Moldova’dan dikkat çeken çıkış: Rusya-Ukrayna müzakerelerine şart koştu

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Haziran 30 2026
Paylaş
X Post
Moldova Devlet Başkanı Maia Sandu, Ukrayna ile olası barış müzakerelerine Transdinyester'deki Rus askerlerinin çekilmesinin açıkça dahil edilmesini talep ederek diplomatik oyunun kurallarını değiştirdi.
Moldova’dan dikkat çeken çıkış: Rusya-Ukrayna müzakerelerine şart koştu

Samanyoluhaber.com - Moskova

Bu talep, Kişinev'in savaşın sadece Ukrayna'yı ilgilendiren bir mesele olmadığını, doğrudan Moldova'nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ilgilendiren bir güvenlik krizi olduğunu vurgulama stratejisinin bir parçası.


Maia Sandu'nun barış görüşmelerine getirdiği bu şart, savaşın yalnızca Ukrayna sınırları içinde kalmadığını, tüm bölgenin güvenlik mimarisini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıdığını gösteriyor. Transdinyester'deki Rus askeri varlığı ve Kobasna deposu, bu denklemin en kritik ve hassas parçaları.


Sandu'nun bu hamlesi, Ukrayna'daki savaşın sona ermesinin ardından Transdinyester sorununun da çözümsüz kalmaması gerektiği yönündeki kararlılığını gösteriyor. 


Kişinev’e göre, bölgede kalıcı barışın tesisi için Rus askeri varlığının sona ermesi şart. Sandu'nun talebinin merkezinde, Transdinyester'deki Rus askeri mevcudiyeti yatıyor. Moldova'nın ayrılıkçı bölgesinde konuşlanmış olan Operatif Rus Askeri Grubu, bölgedeki istikrarsızlığın en önemli kaynaklarından biri olarak görülüyor.


Kobasna: Doğu Avrupa'nın En Büyük Cephane Deposu

Rus askerlerinin yanı sıra, Transdinyester'deki en büyük tehdit unsurlarından biri de Kobasna köyünde bulunan devasa cephane deposu. Bu depo, bölgedeki güvenlik risklerini katlayan bir faktör.


Kobasna deposu, Doğu Avrupa'nın en büyük cephane depolarından biri olarak kabul ediliyor. Depoda Sovyet döneminden kalma tahmini 19.000 ila 22.000 ton arasında mühimmat bulunuyor. Bu miktar, bölgede olası bir çatışmanın ne kadar yıkıcı olabileceğini gözler önüne seriyor.


Depodaki mühimmatın büyük bir kısmının son kullanma tarihinin geçtiği ve kullanılamaz durumda olduğu belirtilse de, bu kadar büyük miktarda patlayıcı maddenin varlığı, hem bir kaza riski hem de olası bir sabotaj veya askeri operasyon hedefi olma ihtimali açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Deponun konumu, Ukrayna sınırına sadece 2 kilometre uzaklıkta olması nedeniyle, çatışmaların bu bölgeye sıçraması durumunda felaketle sonuçlanabilecek bir senaryonun da kapısını aralıyor.