Khan: “Avrupa ülkeleri sürgündeki Türk gazetecileri korumalı”

Okuma Süresi 4 dkYayınlanma Salı, Mayıs 12 2026
Paylaş
X Post
Birleşmiş Milletler uzmanları ve basın özgürlüğü savunucuları, otoriter hükümetlerin, son yıllarda yapılan reformlara rağmen sürgündeki gazetecileri hedef almak için INTERPOL mekanizmalarını kötüye kullanmaya devam ettiği uyarısında bulundu.
Khan: “Avrupa ülkeleri sürgündeki Türk gazetecileri korumalı”


BM Özel Raportörü 
Orhan Sait Berber -
11 Mayıs 2026
PAYLAŞ




Cenevre’deki BM Ofisi’nde düzenlenen bir panelin ardından Turkish Minute‘e konuşan uzmanlar, otoriter rejimlerin baskılarını sınır ötesine taşıyarak yurtdışında sığınma alsalar dahi muhalif gazetecileri hedef almaya devam ettiğini belirtti.

Gazetecileri Koruma Komitesi’nden (CPJ) Fiona O’Brien, sorunlardan birinin gazetecilerin aleyhlerindeki Kırmızı Bültenlerden haberdar bile olmaması olduğunu söyledi. O’Brien, bu tür taleplerin siyasi amaçlı olsa dahi seyahat, istihdam ve aile hayatını ciddi şekilde etkileyebileceğini vurguladı.

Medya Özgürlüğü Koalisyonu’na bağlı bağımsız bir danışma organı olan Medya Özgürlüğü Üst Düzey Hukuk Uzmanları Heyeti üyesi Can Yeğinsu, INTERPOL içindeki temel yapısal sorunun şeffaflık eksikliği olduğunu belirtti. Yeğinsu, sivil toplum ve devletlerin INTERPOL çerçevesindeki şeffaflık yükümlülüklerini gözden geçirmesi gerektiğini savundu.

Uluslararası Baro Birliği İnsan Hakları Enstitüsü’nden Emily Foale ise INTERPOL sistemleri aracılığıyla hedef alınan gazetecileri ve insan hakları savunucularını korumak için yeterli güvencenin bulunmadığını söyledi. Foale, gazetecilere sığınma hakkı tanıyan ülkelerin siyasi hassasiyet taşıyan Kırmızı Bültenleri bağımsız şekilde değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.

BM Özel Raportörü Khan: Avrupa ülkeleri Türk gazetecilerin korumasını güçlendirmeli

BM İfade Özgürlüğü Özel Raportörü Irene Khan ise INTERPOL’un son yıllarda bazı kuralları sıkılaştırmasına rağmen uluslararası mekanizmalarda hala boşluklar bulunduğunu belirtti. Khan, ev sahibi ülkelerin de sürgündeki gazetecileri hedef alan siyasi amaçlı taleplere direnme sorumluluğu olduğunu söyledi.

Khan, Avrupa ülkelerinin yurtdışında yaşayan Türk gazeteciler için korumaları güçlendirmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin Avrupa ülkelerinde yaşayan gazetecilerin iadesini talep ettiği veya onları taciz etmeye çalıştığı vakalar olduğunu hatırlatan Khan, bir gazetecinin yurtdışında sığınma statüsü aldıktan sonra bu statüye tamamen saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Khan, “Avrupa ülkeleri, Türkiye veya başka herhangi bir devletle ikili ya da ticari kaygıların insan haklarının korunmasına müdahale etmesine izin vermemelidir” dedi.

Khan ayrıca sürgündeki gazetecilerin dijital alanda özellikle savunmasız olduğunu çünkü izleyicileriyle iletişim kurmak ve ülkelerinde olup bitenler hakkında bilgi toplamak için büyük ölçüde çevrimiçi platformlara bağımlı olduklarını söyledi. “Dijital şirketlerin, gazetecilerin bu platformlarda güvenli bir şekilde çalışabilmesini sağlama konusunda büyük sorumluluğu var” diyen Khan, yurtdışındaki muhabirleri hedef alan çevrimiçi karalama kampanyalarına, tacize ve siber saldırılara dikkat çekti.

Panelin moderatörü Renaud de Villaines ise sürgündeki gazetecilerin genellikle sınır ötesi insan hakları ihlallerinin insani yüzü haline geldiğini söyleyerek, otoriter hükümetlerden kaçmak zorunda kalan muhabirlerle dayanışmanın önemini vurguladı. De Villaines, Belaruslu gazetecilerin deneyimlerinin, Belarus, Rusya ve Türkiye gibi ülkelerden gelen medya çalışanlarını etkileyen sınır ötesi baskının giderek küreselleşen doğasını yansıttığını belirtti.


Kaynak: TR724.COM - ORHAN SAİT BERBER