Merkez bankası alımları altına destek vermeyi sürdürüyor

Okuma Süresi 8 dkYayınlanma Pazar, Haziran 21 2026
Paylaş
X Post
HSBC, JPMorgan ve Goldman Sachs değerlendirmelerinde Altın için kısa vadede temkinli bir görünüm öne çıkarken, merkez bankası alımları, ETF girişleri ve güçlü yatırım talebi nedeniyle orta vadede yükseliş beklentisinin korunduğu belirtildi.
Merkez bankası alımları altına destek vermeyi sürdürüyor

Altın, 2026’ya rekor seviyelerde başlamasının ardından son aylarda sert bir düzeltme sürecine girdi. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz patikasına ilişkin beklentilerin yeniden fiyatlanması, tahvil getirilerindeki yükseliş ve enerji fiyatlarının enflasyon görünümüne etkisi, değerli metal üzerindeki baskıyı artırdı.

Piyasa tahminlerinde de bu tabloya paralel olarak aşağı yönlü revizyonlar yapılırken, büyük kurumların altına ilişkin orta vadeli beklentilerinin tamamen bozulmadığı görüldü. HSBC, JPMorgan ve Goldman Sachs değerlendirmelerinde, kısa vadeli baskılara rağmen altını destekleyen yapısal talep unsurlarının sürdüğüne işaret etti.

FED VE TAHVİL GETİRİLERİ ALTINDA ANA BELİRLEYİCİ OLDU

HSBC Private Bank and Premier Wealth CIO Ofisi Döviz ve Emtia Stratejisti Rodolphe Bohn, altının 2026’ya tarihi yüksek seviyelerde başladığını ancak Fed fiyatlamalarındaki değişimle keskin biçimde gerilediğini belirtti.

Bohn’a göre, Orta Doğu’daki çatışma döneminde dahi altın güvenli liman talebinden yeterince destek bulamadı. Bunun nedeni, yükselen enerji fiyatlarının ve tahvil getirilerinin güvenli liman etkisini gölgelemesi oldu.

HSBC değerlendirmesinde, altın fiyatları üzerinde ABD tahvil getirilerinin ana belirleyici olmaya devam ettiği, doların ise anlamlı ancak ikincil bir rol oynadığı ifade edildi.

ALTIN HİSSE SENETLERİNE KARŞI DOĞRUDAN KORUMA SAĞLAMIYOR

HSBC, altının mevcut dönemde küresel hisse senetleriyle pozitif korelasyon gösterdiğine dikkat çekti. Bu nedenle kurum, altının şu anda doğrudan bir hisse senedi hedge aracı gibi çalışmadığını belirtti.

Değerlendirmede, altının bugünkü rolünün daha çok reel faiz ve makroekonomik risklere karşı koruma sağlamak olduğu vurgulandı. Bu nedenle portföylerde altın pozisyonunun büyüklüğü ve uygulanma biçiminin bu çerçevede ele alınması gerektiği kaydedildi.

HSBC: SABIRLI YATIRIMCI ÖDÜLLENDİRİLEBİLİR

HSBC’ye göre altın fiyatlarında kısa vadede üçüncü çeyrek boyunca dengelenme görülebilir. Ancak enerji kaynaklı faiz baskılarının hafiflemesi, doların daha yatay bir banda oturması, yatırımcıların portföy çeşitlendirme arayışının sürmesi ve altın oynaklığının azalması durumunda değerli metalin yıl sonuna doğru yeniden yükseliş eğilimine girmesi bekleniyor.

Kurum, mevcut altın pozisyonlarını koruduğunu, altın ağırlığı düşük portföyler için mevcut fiyat aralığının orta vadeli giriş noktası olarak değerlendirilebileceğini belirtti.

JPMORGAN TAHMİNİNİ DÜŞÜRDÜ AMA 5 BİN DOLAR BEKLENTİSİNİ KORUDU

Altın fiyatının 2026’da 4 bin 320 dolar civarına gerilemesi, tahminlerde revizyonları beraberinde getirdi. JPMorgan, 2026 yılına ilişkin altın fiyatı beklentisini ons başına 5 bin 708 dolardan 5 bin 243 dolara indirdi.

Buna karşın bankanın tahmini, altının yılın dördüncü çeyreğinde yeniden 5 bin dolar seviyesine ulaşabileceğine işaret ediyor.

