Kozinoğlu Soruşturmasında Gazeteci Tutuklamalarına Tepki Yağıyor: "O Tarihte Suç Bile Değildi"

Okuma Süresi 4 dkYayınlanma Çarşamba, Eylül 23 2026
Paylaş
X Post
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında tutuklu gazeteci Selahattin Günday, sosyal medya hesabından yayınlanan açıklamasında “Ben gazeteciyim, ne bir suçun faili ne de suç örgütü yöneticisiyim. Çekmediğim bir görüntüden sorumlu tutuldum. Üstelik o tarihte ‘çekenler’ için bile ‘suç’ değilken.” dedi. Aynı kapsamda Kozioğlu’nun adliyeye gelişini çeken Cihan Haber Ajansı muhabiri Osman Arslan da önceki gün tutuklanmıştı.
Kozinoğlu Soruşturmasında Gazeteci Tutuklamalarına Tepki Yağıyor: "O Tarihte Suç Bile Değildi"

Cezaevinde bulunan eski Doğan Haber Ajansı muhabiri Günday, Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan yaptığı açıklamada tutuklanma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Günday, özgürlüğünün 13 gün önce elinden alındığını belirterek, çekmediği bir görüntüden sorumlu tutulduğunu savundu. Hakkındaki bazı isnatların zaman aşımına uğradığını ileri süren Günday, tahliye edilmesi gerektiğini düşündüğü aşamada bu kez “suç örgütü kurmak” suçlamasıyla yeniden tutuklandığını söyledi.

Hakimlik sorgusu sırasında üç avukatı bulunmasına rağmen barodan görevlendirilen ve tanımadığı bir avukat eşliğinde beyanının alınmak istendiğini de hatırlatan Günday, itirazının ardından avukatlarına haber verildiğini anlattı.

Kendisine yöneltilen suçlamaları reddeden Günday, gazetecilik faaliyetlerinin arkasında olduğunu belirtti. Açıklamasında 2011 yılında Kaşif Kozinoğlu’nun avukatına mikrofon uzattığı döneme de değinen Günday, korkmadığını ve gazeteciliğini cezaevinde de sürdürdüğünü ifade etti.

Günday’ın açıklamasının tamamı şöyle:

“Herkese selam,

Sizlere cezaevini şirin gösterecek cümleler kurmayacağım. 13 gün önce özgürlüğüm elimden alındı. Haksız, hukuksuz hatta anlam veremediğim düşmanca muameleye maruz kaldım.

Çekmediğim bir görüntüden sorumlu tutuldum. Üstelik o tarihte ‘çekenler’ için bile ‘suç’ değilken. Hukukun, h’sinin olmadığı, zaman aşımına uğrayan isnatlardan tahliyem kaçınılmazdı. Ancak yine düşmanca bir tavır takınıldı. İtiraz dilekçemizin verilmesinden ‘birkaç saat sonra’ bu kez suç örgütü kurmaktan 2. kez tutuklandım.
Üç avukatım varken hakim barodan hiç tanımadığım bir avukatla beyanımı almak için ısrar etti. Katip bile ‘şimdi sizin avukatı nerden bulalım’ diyecek kadar kayıtsızdı. Israrla direnince avukatım Hüseyin Ersöz’e haber verdiler. Cezaevinde ziyaretimden çıkan Buse Şahin yetişti hakimlik sorgusuna.

Beni tanıyan bilir, haklıysam hakkımı sonuna kadar arar, asla geri adım atmam. Hem şahsım hem de mesleğimin namusu adına yaparım bunu. Ve haklıyım! Ben gazeteciyim, ne bir suçun faili ne de suç örgütü yöneticisiyim. Hayatım boyunca meslek ilkelerine halel getirmemek için çaba sarfettim. İmza attığım tüm haberlerin arkasındayım.
Biliyorum bugünler de biter, geçer gider. Neler geçmedi ki… Arkamda dağ gibi eşim, omuz omuza yürüdüğüm gazeteci büyüklerim ve dostlarım var. Bu hukuksuz uygulamalar elbet bir gün son bulacak. Hakkım bana namuslu, dürüst hukuk adamları tarafından iade edilecek.

O güne kadar kalbimin sizlerle attığını bilin. Çünkü her gün sizin desteğinizi hissediyor ve bundan güç buluyorum.

Ve yine bilin ki korkmuyorum. 2011 senesinde Kaşif Kozinoğlu’nun avukatına mikrofon uzatırken, dönemin kudretli savcılarından korkmadığım gibi… Haklı olan neden korksun ki? Ben tarihte hep haklı olarak anılmak için kalem tuttum, bunu cezaevinde de sürdürüyorum.

Selahattin GÜNDAY
Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
C-10 Koğuşu”