Kan donduran detaylar! Saraydaki taht kavgası Ahbap Derneği'ne nasıl uzandı?

Okuma Süresi 10 dkYayınlanma Cuma, Temmuz 17 2026
Paylaş
X Post
Gazeteci Serdar Akinan, Ahbap soruşturmasının görünen mali boyutunun ötesinde Erdoğan ailesi içindeki iktidar mücadelesiyle bağlantılı olduğunu iddia etti. Akinan, operasyonun Berat Albayrak ile Bilal Erdoğan arasındaki gerilimin bir parçası olduğunu, avukat Ece Güner’in dosyaya özellikle dahil edildiğini savundu. Güner üzerinden para hareketleri ve bir gizli tanık beyanıyla soruşturmanın CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e uzatılacağını öne sürdü. Serdar Akinan’ın iddiasına göre Hüseyin Başaran’ın sahibi olduğu taşınmazları Haluk Levent’le bağlantılı kişilerin üzerine devretmesinin altında da Saray’daki taht kavgası var… İddialar dehşet verici…
Kan donduran detaylar! Saraydaki taht kavgası Ahbap Derneği'ne nasıl uzandı?

Gazeteci Serdar Akinan, kişisel YouTube kanalında yaptığı yayında Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturmanın arka planına ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu. Akinan, Haluk Levent ve beraberindeki isimlerin tutuklandığı dosyanın yalnızca bağışlar, para transferleri ve taşınmaz devirlerinden ibaret olmadığını; operasyonun Erdoğan ailesi içindeki “iktidar ve veraset kavgasının” bir uzantısı olduğunu savundu.

Akinan’ın anlatımının merkezinde eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, Başaran Holding’in sahibi Hüseyin Başaran ve tutuklanan avukat Ece Güner yer aldı. Akinan, soruşturmanın Ece Güner üzerinden önce Ekrem İmamoğlu’na, ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e uzatılacağını ileri sürdü. “Aldığım bilgi…” diyerek konuşan Akinan, Özgür Özel’in önümüzdeki birkaç ay içinde bu dosyayla ilişkilendirilerek tutuklanmasının planlandığını iddia etti.

Serdar Akinan, anlatımına Berat Albayrak ile eşi Esra Albayrak’ın 8 Kasım 2025’te Bilecik’teki Şeyh Edebali Türbesi’ne yaptığı ziyaretle başladı. Akinan’a göre ziyaretle, Erdoğan sonrası dönem için Berat Albayrak’ın da aday olduğu mesajı verildi. Bilal Erdoğan’ın aile içinde öne çıkarıldığı bir dönemde gerçekleştirilen ziyaretin, “Burada damat da var.” anlamına geldiğini iddia etti.

Başaran Holding dosyası

Akinan’ın üzerinde durduğu diğer başlık, Hüseyin Başaran ve Başaran Holding hakkında Bahreyn merkezli bankaların şikâyeti üzerine yürütülen dolandırıcılık dosyası oldu. Bahreyn merkezli yedi banka ve finans kuruluşu, Hüseyin Başaran ile beraberindeki isimler tarafından yüz milyonlarca dolar zarara uğratıldıklarını öne sürmüştü.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede “nitelikli dolandırıcılık”, “özel belgede sahtecilik” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamalarına yer verilmişti. Akinan, söz konusu banka dosyasının geçmişte siyasi ilişkiler nedeniyle uzun süre ilerlemediğini ileri sürdü. Hüseyin Başaran’ın Berat Albayrak, Süleyman Soylu ve dönemin Ticaret Bakanı Mehmet Muş’un dahil olduğunu iddia ettiği bir “Trabzonlular grubu” tarafından korunduğunu savundu.

Akinan, Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olmasının ardından Başaran dosyasının yeniden gündeme getirildiğini söyledi. Başaran’ın yaklaşan soruşturmayı görerek bazı taşınmazlarını Haluk Levent ve yakınındaki kişiler üzerinden korumaya çalıştığını öne sürdü.

“Taşınmazlar el konulmaması için Haluk Levent’e devredildi”

Akinan’a göre Hüseyin Başaran ile Haluk Levent arasındaki 22 taşınmaza ilişkin anlaşma, kamuoyuna yansıdığı gibi yalnızca bir kız öğrenci yurdu projesi veya sıradan bir ticari ilişki değildi. Başaran’ın hakkında yürütülen banka soruşturması nedeniyle malvarlığına el konulabileceğini düşündüğünü savunan Akinan, taşınmazların bu nedenle Haluk Levent’in kontrolündeki kişilere geçirildiğini iddia etti.

Soruşturma dosyasına yansıyan ifadelere göre bazı taşınmazların Haluk Levent’in asistanı Yeliz Kaya ve şoförü Zafer Yay adına geçirildiği, daha sonra Levent’in talimatıyla başka kişilere devredildiği öne sürülüyor.

Akinan, taşınmazların bedelleri ile bildirilen satış tutarları arasındaki farkın da bu amaçtan kaynaklandığını öne sürdü. Başaran’ın daha sonra Levent’ten şikâyetçi olmasını ise kendisini dosyanın mağduru olarak konumlandırmaya yönelik bir hamle olarak yorumladı.

