlenmiş durumda. Moskova, Doğu Ukrayna’nın bazı kesimlerini kontrol altında tutmayı başardı ve sahadaki eksenlerin büyük bölümünde operasyonel inisiyatifi elinde bulunduruyor. Aynı zamanda Rus ekonomisi, Batı’nın kapsamlı yaptırım baskısına rağmen çökmüş değil; Batının analizleri bile ülkenin yıpratma savaşını sürdürmeye yönelik sanayi ve askerî kapasitesinin hâlen faal olduğunu gösteriyor. Askerî cephede kısa vadede baskın senaryo, yıpratma savaşının devam etmesi olarak değerlendiriliyor. Doğu Ukrayna’daki kademeli ilerlemeler, kentsel altyapılara yönelik hava saldırılarının sürmesi ve Batı’nın Kiev’e verdiği askerî desteğin azalacağı beklentisi, Rusya’nın sahadaki konumunu pekiştirebilecek unsurlar arasında yer alıyor. Herhangi bir anlaşma çerçevesinin oluşması hâlinde ise çatışmaların mevcut cephe hatlarında durdurulması ve Ukrayna için sınırlı güvenlik düzenlemelerinin hayata geçirilmesi ihtimali dile getiriliyor. Buna karşın, ihtilaflı bölgelerin geleceğine ilişkin temel görüş ayrılıkları, kalıcı bir barışın önündeki en büyük engel olmaya devam ediyor.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU

HARUN TOKAK
ESRA BÜYÜKCOMBAK

ŞERİF ALİ TEKALAN

İran’dan İsrail’e yeni saldırı: Ölü ve yaralılar v...

İran basını: Mahmud Ahmedinejad da öldürüldü

Putin'den ilk yorum: 'Uluslararası hukukun tüm sta...

Trump 'Kabul ettim' diyerek açıkladı: İran'la müza...

Rusya, ABD ve İsrail'in İran operasyonuna tepkili:...