JPMorgan’ın altına ilişkin temel argümanında, yüksek enflasyon ortamı, satın alma gücündeki aşınma, ABD bütçe açıkları, artan borç yükü, jeopolitik gerilimler ve ABD politikalarındaki öngörülemezlik gibi unsurlar öne çıkıyor.


MERKEZ BANKASI ALIMLARI DESTEKLEYİCİ UNSUR OLDU

Altın talebine ilişkin verilerde, mücevher talebinin gerilerken yatırım talebinin daha önemli hale geldiği görülüyor. Değerlendirmelerde, külçe, sikke ve altına dayalı borsa yatırım fonlarından gelen talebin yanı sıra merkez bankası alımlarının fiyatlar açısından kritik bir unsur olduğu vurgulandı.

JPMorgan’a göre Çin’in ilk çeyrekte altın alımlarını artırdığına dair işaretler bulunuyor. Aynı dönemde mücevher ve yatırım talebi gerilese de merkez bankalarının toplam altın talebi hem çeyreklik hem de yıllık bazda artış gösterdi.

HSBC de fiziksel yatırım talebinin mücevher talebini geride bırakarak en büyük talep kaynağı haline gelebileceğini, merkez bankası alımlarının yapısal olarak yüksek seyrini koruduğunu ve ETF girişlerinin kısa süreli düşüşün ardından yeniden toparlanmış göründüğünü belirtti.


GOLDMAN SACHS YIL SONU TAHMİNİNİ 4 BİN 900 DOLARA İNDİRDİ

Goldman Sachs da altın tahmininde aşağı yönlü revizyona gitti. Banka, Fed’in 2026’da faiz indirimine gitmeyeceği beklentisiyle yıl sonu altın tahminini 500 dolar düşürerek ons başına 4 bin 900 dolara çekti.

Goldman Sachs analistleri Lina Thomas ve Daan Struyven, altın fiyatlarına ilişkin görüşlerinin yapısal olarak olumlu ancak taktiksel olarak temkinli olduğunu belirtti. Analistler, kısa vadede aşağı yönlü risklerin, orta vadede ise yukarı yönlü risklerin öne çıktığını ifade etti.

Bankaya göre tahmindeki düşüşte, altına dayalı ETF’lere yönelik giriş beklentilerinin aşağı çekilmesi etkili oldu. Goldman Sachs ekonomistleri, ABD’de faiz indirim beklentilerini gelecek yılın haziran ve aralık aylarına öteledi.


FED’DEN FAİZ ARTIŞI GELİRSE BASKI ARTABİLİR

Goldman Sachs, Fed’in faiz artırması halinde altına yönelik makro politika koruması talebinin daha kalıcı biçimde çözülme riski taşıdığını belirtti. Bu senaryoda altın fiyatının yıl sonunda 4 bin 400 dolara kadar gerileyebileceği ifade edildi.

Fed’in son toplantısında faizleri sabit bırakmasına karşın, politika yapıcıların yıl içinde faiz artışı ihtimaline daha fazla destek verdiği belirtildi. Yeni Fed Başkanı Kevin Warsh’ın fiyat istikrarını yeniden tesis etme mesajı da piyasalar tarafından şahin bir sinyal olarak değerlendirildi.

Buna rağmen Goldman Sachs, merkez bankası alımlarının altın için destekleyici kalmaya devam ettiğini belirtti. Banka, resmi sektör alımlarının bu yıl aylık 50 ton, gelecek yıl ise aylık 40 ton seviyesinde gerçekleşebileceğini öngördü.


ORTA VADELİ GÖRÜNÜMDE TALEP DİNAMİKLERİ ÖNE ÇIKIYOR

Altın, ocak sonunda 5 bin 600 doların hemen altındaki rekor seviyeye ulaştıktan sonra son aylarda düşüş baskısı altında kaldı. Fiyatlar mayıs ayında üst üste üçüncü aylık kaybını kaydederken, son işlemlerde 4 bin 100-4 bin 300 dolar bandına geriledi.

Büyük kurumların ortak değerlendirmesi, kısa vadede faiz ve dolar kaynaklı baskıların sürebileceğine ancak altını destekleyen yapısal unsurların tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor.

Merkez bankası alımları, jeopolitik riskler, kamu borcu ve bütçe açıklarına ilişkin endişeler, yatırımcıların çeşitlendirme arayışı ve fiziksel yatırım talebindeki güçlenme, altın için orta vadeli destekleyici başlıklar olarak öne çıkıyor.