Serdar Akinan’ın anlatımına göre; Hüseyin Başaran, hakkında yeniden gündeme gelen dolandırıcılık soruşturması nedeniyle taşınmazlarına el konulmasından veya kayyum sürecinden endişe ediyor. Bunun üzerine malları doğrudan Haluk Levent’in üzerine değil, Levent’in kontrolündeki Yeliz Kaya ve Zafer Yay gibi kişiler üzerine geçirerek kendi malvarlığından çıkarmaya çalışıyor. Böylece taşınmazların olası bir el koyma işleminden korunması hedefleniyor.

Akinan’ın iddiasındaki işlem zinciri şöyle: Başaran hakkında soruşturma riski oluşuyor. Taşınmazlar göstermelik bir satış veya yurt projesi gerekçesiyle Levent’in çevresindeki kişilere devrediliyor. Mallar Başaran’ın üzerinde görünmediği için el koymadan kurtarılmaya çalışılıyor. Levent bu taşınmazların bir bölümünü kendi borçları için başka kişilere devrediyor. Başaran ile Levent arasındaki düzen bozuluyor. Başaran şikâyetçi olarak kendisini mağdur konumuna yerleştiriyor.

Yani Akinan, Başaran’ı yalnızca Haluk Levent tarafından kandırılmış masum bir mağdur olarak görmüyor. Tam tersine, Başaran’ın başlangıçta mallarını kurtarmak için Levent’le birlikte hareket ettiğini, ancak Levent’in taşınmazları kendi borç ilişkilerinde kullanması üzerine tarafların karşı karşıya geldiğini savunuyor.

Asıl kilit isim Ece Güner

Akinan, Ahbap soruşturmasında tutuklanan avukat Ece Güner’in dosyanın en kritik ismi olduğunu savundu. Güner’in Ekrem İmamoğlu’nun danışmanlığını yaptığını ve CHP’nin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi bünyesindeki üç kişilik Koordinasyon Kurulunda yer aldığını hatırlatan Akinan, bu siyasi konumu nedeniyle özellikle dosyaya dahil edildiğini ileri sürdü. CHP’nin resmi açıklamasında da Güner’in Bülent Tezcan ve Emine Uçak’la birlikte üç kişilik Koordinasyon Kurulunda görevlendirildiği belirtiliyor.

Akinan, yayında Güner ile Haluk Levent’in asistanı Yeliz Kaya arasındaki para hareketlerinden söz ederek yaklaşık 80 milyon liralık bir transfer bulunduğunu söyledi. Paranın Kaya’ya gönderilip daha sonra Güner’e döndüğünü anlatan Akinan, bu işlemlerin ileride kurulacak yeni bir soruşturmanın dayanağı yapılabileceğini öne sürdü.


Bir gizli tanıkla dosya Özgür Özel’e uzatılabilir

Serdar Akinan, Ece Güner’in siyasi konumu ve banka hareketleri üzerinden yeni bir dosya kurulabileceğini savundu. Soruşturmanın bir gizli tanık beyanıyla CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e kadar uzatılabileceğini ileri sürdü. Akinan şu iddiada bulundu: “Benim aldığım bilgi, önümüzdeki birkaç ay içinde Özgür Özel’i tutuklayacaklar. Tutuklanma gerekçesi bu dosya, buradaki para transferleri olacak.”

Akinan, oluşturulacak senaryoda Ece Güner’in Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisindeki görevinin ve para hareketlerinin Özgür Özel’le ilişkilendirilebileceğini söyledi. Ekrem İmamoğlu’nun da aynı dosyaya dahil edilebileceğini savundu.

Berat Albayrak’ın “karşı mesajı” 

Akinan, Berat Albayrak’ın 15 Temmuz’un yıl dönümü öncesindeki konuşmasında kullandığı “O gece bizimle mezara gidecek olan çok şey var.” sözlerini de aile içindeki mücadeleye yönelik bir mesaj olarak yorumladı. Albayrak, konuşmasında 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’la birlikte bulunduğu uçakta yaşananları anlatmış ve bazı ayrıntıların kendileriyle mezara gideceğini söylemişti.

Akinan’a göre bu sözler yalnızca darbe gecesine ilişkin bir hatırlatma değildi. Albayrak’ın, 15 Temmuz gecesi Erdoğan’ın yanında bulunduğunu ve o gece yaşanan bazı kritik olayları bildiğini hatırlatarak Bilal Erdoğan’a karşılık verdiğini savundu.

Ahbap soruşturmasında ne olmuştu?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent, Yeliz Kaya, Ece Güner ve Zafer Yay’ın da aralarında bulunduğu 14 kişi tutuklandı. Soruşturmada 6 Şubat depremlerinin ardından toplanan bağışların kullanımı, kişisel hesaplara yapılan yüksek tutarlı transferler, çek ve senet işlemleri ile taşınmaz devirleri inceleniyor.

Haluk Levent, Ahbap’a ait çek ve senetleri bazı kişisel işlemlerinde teminat olarak kullandığını ve işlerini iyi yönetemediğini kabul ederken yolsuzluk yaptığı iddiasını reddetti. Levent, yaşananların “usulsüzlük” olarak değerlendirilebileceğini ancak dernek parasını kişisel menfaati için kullanmadığını savundu.

Serdar Akinan’ın soruşturmayı Erdoğan ailesi içindeki iktidar kavgasıyla ilişkilendiren iddiaları ise resmi makamlarca doğrulanmadı. Bilal Erdoğan, Berat Albayrak, Özgür Özel, Ece Güner, Hüseyin Başaran ve diğer adı geçen kişilerden Akinan’ın açıklamalarına ilişkin henüz kamuoyuna yansımış bir cevap bulunmuyor.